Giriş
(12)

sevdiğim insan ölmüş...

nickimi yermisin
Bi ara burda sevdiğim suriyeli biriyle anlaşabilmek için ingilizce çeviri yardımı alıp duruyodum.ve bugün öğrendim ki o insan ölmüş.resmen trip atıyodum ona neden benimle ilgilenmiyosun,whatsup tan neden cevap vermiyosun diyerek.meğer canının derdine düşmüş :( bi insan 6 ay içinde nasıl eriyip biteb
Bi ara burda sevdiğim suriyeli biriyle anlaşabilmek için ingilizce çeviri yardımı alıp duruyodum.ve bugün öğrendim ki o insan ölmüş.resmen trip atıyodum ona neden benimle ilgilenmiyosun,whatsup tan neden cevap vermiyosun diyerek.meğer canının derdine düşmüş :( bi insan 6 ay içinde nasıl eriyip bitebilir? Adam kaslı bişeydi.en son taksimde gördüğümde bana seslenmiş dönüp baktığımda tanıyamamıştım.sana ne oldu dediğimde sarılıp ağlamaya başlamıştı. Hastalığı neydi bilmiyorum. öğrenemedim...sizce hangi hastalık onu 6 ay içinde ölüme götürür?
0
nickimi yermisin
(16.01.15)
kanser.
0
icim urperiyor
(16.01.15)
Kanser çok hızlı eritebiliyor.
0
aychovsky
(16.01.15)
AIDS
0
jaygatsby
(16.01.15)
başın sağ olsun, muhtemelen kanser. mide kanseri mesela kendini çok geç belli ediyor ve kısa sürede ölüme sebebiyet veriyor
0
nwnd
(16.01.15)
üzüldüm. lanet kanser. allah kimsenin başına vermesin.
0
Alt4y
(16.01.15)
@nwnd temmuz sonlarına doğru barda midesiyle alakalı sıkıntıları olduğunu söylüyodu.sonra alkolü bıraktığını söyledi.hastanede yattı bi süre.midesiyle alakalı bi sorundu sanırım.ne pis bişeymiş şu kanser arkadaş.
0
🌸nickimi yermisin
(16.01.15)
gerçekten sevsen 6 ay görüşmemezlik yapmazdın, keşke o süreçte yalnız bırakmasaydın, ben bile senin adına vicdan azabı duydum
0
docrivers
(16.01.15)
@docrivers saçmalama .adam kendini uzak tutmaya çalıştı benden.ben elimden geleni yaptım o da biliyordu.neler hissettiğimi daha iyi görebilir belki şimdi :(
0
🌸nickimi yermisin
(16.01.15)
@nwnd evet mide kanserinden ölmüş :(
0
🌸nickimi yermisin
(16.01.15)
toprağı bol olsun yine 6 ay uzun sanırım mide kanseri için büyük halamı 1 ay gibi bir sürede yedi. kemoterapi vs de fayda etmiyor.
bu durumda en büyük teselli çok çekmemiş olması oluyor maalesef.
0
nwnd
(16.01.15)
als. amcam vefat etti bu hastalıktan. sapasağlam duruyordu karşımda. 6. ayda bir deri bir kemik kalmıştı.
0
hzben
(19.01.15)
Bu gün benim için de çok zor bir gündü. 40 yıllık arkadaşımın ölüm haberini aldım. Bekliyorduk ama ne bileyim...Hiç iyi değilim.
Bu gün kızımın okul arkadaşının da ölüm yıl dönümü. O da fena baya.
Beraber ağlaştık, andık, üzüldük. Şimdi kafa dağıtmaya çalışıyorum burada.

Başımız sağolsun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(19.01.15)
(30)

Bu ülkeden kaçıp gitmeleri gelenler

hayat aklini konusacak bir filozof uret
için üzülüyorum. Hissettiğim şey şu:Misal; Ben anneyim, 3-4 çocuğum var. Babaları başka kadınlarla kırıştıryor, zevki sefada. Çocuklarla ilgilenmediği gibi çocukları dövüyor, hor görüyor. Adamın sonradan başka kadından iki çocuğu olmuş, onlara bal kaymak. Çocuklarıma bakamıyorum, koruyamıyorum. Hali
için üzülüyorum.

Hissettiğim şey şu:
Misal; Ben anneyim, 3-4 çocuğum var. Babaları başka kadınlarla kırıştıryor, zevki sefada. Çocuklarla ilgilenmediği gibi çocukları dövüyor, hor görüyor. Adamın sonradan başka kadından iki çocuğu olmuş, onlara bal kaymak.
Çocuklarıma bakamıyorum, koruyamıyorum. Hali vakti benden iyi olan ailelere veriyorum. Gidin, gerekirse boğaz tokluğuna çalışın. En azından sıcak bir eviniz olur, her gün et yersiniz, okullara gidersiniz, sinema filan olur arada. Daha insanca yaşarsınız. Buradan iyidir diyorum.

İyi midir gerçekten? En doğru seçenek bu mudur sizce de?

Ne de olsa o başka ailelerin de asla ve katta benim çocuklarımı kendi çocukları gibi görmeyeceklerini biliyorum. Binlerce örneğini görmüşüm bunun. Arada tek tük olmuşsa da devede tırnak kalmış.

Başka yolu, çaresi yok mu bu işin?

Edit: Saatin farkında değildim pek, ben kalkalı epey oldu. Nerdeyse öğle hatta bana göre:)

Yani, bu ülkede yaşayan biri olarak gençlerin gitmek istemelerini, gitmek zorunda hissetmeleri nedeniyle doğru bulmuyorum. Beyin göçü de aynı şekilde beni üzüyor. Onlar için de geleceğimiz için de üzülüyorum. Elimden üzülmekten başka bir şey de gelmiyor. Sizde durum ne diyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
sabah sabah bu ne şimdi? kendin için sormuyorsun, bunu anladım da, herkes anlamayabilir. want2die anlamamış örneğin.

bunlar kendi ayakları üzerinde duramayan kadınların başlarına geliyor. bu da o kadınların anne babalarının suçu. sonuç: ziyan olan çocuklar.

uzun uzun yazardım da, sabah olması nedeniyle henüz kendime gelemedim. bu çok ağır bir konu. daha önce de üzüldüğüm, içimi yakan bir konu hatta.
0
oinone pe
(15.01.15)
kaç çocuğun olduğunu bilmiyosun daha 3 mü 4 mü?Onu bilmeden bir yol bulunamaz
0
delicevat
(15.01.15)
iyide senin hissettiğin şeyden farklı olarak kaçıp gitmesi gelen çocuğun aile tarafından bakılamaması durumu yok ki? hatta ülke geneline bakarsan kaçıp gitmesi gelenlerin eğitim düzeyi gayet iyi oluyor en azından ailesi dişini tırnağına takmış bi şekilde okutmuş (yada iyi geliri varmış ama sonuçta okumu çocuklar) belli bir yaşa gelmiş aklı eren düşünebilen, karar alabilen ve ailenin sorumluluğundan çıkmş bakıma muhtaç olmayan kimseler,

senin dediğin örneğe bakarsak kızını oğlunu evlendirmek istemeyen anne gibi oluyor? ben mi yanlış anlıyorum.
0
selam
(15.01.15)
yazar vatanı anneye, iktidarı kötü babaya, çocuklarını ülkeden gitmek isteyen gençlere benzetmiş.

şimdi devam edin :)
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(15.01.15)
Olayın çocuk veya annelikle ilgisi yok arkadaşlar, ama bu konuyu anlatmak için verilecek en doğru örnek bu değil tabii ki. Zira bir devletle ilişkiyi anne çocuk ilişkisinden ayıran pek çok önemli etmen var. Ayrıca asla kendi çocuğu/vatandaşı gibi sevmeyecek demişsiniz evet olabilir sonuçta orada yabancı oluyorlar fakat önemli olan bunun ne derece hissedildiği, her türlü konuda o devletin vatandaşıyla eşit haklara sahipse bu çok da göze batmayacaktır. Yani size göre evin öz çocuğu sinemaya götürülürken, sizin çocuklarınıza yer sildirilmiyor orda onlar da sinemaya götürülüyor. :)


Ben gitmek istemiyorum gitmemek için farklı sebeplerim var ama, örneğin ailemi bırakamam ayrıca seviyorum burda yaşamayı böyle içimizde garip bir şey oluşuyor.yurt dışına çıktım daha önce hep özlüyorum alışkanlık olmuş işte. Tüm ailemle beraber gidebilecek olsam ben de giderdim ama örneğin cennet vatan isviçre'ye :)))
0
ekaterina
(15.01.15)
@selam, gittiği yerde bulmayı umut ettiği/bulacağı şeyi burada bulsa gider miydi? Gitmezdi bana kalırsa. Kim ikinci sınıf vatandaş olmak ister ki birinci sınıf olmak varken.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
beyin göçüyle ne ilgisi var aile kavgalarının allasen. hiç anlamamışsın kafan çok karışmış.
0
bradshaw
(15.01.15)
babasının psikolojik zulmünden kaçıp tek başına yaşayan bir evlat olarak cevap versem mi, yoksa durumumu anlattıktan sonra gerek yok mu bilemedim.

bir yerden sonra bakıyorsunuz, sizi siz yapan hiç bir şeye değer verilmeyen bir yerde insanlığınız sönmeye yüz tutuyor.

ya insanlığından, ya ailenden olacaksın.

zor karar mı? aslında o kadar değilmiş, ayrı eve çıkınca anladım. tek ve kız çocuğuyum ayrıca, annem bana korkunç düşkündür.

buna rağmen artık yaş 30 olurken karar verdim, benim bu ülkeden gitmem lazım. mesele sadece babam ve onun gibiler değil. tüm memleket. kokuşuyoruz ve düzeltemiyoruz. düzeltmek isteyen insan sayısı, halinden memnun olanların yüzbinde biri kadar belki. işin tuhaf tarafı, düzelmek istemeyenler bu kokuşmuşluğun en kötü tarafını çeken insanlar. bunlara rağmen değişim istemiyorlar.

anlamıyorum. ama değmez ya. ben gidersem beyin göçü olmayacak, alelade bir insanım. yine de bu yaşıma kadar yeterince bu memleket tarafından sömürüldüğümü düşünüyorum. artık yeter.
0
emirkulu2
(15.01.15)
tamam, peki şöyle bir yaklaşımda bulunayım o halde,

kendi evim, kendi ailem, ne yemek yapalım diye sormayan anne, sorsada köfte dediğimde, iyi o zaman makarna yapayım diye cevap veren formaliteden sormuş olsun, ailece yapılacak hiç bir etkinlikde fikrimin alınmaması, alınsa bile tamamen sana da sorduk ama fikrini beğenmedik denmesi şimid burada çocuk ne hisseder? öz annem öz babam benden nefret ediyor, ben onlara ne yaptım?

başka bir aileye gider, o başka aile de kendi ailesi gibi davranır ne bir eksik ne bir fazla ama bu sefer çocuk şunu düşünebilir gayet rahatça, onlar benim öz ailem değil ve bu şekilde davranmaları normal, böylece vicdanını rahatlatır, kafası rahatlar. örneğin sadece. aileden girdin diye aynı şekilde örnekledim.
0
selam
(15.01.15)
@bradshaw, Kafam karışık filan değil. Oldukça net.

Beyin göçüyle alakası şu: Beyin göçü kapsamında gidenlerden gitmek zorunda hissedip gidenler için de aynı şey söz konusu. Burada gideceği refah seviyesini, çalışma/araştırma koşullarını bulsalar onlar da gitmeyeceklerdi diyorum.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
ben de anlamamışım demek.
0
oinone pe
(15.01.15)
babayı defedip, çocuklarımıza dört dörtlük babalık yapacak yeni bir koca bulsak keşke. bulamıyorsak ya 1)hayatımızı bulmaya çalışarak ya da babanın şiddetine engel olmaya çalışarak geçireceğiz 2) çocuklarımızın gidip yeni ailelerde kendi ekmekleri için savaşmasına destek olacağız.
0
vejeteryanvampir
(15.01.15)
insanin yaşadigi toprakla bagi tamamen kurgusal. kimse yaşadigi topraga ait degil, toprak da kimseye ait degil. yani, gitmek kalmak anlamsiz kelimeler, gidince bir yere gitmis olmuyorsunuz, kaldiginizda da kaldiginiz yer ayni kalmiyor.
0
jaygatsby
(15.01.15)
geçenlerde demiştiniz ya, "bizim çocuklarımıza anlattıklarımızla sizin anlattıklarınız farklı olacak" diye... aslında sorunuzun cevabı da burada gizli sanırım.
ben insanını çok seven biriydim. toprağını da keza. lafta değil ama.
"beğenmeyen gitsin"e hep karşı durdum. hangi kesime söyleniyor olursa olsun...
kim kimi nereden kovuyordu...
ama şimdi bakıyorum, tahammül etmekten başka ne yapabiliyoruz?
sanırım herkesin bir "kendine değer verdirmeme" limiti var.
hiçbir yer elbette güllük gülistanlık değil, olmayacak.
dünyanın hali de ortada zaten. ama yaşam zorluğu değil ki buradan gitmek istemekteki ana itki. değer bilmezlik.
ben burada artık bir "ana kucağı" şefkati bir "baba evi" güveni göremiyorum.
"dikkatli olun yavrum, korkanın anası ağlamaz çocuğum"larla büyüdük biz.
siz de hep savunuyorsunuz "masa başında kazanılmalı zaferler" diye.
size kızamıyorum. annemlere de kızamıyorum.
ama sizin çocuklarınıza anlattıklarınızla bizim anlatacaklarımız farklı olacak.
0
iz
(15.01.15)
her gun et yeme kismi dogru bu arada. harbi cok ucuz lan.
0
baldur2
(15.01.15)
@darkhnum, ülke dışına çıkıp çıkmadığımı bilmiyorsun.
Onu geçtim, ülke dışına çıkmayan başka ülke hakkında konuşamaz mı diyorsun yani?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
hayat ablam, insanlar metaforu kah anlayacaklar, kah anlamayacaklar sanırım.

Ben de idealist ailelerden birinin çocuğuyum. Annem ve babam öğretmedi. İlk tayinleri Çorum'un bir ilçesine çıkmış, 1970 veya 1971. Bir cadde varmış her ilçede bir "Mecburiyet Caddesi" olduğu gibi. O caddeden de hiç kadınlar geçemezmiş, tabu gibi bir şeymiş. Ailem oraya verilen ilk öğretmenlermiş, babam bir gün anneme "O caddeden geçeceksin. Bu halk bunun atla deve olmadığını anlayacak bir gün. Onu da sen başlatacaksın" demiş. Annem çekinmiş, korkmuş ama en sonunda babam ikna etmiş. Babamın el tutma, sarılma ,dokunma huyu yoktur anneme karşı; caddeden yanyana yürüyerek geçmişler. Annem bakışlardan çok korkmuş, başını öne eğe eğe yürümüş. Birkaç kere daha başını eğe eğe yürüdükten sonra, Deli Emine o caddeden geçmiş. Sonra da tek tük bir iki kadın; şu anda caddeden geçenler böyle bir tarihi olduğunun farkında bile değilmişler.

Buradan başka bir konuya geçeyim. Benim de terim karşılığını yeni öğrendiğim bir tanım: göreceli yoksunluk. Özellikle sosyal medya kullananların başına gelen bir şey olduğu konuşuluyor. Örneğin, Facebook'ta biri kar tatili fotoğraflarını koyuyor. Buna bakan başka biri "Ben niye böyle bir tatil yapamıyorum" diyor. Böylelikle başka bir kişi ile karşılaştırmalı olarak kendini bir şeylerden yoksun hissediyor.

Şimdi de iki konuyu birleştirelim. Bu göreceli yokluğun daha önceden de başladığı kesin. Sonuçta kitap okuyup maceralara atılmak isteyen çocuğun yaşadığı şey de göreceli yoksunluk. Televizyonla birlikte artık başka başka hayatları gören insanlar daha fazla "E bunlarda varsa, ben de neden yok" demeye başlamışlardır.

Bunun üzerine de bizim neslimiz Özal devri ve uzantısının kültürüne sahip. "Benim memurum işini bilir", "Kolay yoldan köşeyi dönme" gibi terimlerin, deyişlerin dilimize yerleştiği ve yerini sağlamlaştırdığı yıllar. Bu kültür çocukların içine içine işlendi.

Daha da sonra 90'lardan beri ülkemizde kişisel gelişim kitapları patlama yaptı; daha önce pek yoktu. Dikkat ederseniz, bu kişisel gelişim kitaplarının hepsi "ben" öznesinin üstüne kurulu. "Nasıl daha verimli olurum", "Nasıl insanlarla daha iyi iletişim kurarım" gibi bir iki zararsız şeyin üstüne "kendini gerçekleştirme" diye bir kavram ortaya atıldı. Kişisel gelişim ve toplumsal gelişimin çıkarları çatışma halindedir. Bunun dengesi, 80'lerdeki Amerikan kültürü benimsemesi ile toplumsaldan da kişisele kaydı. Dolayısıyla da, içinde büyünen kültür bu.

Bunların hepsi "Geri kalan insanları bir kenara attık" anlamına gelmiyor, "Kendimize toplumdan daha fazla önem verdik çoğunlukla" anlamına geliyor. Yoksa birçok insan Gezi Parkı için toplanmazdı.

Ek olarak; vatanımı çocuğum olarak görmüyorum açıkçası; annem ve babam bu ülkede beni yaptıkları için tesadüfen burada doğdum. Eritre'de beni yapsalarmış, oralı olur ve "Eritreli olmak bir gururdur" derdim; şu anda "Ne güzel, cennet gibi ülkemiz var" diyorum. Kimin lafıydı hatırlamıyorum, keşke yazsaydım; "Her kültürün kendine özgü ve gurur duyulacak en az bir özelliği vardır" demiş biri zamanında. Şu anda memleketimin kültürü ile yoğruldum, onun kendine özgü ve gurur duyulacak yanlarını yaşıyorum; en çok da özleyeceklerim onlar olabilir. Ama her şeyden önce insanım, insan olarak yaşamalıyım. Herkes insan olarak yaşamalı. Bunun için uğraşabilirim.

"E kalıp savaşsanıza, hep birlikte yaşayalım" noktasına geleyim. Bunu isolde çok güzel anlatmış, ona devredeyim sözü.
eksisozluk.com
0
aychovsky
(15.01.15)
biraz zorlayıcı bir metafor kullanmışsın ama durum şudur ki, aç, hasta, soğukta, eğitimsiz bi şekilde annenin yanında kalmaktansa, muhtaç olmadan, mutlu yeniliklere fırsatlara açık ama belki biraz hasretle büyümek iyidir.

fırsatım olan ilk dakikada gideceğim.
0
freya
(15.01.15)
soru şu: bu ülkeyi bizim annemiz yapan ne?
0
brkhntr
(15.01.15)
metaforun bana az alakalı geldi. çünkü doğduğum anne ile doğduğum ülkeyi bir göremiyorum. anne, ırkımdan daha değerli geliyor.

babası alamanyalara gidip para gönderen arkadaşlarım vardı mesela, garip gelirdi bana. yıllarca birbirini göremeyeceksen neden evlenirsin ki? çocuğuna sarılıp kokusunu çekemeyeceksen neden yaparsın ki?

sonradan anladım tabi. hayat o kadar kolay değilmiş. şu an tek derdi akıllı telefonunun şarjının çabuk bitmesi olan insanlar olsa da diğer tarafta maslow piramidinin ilk basamağını geçemeyenler var.

valla ben de şikayetçiyim üşüsem mi yoksa aç mı kalsam ikileminde olmaktan, metroda şeker patlatmaktan beyni uyuşmuş insanların kurallara uymamasından, 'kahrolsun israil' diye tweet atıp üst katında karısını döven şerefsizi duymazdan gelenlerden, yine olay çıkar korkusuyla derbiye gidememekten, fırsatçı ev sahiplerinden, şikayetlerime çözüm bulunmamasından, her ırksal-dinsel-seksel özellikte ayrıştırılmaktan, saygısızlıktan ve bunların yüzünden uykularımın kaçmasından. ama her şeye sıfırdan başlayacak cesaretim yok. hala huzurlu bir yuvam olur belki hayaliyle sabrediyorum.

daha önce de söyledim tekrar söyleyeyim; kötülüğü azaltamam belki ama iyiliği artırabilirim. nerde olduğumun pek önemi yok.
0
seksen9
(15.01.15)
@ayça'cım, link için teşekkürler. isolde de beni üzen konulara değinmiş. Burada bulamadığı refah seviyesini bulmak umuduyla aslında o da kaçıyor. İsolde'nin anlattıklarında kaçmaya ilave olarak 80 sonrası kuşağın özellikle internetin katkısıyla ulaştığı ve içine girdiği batı kültürü var. O kendini yaşadığı yerin kültürüne değil batı kültüre yakın hissediyor. Buna hiç bir sözüm olamaz. Ben işin buradan memnuniyetsizlik nedeniyle gitmek zorunda hissedilmesindeyim. Özlemeyecekse, orada kendini daha rahat hissedecekse isteyen istediği yerde yaşasın.

Batı kültürünün hayatımıza bu kadar girmesi konusunda; para/güç oradaydı düdüğü de onlar çaldı normal olarak. Şimdi burada bile yabancı diziler-filmler hakkında herkes her şeyi biliyor, Türk dizilerinden-filmlerinden adam gibi olanlar çıksa bile yine de bir "Türk dizisi" hor bakışı olabiliyor. Yanlış anlaşılmasın, milliyetçi bakışla demiyorum bunları. Diğer ülkeler de milliyetçi olmayana dek milliyetçi olmak zorundayız, yoksa kayboluruz. Bunu bilerek adım atmak bizim yararımıza olur. Aksi takdirde biz "global dünya" romantizmine kapılmış giderken gerçekçi olan ipleri eline alıverir. Attığımız her adımın bir sonucu var.

Saygınlık diyoruz ya, bize saygı duyulsun istiyoruz. Kaçıp gitmelerin gerekçelerinden biri de bu. Bu konunun çok iyi irdelenmesi gerek. Bireysel saygınlık peşinde şimdinin gençleri diyorsun. Anlıyorum, bire bir gözlemlediğim değişimleri ne güzel özetlemişsin. -O bireysel gelişim kitaplarından ben de nasibimi aldım zamanında.-
Gelgelelim bireysel özgürlük bana vaat edilen bir pamuk şekeri mi bilmek lazım.

E kalıp savaşsanıza konusunda;
Gençlere ben şimdi nasıl diyeyim kalın savaşın diye. Diyemem. Gitmek isteyene diyemezsin. Ben de kendi yaşamımdan örnek vereyim. Kızlarımdan biri millerce uzak bir ülke vatandaşına aşık oldu. Dili ayrı, dini ayrı, kültürü ayrı bir damadım var. -Çok seviyorum.- Biz şurada ya da şurada yaşayabiliriz dediler. Siz nasıl istiyorsanız öyle yaşayın dedim. Okyanus ötesi yere de gitseler kendi tercihleridir, bana özlemek düşer. Bu gidiş kaçış değildi, kaçış olsaydı da bir şey diyemezdim. Üzülürdüm, bu gidişe diğer çocuklarımız için üzüldüğümden biraz daha fazla üzülürdüm yalan yok. Çünkü can.

Giden gidecek, kalanlar başının çaresine bakacak.
Dün küçük kızımın okulundaydım (lise) Öğretmenin biri öğretmenler odasına girerken kapıdan bakan öğrenciye o kadar kaba bir şekilde "çekilirsen geçecem" dedi ki utandım ve canım sıkıldı. Öğretmenle öğrencinin olmadığı bir ortamda davranışı hakkında konuştum. Olur ya eşref saati meselesi, o anlık bir şey miydi, genel tavrı mıydı anlamak istiyordum. Genel tavrıymış, konuşunca anladım. Üstelik de branşı çocuk gelişimiymiş. Yönetim birimine gidip durumdan duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. Öğretmeni şikayet etmek için anlatmadığımı, toplantılarda bu konunun ele alınmasını talep ettiğimi belirttim. Pazartesi günü gidip yazılı başvuru yapacağım.

Herkes kapısının önünü süpürecek bir şekilde. Başka çaremiz yok. Gidenlerin kapısını belediye süpürüyor, onların bu yönden bir sıkıntıları yok. Onların derdi bana düşüyor gördüğünüz gibi.
Bu duyuruyu açmadan az önce yine aynı konuda açılmış bir duyuru okumuştum. Onun üzerine bunu yazarken tam derdimi anlatacak gibi yazmamışım. arkadaşlar anlamakta zorlandılar haliyle. Want2die ve oinone pe cevaplayınca düzeltme yaptım da anlaşılır hale geldi. :p
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
Metofor hakkında açıklama yapmam gerek anladım :)

Çünkü ben bir anneyim. Sadece kendi çocuklarımı değil bütün çocukları evladım, geleceğimiz olarak görüyorum. Tüm dünya çocukları için iyi gelecekler olsun istiyorum. Bizim çocuklar sıkıntı yaşarken dertleniyorum, belki Afrika'nın bir köyünde daha kötü olanları gözden kaçırıyor olabilirim ama bunlar gözümün önünde oluyor. Neredeyse her gün bi kaçıp kurtulma isteğiyle karşılaşıyorum. Yok kendini öldürmek istemeler yok kaçmalar. Üzülüyorum yahu! N'apayım ben de buyum işte. Hissettiklerim metofordakinin aynı.
Metofor değil, en başa yazdığım gibi hissettiklerim onlar.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
herkesin kendi kapısını süpürme gibi bir olayın geçerliliği kalmadı kanımca. süpürmekle değil kazımakla falan düzeltilebilecek bir durumdayız. iş işten geçti. süpürülecek zaman vardı ancak o dönem süpürülmediği için üzerine eklenen kirlerle temizlenmesi zor hale geldi. üstelik temizlikte kullandığın araçlar dahi ortamı temizlemek yerine çok daha kirli hale getiriyor. yani şimdi verdiğin ufak örnekte kapının önünü süpürdüğünü iddia ediyorsun, ben ise herhangi bir şeyi süpüremediğini şöyle bir tozu üflediğini söylüyorum. o üfleyip yok ettiğini zannettiğin toz az ileriye taşınmış oldu. öyle yani :)
0
soso
(15.01.15)
@soso, ufak örnek evet. tek başına oldukça ufak bir örnek. Onunla kapının önünü süpürdüğümü iddia etmiyorum, dediğin gibi o bir örnek.

Herkesin kapısının önünü süpürmesinin geçerliliği kalmadıysa da geçerlilik kazandırmak bize bağlı değil mi?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
Duyurumu ve cevapları değerlendirme şeysi:

Sorumu anlayanlar oldu, anlamayanlar oldu. Benim için çok anlaşılır olmasına karşın anlaşılamamasının nedenlerini düşündüm.

birinci olarak: yazıma "hissettiğim şey şu" diyerek başladım. yani ben ne hissettiğimi yazdım, öyleyse neden metofor sanıldı?

halbuki; ne söylersen söyle karşındakinin anladığı kadardı söylediklerin.
yaş ortalaması yaşımın yarısına denk gelen bir ortamda hislerimi yazmakla hata yaptığımı fark ettim.
yanlış anlamayın n'olur, bu durum bazılarınızın çok güzel ifade ettiği gibi kuşak farkı olayı. şu bayık "benim yaşıma gelince anlayacaksınız" larda değilim. Zaten onu şimdiden bilemeyiz de, belki içinizden bazıları benim gibi hissedecek, belki olaylar değişecek adı bile anılmayacak bu ve benzeri durumların.

ikinci olarak; bu duyurudaki cevapların hepsinin benim için değerli olduğunu belirteyim. Kendi kuşağımı biliyorum, sizleri anlamaya çalışıyorum.

Belki birilerinin işine yarar, bizim kuşak hakkında bir şeyler paylaşmak istiyorum.
Sabahtan beri 70'li yılların şarkılarını dinliyorum. O kadar çok pozitif tema var ki... Protestler bile naif. Neşeli ritmler çoğunlukta. Sitemler bile çok tatlı. Yani kısaca, bizler "hayat bayram olsa" tadında bakarak başladık hayata. Toplum olarak 80'e kadar büyük bir travma yaşamamışız... 80 sonrası işler değişmeye başladı haliyle. Yine de sizlerin yaşadığınız gibi ekmek aslanın ağzında değildi pek ve çok salak saçma işlerle her gün muhatap olmuyorduk. Daha çok şaşkınlık ve anlamaya hatta yakalamaya çalışıyorduk. 99 depreminin ilk zamanlarını düşünün. Asker giremedi, kurtarma giremedi, herkes kendi canının, yakınlarının canının derdindeydi. Yer altından çıkan kemirgenler gibi çıkarcılar türedi, 80 sonrası da işte tam da öyleydi. Korkarak, korunmaya çalışarak yaşamaya çalıştık. Komşunun oğluna kızını vermedin diye komşun "kominist bu" dese ömrün gitti.
Sonra Özal geldi, Çiller geldi, ekonomi tuhaflaştı. Dolarlar havada uçuşurken bir gecede batıp veya köşeyi dönebilirdin. Bir yandan da din çarpıtıcılar yuvalanmaya başladılar. Çocuklarını okutamayanları bedava okutma vaadiyle yurtlara almaya başladılar. Ne güzel, en azından çocuklarımız okullarına devam ediyorlardı. Bilemedik... Tıpkı yıkılan bir şehirde lağımlardan çıkan fareler gibi, o pis ve kokuşmuş dumanlı ortamda çoğaldıkça çoğaldılar. Biz aç kalırken onlar beslendikçe beslendiler, çoğaldıkça çoğaldılar.

Yanicesi;
Şu anda İlhan İrem'den "görüyorum, duyuyorum, konuşamıyorum" çalıyor. Ben de aynı o şarkıdaki gibi bazen haykırmak istiyorum, anlatamıyorum.
Anlamaya çalışın n'olur. Beni değil, dilim döndüğünce anlatmaya çalıştıklarımı.

Ve, vazgeçtim, gitme diyemem ki demiştim, şimdi diyorum. Gitmeyin len. Kalın birlikte düzeltelim.
Bir de şu intihar olaylarına daha fazla prim vermeyin artık. Birileri nüfus planlaması mı yapıyor nedir...

Fesupanallah!
Dinleyiverin gari, bu da bizim protestimiz işte :p
www.youtube.com

Hepinize cevaplar için çok teşekkür ederim :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.15)
gitmek istemiyorum, gitmek zorunda da hissetmiyorum ama bir gün gidersem bu ülkenin çürümüş düzeni sebebiyle olacak bu. bu ülke bana, kendisine katkı sağlamam için fırsat vermiyorsa bana fırsat veren bir yer olduğu zaman oraya gitmem çok da tuhaf karşılanmamalı.
0
devilred
(17.01.15)
abla ben seni tanımıyom ama yaşının büyük olduğunu bildiğim için saygı duyuyorum sana o yüzden sataşmıcam da kusura bakma ne demek istediğini hiç anlamadım valla :(

ben türkiye bu ülkenin şartları gereği insanca yaşayamayacağıma inanıyorum, avrupa'da herhangi bir ülkenin şartlarına da çok rahat uyum sağlayabileceğimi düşünüyorum ve bu sebepten ötürü affedersin sktir olup gitmek istiyorum. bunun nesi kötü ya da üzücü ki? ne bileyim beni st. petersburg'a koy, roma'ya koy, lulea'ya koy, wolfsburg'a koy pek fark etmez yani taş çatlasa 3 aya komple adapte olurum hayata yaşar giderim yani, halim vaktim de yerindeyse çok mutlu olurum açıkçası. bu niye sorun olsun? türkiye'de neyim var ki sanki avrupa'da neye üzüleceğim?

beni kendilerinden biri gibi görmelerine gerek yok. türkiye'deki kadar hiçbir yerde dışlanamaz sanırım insanlar. varsın bana "yabancı" desinler, yabancıyım zaten. bu niye sorun olsun ki yani gelip evimi yakmadıkları sürece. bana ne.
0
der meister
(17.01.15)
@der maister, tam olarak ne dediğimi anlamışsın.

Ve, duyarlı davranışın için teşekkür ederim:)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.15)
hayat hanım, umarım yukarıda verdiğim cevapta sorunuzu anlayarak cevap verenlerden olmuşumdur.

son yazınıza istinaden; sizin neslinizde bulunan o bahsettiğiniz iyimser bakış açısına ihtiyacımız var bizim, gerçekten. fakat bunun için de bir mucize lazım. inşallah olur o mucize.
0
emirkulu2
(17.01.15)
@emirkulu, çok güzel anlamışsın kardeşim. Psikolojik zulümden uzaklaşmakla da en doğrusunu yapmışsın.
Ayrıca kendini beyin göçü olmayacak, alalede insanım şeklinde değerlendirme. İstatistiki olarak beyin göçü kapsamına girmeyeceksen bile düşünen aklı başında birisin. En ihtiyaç duyduğumuz vasıflar :)

Cevaplayan arkadaşlara;
Ben duyuruda cevaplara birebir dönemedim. Cevaplama hızlı oldu, benim klavyem çok hızlı değil, yetişemedim. Sonrasında başka şeyler oldu filan olabilemedi yani.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.15)
(17)

Gökalp kelimesi ek alınca nasıl yazılıyor?

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Ziya Gökalp'tanZiya Gökalp'ınZiya Gökalp'a şeklinde mi yazılıyor?
Ziya Gökalp'tan
Ziya Gökalp'ın
Ziya Gökalp'a
şeklinde mi yazılıyor?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(14.01.15)
kesme işaretleri doğru ama bence Gökalp'ten, Gökalp'in, Gökalp'e olmalı
0
azeriturku
(14.01.15)
Gökalptan
Kalptan kalba :)
0
amarikanya fitbolcusu
(14.01.15)
O a'nın üzerinde görünmeyen bir şapka (â) var bildiğim kadarıyla.(Gökâlp) O yüzden Gökalp'ten, Gökalp'in ve Gökalp'e olması gerek.

"alp" derken, "alplar" demiyoruz "alpler" diyoruz.
0
lesley mateas
(14.01.15)
Bugün bir öğrencinin elinde bir çalışma kağıdı gördüm. Katip Çelebi'de okuyormuş, sınavı varmış. Sınava çalışıyordu.

Kağıtta Gökalp'tan yazıyordu. Bir iki kelime daha vardı garip gelen, onları hatırlamıyorum şimdi.

Söylenirken Gökalp'ten diyoruz. Amerikanya fitbolcusu'nun karikatürize ettiği gibi kalpten kalbe diyoruz. Bilemedim...

Bir dil bilimci uğrayana kadar bu dursun böyle.
Tikleri cevaplama emeği karşılığı atıyorum şimdilik.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(14.01.15)
@lesley mateas alpler diye yazılan alp dağlarını ifade eden sözcüktür ve türkçe değildir. alp (yiğit, bahadır) ise türkçe bir sözcük olup büyük ünlü uyumuna uyar. ziya gökalp özelinde doğrusu gökalp'a. arapça kalp'le falan gökalp'ın benzerliği yok bu arada. ayrıca türk diliyle ilgili olarak müellifini hatırlamadığım bir kitapta "yanlış olarak gökalp'e deyip gökalp'e yazıyorlar. bunun doğrusu gökalp'adır. oradaki alp'ın alpler (alp dağları) ile ilgisi yoktur." demekteydi. ama gökalp'e alp'e tabirleri günümzde galatımeşhur olmuş durumda.
0
microfiction
(14.01.15)
yumuşak l denen bir cins l var. kendinden sonraki eki yumuşatır. alp kelimesinde de o harften var. dolayısıyla gökalp'e.

ekleme: ince l de denir bu harfe.
0
devilred
(14.01.15)
@microfiction o zaman alper tunga daki "alper" de Türkçe değil. Yapma gözünü seveyim.

edit. Pardon. Doğru olabilir. Doğrusu "alp er tunga" imiş.
0
lesley mateas
(14.01.15)
gökalp'ten gökalp'in olması gerek. o l kalın değil ince.
alp ailesi bize geldi dediğimiz zaman alpler bize geldi deriz. alplar bize geldi demiyoruz...
0
gotic
(14.01.15)
Bence de "Ziya Gökalp'den". Diğer gibi isimle (ziya) uyumsuz oluyor zaten.
0
lesley mateas
(14.01.15)
@lesley mateas bileşik sözcük (mevcut durumda bileşik ad) diye bir şey duymadınız mı? alper alp-er'den oluşur. gerçi siz de yazmışsınız.

onun dışında ben ana yazım kılavuzu'nu kullanıyorum. orada alp -pı yazılı (dağ olan için büyük harfle Alp'i yazılı). şimdi www.tdk.gov.tr'den yazım kılavuzuna baktım, orada da alp -pı yazılır. ayrıca arama sonucunda alplik değil alplık çıktı. zaten sözcüğün kökeni orta asya'ya kadar dayanıyor. tamamen öz türkçe. dileyen tdk'nın sitesine bakabilir.

bu arada ziya gökalp'den hiç olmaz. kesme imiyle ayrılan ekler ünsüz benzeşmesine uğrar. o 'den değil 'ten olur olsa olsa.
0
microfiction
(14.01.15)
Gökalp'e, Gökalp'i ve Gökalp'ten diye ek alır.

Edit: microfiction uyardı, tdk'dan da baktım, -ı ile ek alıyormuş. Yazım kılavuzunun bir sayfasında da Gökalp’tan diye geçmiş.

Demekki Gökalp'a, Gökalp'ı ve Gökalp'tan diye ek alıyor. Sizin yazdığınız doğru yani.

Kesme İşareti ( ’ )
1. Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Kurtuluş Savaşı’nı, Atatürk’üm, Türkiye’mizin, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Sultan Ana’nın, Mehmet Emin Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se, Şinasi’yle, Alman’sınız, Kırgız’ım, Karakeçili’nin, Osmanlı Devleti’ndeki, Cebrail’den, Çanakkale Boğazı’nın, Samanyolu’nda, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Resmî Gazete’de, Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’ni, Eski Çağ’ın, Yükselme Dönemi’nin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’na vb.

www.tdk.gov.tr
0
battal gemalmaz
(14.01.15)
linkini de koyayım da tam olsun:

www.tdk.gov.tr

www.tdk.gov.tr
0
microfiction
(14.01.15)
Yaa bu adamlara göre otomobil de oturgaçlı götürgeç

Geçiniz abi tdk'yı.
0
amarikanya fitbolcusu
(14.01.15)
@Battal, yazım kılavuzuna baktım da, kesme işaretinde olacağı hiç aklıma gelmedi.

Evet, bu yazıydı okuduğum. Şimdi çalışma kağıdında gördüğüm diğer garip gelen kelimelere bakayım bari.

Teşekkür ederim :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(14.01.15)
@amaerikanya fitbolcusu tdk'yı pek çok konuda ben de eleştirirm, bazı husularda dikkate almam ama bu onlardan değil. üstelik oturgaçlı götürgeç dediğiniz şey de sırf alga geçmek için halk tarafından uydurulmuştur. gerçekte öyle bir şey yok. bunu diyen adamlar yumurtaya da tdk'nın hayvansal/tavuksal pırtlangaç dediğini iddia etti ki yumurta da öztürkçedir. insanın da işkembe-i kubradan bir şeyler sallamadan önce atıp tutacağı konu hakkında malumat sahibi olması gerek.

ikincisi tek kaynak tdk değil. bu konuda tdk'dan daha güvenilir bir kaynak varsa o da ömer asım aksoy'un ana yazım kılavuzu'dur. orada da bu biçimde geçiyor. hepsini geçtim dil mantığı, dilin kuralları diye bir şey var. benim hayatım da yazı, çizi, redaksiyon ve dille uğraşarak geçiyor. yoksa kimse aa tdk böyle demiş diye sorgusuz sualsiz kabul etmiyor, bilgi, ve dil mantığının süzgecinden geçiriyor. eğer "bırakın yeaaa"dan öte bir argümanınız varsa onu öne sürün.

Edit: Bu arada Gökalp veya alp sözcükleri hiçbir zaman âlp olarak yazılmamıştır (Düzeltme imi/Şapkanın bol kullanıldığı dönemde bile). Zaten sözcüğün ilke yazılı hali M.S. 700'lere dayanıyor. Eski Türkçedeki telaffuzu belli sözcüğün.
0
microfiction
(14.01.15)
azerituyrku +1.
Edited
0
delifaruk
(14.01.15)
Dil konusunda bilgisine çok güvendiğim bir arkadaşımdan gelen cevap:

"Gökalp'ten, Gökalp'e, Gökalp'in " diye kullanıyoruz. Bu sözcükteki "l" ünsüzünün ince okunma özelliği var. Ne var ki kimi kaynaklarda kalın ünlünün bulunduğu ekle de gösteriliyor."
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.15)
(23)

takım elbise ile bisiklet zorlukları neler olur?

sustum
Insanlardaki "mal la bu" bakışı bi kenara, pratikte ne gibi zorlukları olabilir? Mesela normal tempo giderken gündelik kıyafetlerde sorun yaşamayacakken takım elbisede yaşanabilir bu yüzden daha ağır tempo gitmek gerekir gibi veya giyeceğin takım sağlam olsun yoksa dikişler patır patır patlar gibi f
Insanlardaki "mal la bu" bakışı bi kenara, pratikte ne gibi zorlukları olabilir? Mesela normal tempo giderken gündelik kıyafetlerde sorun yaşamayacakken takım elbisede yaşanabilir bu yüzden daha ağır tempo gitmek gerekir gibi veya giyeceğin takım sağlam olsun yoksa dikişler patır patır patlar gibi falan.. Uydurdum yani bunları, gerçekte nelerle karşılaşabilir bilmiyorum pek..

Bisiklet ile muhtemelen max. 20 dk'da gidebileceğim bir yer için araba almak istemiyorum.. Otobüs var da pislet daha iyi olma mı?
0
sustum
(13.01.15)
20 dakika için hiç fark etmez. istersen 5 beden kücük takım giy git, bişey olmaz.
0
brotha b
(13.01.15)
çamur vs dışında sorun olmaz.
çok dar kesim ise elbisen ya da çok bol ise sürüş rahatlığı açısından iyi olmayabilir. geçen burada görmüştüm cycle chic diye bir olay var zaten.
0
Sarix
(13.01.15)
bir kere terleyeceksin, kokma ihtimalin var.

onu geçtim imaj olarak da bak olaya, nerede araban inen bir adam nerede bisikletten inen. Şekilci değilim ama karizma denen bir olay da var.

Bir de aklıma gelen ilk şey pantolonun paçaları oldu. pedala takılabilir, veya ıslak-çamurlu zeminden geçerken çamur sıçrayabilir.

edit: evet şekilciyim kabul ediyorum.
0
burberry
(13.01.15)
siktir et insanları. bence herkes bisiklet kullansın. çok doğru bir tercih olur. ha istanbul'da bisikletin en büyük dezavantajı yağmurlu havalarda çamur ve doğru düzgün bisiklet yollarının olmaması.
0
razvan rat
(13.01.15)
ter ve çamur dışında sorun olacağını sanmıyorum.
0
nawar
(13.01.15)
bana sadece dizlerde iz yaparmış gibi geldi.

çamur çok sıçramasa da elde götürdüğünde pedala çarpınca kirleniyor tabi paçalar.

ayrıca bisikletle işe gelen adam daha karizmatiktir benim gözümde. yemişim imajını..

ter olayı da kişiden kişiye değişiyor. nerden ve ne zaman terlediğin önemli. stresli bir yoldan gitmeyeceksen 20 dakikada aman aman terlenmez. deodorant yeterli.
0
seksen9
(13.01.15)
dar takım sıkıntı olur, net. bol takım olursa da paça bandı falan lazım. terleme belki sıkıntı. rahat olamama ihtimali var takımla. bu da tehlikeli olabilir belki.

@burberry: şekilcisin.
0
lemmiwinks
(13.01.15)
nerede kullanacaksın bilmiyorum ama hiç nerde arabadan inen nerde bisikletten inen adam vs gibi laflara aldırma.
bisikletle ulaşımını sağlayabilmek çok büyük keyif ve rahatlıktır. denildiği gibi çamur durumu var bir de sag ayak bileğine bir bant tak paçayı toplasın zincirden yağ vs olmasın. ayakkabi bisiklet olayında arabadan daha çok yıpranır takım altına giyilebilecek şık dayanıklı rahat bir ayakkabı sev. mevsime göre gerekiyorsa takım ceketinin ustunden mont yeleklerden giyin. hem kollar rahat olur ceket buruşmaz hem de rüzgardan soğuktan korursun kendini.
bisikletin arka tekerleğine çanta iyi olur ıvır zıvır evrak vs üstünde taşımak zorunda kalmazsın.
kostum ile veya etek topuklu ayakkabı ile bisiklet sürenin şıklığı bence ayrıdır.
özlemişim resmen, çevreyi takma ve fırsatı değerlendir.
0
nwnd
(13.01.15)
Pantolon paçaları için lastikler var, onları kullanabilirim.. Çamurluk falan iş görür bi derece, eve geldiğimde de 5dk günlük temizlikle tertemiz olur herhalde.. Ter olayı beni de düşündürüyor ama giderken ağırdan alabilirim.. Antalya'da yaşıyorum, mesafesinin çeyreği bisiklet yolu zaten..

Düşündüğüm bisiklet de şu, çok hoşuma gidiyor ya..
www.bikeandoutdoor.com
0
🌸sustum
(13.01.15)
20 dakikada leş gibi kokma ihtimalin var. paçalar yağ olabilir. pantolon patlamaz herhalde.
istediğin kadar şekilci de bisiklettense araba daha iyi. çevreyi düşünüyorsan otobüsle git. bisikletle 20 dk süren yer otobüsle taş çatlasa 10 dakika sürer.

edit: antalyada olduğunu öğrendim sakın yapma, sen sportif olmak istiyorsun ama çevrendekilere de yazık senin kokunu çrkmrk zorunda değil kimse. çalıştığın yerde duş varsa ayrı tabi ki rahat rahat kullan bisikletini.
0
kuzey li
(13.01.15)
Terleme
0
steward
(13.01.15)
ben takım elbiseyle düz yolda yürürken zorlanıyorum bisiklete takım elbieseyle bindiğimi hayal ettim ruhum daraldı. zor olur bence hevesiniz kaçar hergün yapacağınızı sanmam sıkılırsınız.
0
cannibal corpse
(13.01.15)
yolda yokuş varsa sıkıntı, o üst başla yokuşu tırmanman daha da zorlaşır. üstüne terlersin.
0
bass solo take one
(13.01.15)
Araba alma, otobüs berbat havalar için alternatifin olarak kalsın ve bisiklet al. Baktığın model de çok güzel, şimdiden güle güle kullan ve arkadaşların yazdığı gibi paça bantları ile zincirden uzak kalabilir pantolonun.

Ben takım elbise giymiyordum işe giderken de yokuş yukarı bir süre gitmem gerektiği ve yavaş tempo da işe yaramadığı için bisiklete şort ve spor elbise ile biniyor ve iş yerinin tuvaletinde birkaç dakikada çantamdaki yedek kıyafetleri giyip ofise öyle gidiyordum. Takım elbiseyi yanında taşımak sorun olmayacaksa öyle de yapabilirsin aslında.
0
an engineer
(13.01.15)
allam ya bi de antalyadaymış. ben de istanbul diye düşünüyorum yokuşta-yağışta-trafikte ne olur diye. tabi orda da yazın biraz sıkıntı olur.

düşünüyorum da iş yerine adam pisikletiyle, kaskıyla, spor çantasıyla gelse, hatta çıkarken şortunu-tişörtünü giyse imaj yönünden de +1 alır.

gaza getirmek gibi olmasın ama tekrardan bisiklet>>otomobil

ekleme: an engineer'ın yazdığını görmeden yazmıştım :)
0
seksen9
(13.01.15)
leş gibi kokmaz mısın gittiğin yerde?
0
gurur
(13.01.15)
Elbiseyi iş yerinde bıraksan olma mı? Yolda rahat giysi, işyerine gidince takım elbiseyi giymece.

Olmuyorsa, paçalara tozluk, işyerine gidince terlediysen hemencecik koltuk altını sabunlamak, pabuçları silmek gibi çözümler var.

Karizma artar bana göre de. Saygı da artar. Mesela benden büyük bir bravo alır.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.01.15)
Hepinize teşekkür ederim dostlar.. Aslında mevcut binada, biraz da erken giderek, dediğiniz gibi üst baş değişimi yapılabilir ama taşınma durumu var, yeni binada nasıl olur bilmiyorum.. Bu fikri tuttum ama..

Eğer dönüp bakan olursa duyuruya son bir sorum var: takım elbiseyi yanımda götürmek istesem askının ucundan tutup sırta mı atmak gerekir ki öyle olursa tek elle kontrol çok sağlıklı olmaz, yoksa başka yolu yöntemi mi vardır buruşmaya, kırışmaya mahal vermeden?
0
🌸sustum
(13.01.15)
dostum pacalarinin zincire takilma ihtimali var. dar giyiyorsan yırtma ihtimalin var. hızlı sürersen ceketinin havalanması sonucu, belden soğuk yeme ihtimalin var.
0
cok iyi yol
(13.01.15)
Taşımak zorunda kalırsan küçük valiz, çanta gibi bir şey ayarlarsın arkaya. Elbiseyi düzgünce koyarsan buruşmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.01.15)
Suits dizisindeki eleman işe takım elbiseyle ve bisikletle gidip geliyor çok da karizmatik görünüyor. Tabi oranın yollarıyla buranın yol yapısı aynı diil, yine de 20 dakikalık mesafe ise bir zararı olacağını sanmıyorum.
0
amelie poulain
(13.01.15)
yaz sezonunda işe bisikletle gidip geliyorum, tavsiye ederim.

bisiklet alırken kafamdaki modellere herkes "kız bisikleti" dedi, bisikletçiye gittim "dede modeli abi o alınır mı ya boşver böyle bişeyler al sana bu gider" dedi.

gittik şehir bisikleti diye yarış bisikletinden bozma cihazı aldık ama memnun değilim.

www.bikeandoutdoor.com

böyle bişeyler al derim. en kısa sürede bisikletimi böyle bişeyle değiştiricem
0
azizakin
(13.01.15)
minik önerilerim var sadece. kask takmak, görünmenizi kolaylaştıracak yelek giymek. ceket ve iş ayakkabılarınızı ofiste bırakabilir, gömlek ve pantolonunuzu rulo yapıp yanınızda götürebilirsiniz. terlemenize önlem olarak ise; havlu, deodorant, ıslak mendil, saç kurutma makinesi vs. bulundurabilirsiniz ofiste. çantanızda katlanabilir yağmurluk da olsun, tamamdır. zaten 20 dakikalık mesafede bunlara pek gerek de olmayabilir. pek çok ülkede insanlar bisikletle işe gelip gidiyor, siz de gidin.
0
oinone pe
(14.01.15)
(7)

kuru cilt ve akne problemi

la noix
tahmin edenler oldu, ucundan ilişkili sorular sordum ama artık doğrudan söylüyorum sevgili duyuru ailesi, gebeyimvücut kafayı yedi. yüzüm kuruluktan ölmek üzere, resmen deri değiştiriyorum. bunun yanında inanılmaz bir akne problemi de başladı. akneler yanak çevresinde, kuruluk alın, dudak çevresi ve
tahmin edenler oldu, ucundan ilişkili sorular sordum ama artık doğrudan söylüyorum sevgili duyuru ailesi, gebeyim

vücut kafayı yedi. yüzüm kuruluktan ölmek üzere, resmen deri değiştiriyorum. bunun yanında inanılmaz bir akne problemi de başladı. akneler yanak çevresinde, kuruluk alın, dudak çevresi ve çenede. tümden nemlendireyim desem yağlatmadan nasıl yapıcam bilemiyorum :)

ulan ikinci trimester'a da girdik, akne ne zaman bitecek :D ya da napıcam ben bu kuru ve akneli yüzle?

dipnot: diyetime dikkat etsem de ezelden beri çikolataya olan düşkünlüğüm tam gaz devam etmekte. kendi kendime yaptığım deneyler sonucunda çikolatayla çok da ilgili olmadığa karar verdim
0
la noix
(13.01.15)
mevsimsel olabilir, hatta kötü birşeyin belirtiside olabilir. öncelikle doktora gitmeni öneriririm.

onun dışında ben bi ara fucidin pomadını kullanıyordum. yağlı yağlı oluyordu cildim, parlıyordum bebek gibi belki bir çare sende de işe yarar. şansını dene derim hazır eczanelerde kapanmamışken.
0
yaraticilik0
(13.01.15)
gebeyim
0
🌸la noix
(13.01.15)
hayırlı olsun öncelikle :), muhtemel bağlantılı birşeydir. stres felanda etkili olabiliyor bazen bu faktörler için. siz bebeği kontrol için gittiğinizde danışın bu durumu derim. ve yine kremimden vazgeçmem. ama eczacıya sorun ben böyle böyle, bi zararı varmıdır falan diye. emin olmadan bir şey söylemek istemem.
0
yaraticilik0
(13.01.15)
kızın olacak ondan hep :)

zeytinyağı iyidir. hem dıştan hem içten.

bende çok nadir sivilce çıkar onda da kaynar suya limon sıkıp pamukla sivilceye değdirirdim. aknede işe yarar mı bilmiyorum. yine de dene istersen.

krem mrem çok şeyapma bence. ne de olsa dolaşım sistemine geçiyo.
0
seksen9
(13.01.15)
hayırlı olsun :)

sivilceler nasıl geçer bilmiyorum, belli ki hormonal br durum. ama nemlendirme için tasiye verebilirim. iki şekilde nemlendirme yapabilirsiniz (aslında mantık aynı). birincisinde kreminizi kuru yerlere süreryedirir parmaklarınızda kalanları yanaklarınıza sürersiniz. ikincisinde ise kuru olan yerler için kuruluğa iyi gelecek (belki yağlı) bir krem, yanaklar için su bazlı hafif bir krem kulanabilirsiniz.
0
in pyjamas
(13.01.15)
Hayırlı olsun, analı babalı büyüsün :)

Cildini iyice kurutmayacak sabunsuz bir temizleyici ile temizleyebilirsin. Sebamedin var mesela, iceriklerine bakarsın. Akne yazanin içindekileri bilmiyorum, öteki güzel. Nemlendirici önerim yok, seksen9un zeytinyağı iyi fikir gibi duruyor :)
0
Lim5
(13.01.15)
Kutlarım la noix :)

Benim akne ilacım sedefle limon. Hiç tereddütsüz tavsiye ediyorum çünkü sorunumu bir bu yöntem çözebilmişti. Sedefin gebelikte kullanımını bilmiyorum. Gerçi çok az kullanılıyor ama yine de...

Onun dışında domates püresi ve zeytinyağı çok mantıklı geldi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.01.15)
(1)

semi-tasra sosyolojik yapilar

the feel good
oncelikle bu yazi tamamen kisisel tecrubelerin bir mahsuludur, bilimsel bir degeri yoktur. onun icin kendi uslubumca fevri bir tutum sergileyip icimden gecenleri yazacagim.henuz gelismekte olan bir toplumuz ve hala ticari egemen sinifin onemli bir kismini egitimsiz insanlar olusturuyor. dolayisiyla
oncelikle bu yazi tamamen kisisel tecrubelerin bir mahsuludur, bilimsel bir degeri yoktur. onun icin kendi uslubumca fevri bir tutum sergileyip icimden gecenleri yazacagim.

henuz gelismekte olan bir toplumuz ve hala ticari egemen sinifin onemli bir kismini egitimsiz insanlar olusturuyor. dolayisiyla benim hikayemde kendi yasantiniza dair bir takim seyler bulabilirsiniz. her neyse: ben dogulu bi ailenin evladiyim ve 20 senedir istanbul'da yasiyoruz. yasantimin yalnizca hic hatirlayamadigim 3 senelik kismi memleketimde gecmis. zaten bizim memleketliler topluca yasamaya pek bir duskun. bulundugumuz semtte de bolca hemserimiz var. bu sebeple memleketteki kulturel degerler hic bozulmadan metropole yansimis. dolayisiyla bir tarafta modern toplumun normlari, obur yandan bir geleneksel yapi... hayatimiz paradoksal vaziyetlerle geciyor.

cocuklugum muhtemelen buyuk sehirde yasamanin aileme vermis oldugu korkudan oturu epey bir dis dunyaya kapali gecti. surekli istemedigim aktivitelerin icerisinde bulundugumu hatirliyorum. akraba ziyaretlerine gitmek, dugunlere gitmek, kalabalik ailelerin gece yarilarina kadar evimizde oturmasi, daha once hic gormedigim akrabalar tarafindan "hele sen suleyman'in oglusun? beni tanidin? ola nasil tanimazsin... ben senin amcanim" bu gibi monologlar... neyse cocuktuk, pek anlamiyorduk, olurdu oyle seyler

ama yolunda gitmeyen bazi seyler vardi. ben buyudukce mevcut cevrem ayni kaliyordu. hatta dusunceleri de radikallesiyordu. ben uluslararasi bir cevre yaparken babamin akraba bagimliligi daha da artiyordu. adam her hafta sonunu dugunlerle gecirip her olunun taziyesine gider olmustu ve bu ziyaretlerin tumune sila-i rahim deyip ayri bir kutsiyet atfediyordu. ustelik beni bunu yapmadigim icin kucumseyip "okumus ama adam olamamis" gibi ipe sapa gelmez laflarla yargiliyordu. herkesin kisisel dunya gorusudur, saygim var herkesin yasayis sekline. fakat liberal ogretilerle harmanlanan dusunce yapima bu komun vaziyet agir geliyordu. yasayan yasasin ama bana karismasindi.

gun gectikce insan taniyordum, dunya goruyordum. dusuk gelirli ailelerin maddiyatlarindan istifade edis sekillerini goruyordum. hayatlarini yasayabiliyorlardi, dusunsel sinirlara takilmadan, maddi gucleri el verdigince yasiyorlardi. ote yandan bizim tarafimizda emrah`in "imkanlar imkansiz" verseu hayatimiza hakimdi. yani sirket milyon dolarlar kazanirken ben bir avrupa seyahati yapmak istedigimde bos adam oluyordum. yada bir araba alinmiyordu, cunku yengem camdan bakiyordu. "o sila-i rahim diye gittigin akrabalarin hepsi hayatini zindan etmisti sana. keyfin icin yasayamiyordun ve ustelik bunun farkinda degildin, ne kadar aci daddy"

ege'de 2 haftalik full pansiyon bir tatil yapmaktansa yalova'da 3 aylik bir ev kiralamak daha caziptir boyle adamlar icin. hanimi yollarsin oraya cocuklar falan takilsin. neyse bana garip geliyor. tatilde yurt disina cikabilecek tek opsiyonun umre ziyaretidir. gelirken o muhtesem akrabalarina tonlarca tesbih, seccade, esans ve kullanmayacaklari bir yigin hediye almak kosuluyla tabi. ibadet guzel sey

eyupteki o izdiham, o kalabalik hafta sonu icin bulunmaz nimet. cami cikisi okunmus kup seker yemek... mmmh yummy

simdi ben yagiz bir delikanli oldum ve askere gidiyorum. her gun akrabalarim tarafindan adini bilmedigim baska akrabalarimin kizlariyla evlendiriliyorum. "evlenecegin kizi ailenin icinden bulmak cok onemli. yoksa bu gizemli buyuyu bozarsin evlat" "sakin ola elalemin kizini getirip o muhtesem genetigimizi bozma evlat." bi de disardan buldugum birini basiniza musallat etmiyordum? yoksa basimin caresine bakardim degil mi mom?
0
the feel good
(13.01.15)
sen ne güzel oğulsun the feel good. okurken imrendim, her ana babaya nasip olsun dilerim.

keşke.. keşke böyle olmasa, ama oluyor işte. hayat şimdi böyle akıyor. yaşamın sancıları, toplumun sancıları bunlar. sancılar çekildikleri süreci zorlasa da sonuçta yeni yaşamlar, yani toplumlar oluşuyor. bu yönden sevmek de gerekiyor sancıları. içinden bakınca değil, ama bütüne bakınca böyle.

sadece bizim topraklara özgü değil, değişim geçiren her toplumda benzerleri yaşanıyor. artık global dünya düzenine geçiyoruz. doğu orta çağ/yakın çağın başlarından geçerken, batı daha yakın zamanlardan geçiyor. aynı şekilde biz yaşlılar ortaçağ aklıyla geçiyoruz. siz gençler yakın çağ aklıyla geçiyorsunuz.

kökler önemli, aile çok çok önemli. sen varsan, sen sensen bu önemin bir anlamı var. sen yoksan, sen sen değilsen bu önemin bir anlamı yok. o zaman önemli değil kendi olur.

yani, kendin olmalısın. belki zaman zaman ve özellikle başlarda çok daha yoğun iki tarafın da üzüleceği durumlar yaşanacak. olsun. sonra geçiyor hepsi. bir çok örneğim var buna dair.

not:
şimdi çıkmam lazım sonra yine geleceğim bu konuya:)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(13.01.15)
(46)

ne olsaydı osmanlı hala yaşardı?

muratchelik
yav geçenlerde bi neoosmanlıcı anlatıyodu, viyana'yı alsaydık osmanlı hala yaşıyordu diye. ama biz biliyoz ki amerikanın keşfinden, mollaların ağırlığını arttırmasına kadar dünya kadar faktör var tarihte ve viyana'yı alsaydık da pek bir şey değişmeyecekti. peki ne zaman ne olsaydı değişirdi? daha do
yav geçenlerde bi neoosmanlıcı anlatıyodu, viyana'yı alsaydık osmanlı hala yaşıyordu diye. ama biz biliyoz ki amerikanın keşfinden, mollaların ağırlığını arttırmasına kadar dünya kadar faktör var tarihte ve viyana'yı alsaydık da pek bir şey değişmeyecekti. peki ne zaman ne olsaydı değişirdi? daha doğrusu bir olayın bütüm tarihin akışını değiştirebileceği bi kırılma noktası oldu mu hiç (olmaması da mümkün)..?
0
muratchelik
(12.01.15)
Bilime gereken önemi verseydi eger devam ederdi.
0
kurnaz
(12.01.15)
cevap veriyorum, halamın bıyıkları olsaydı.

ilgili referanslar, (bkz: fransız devrimi) (bkz: ulus devlet)
0
marido
(12.01.15)
Endustri devrimini yapabilseydi muhtemelen. Ama bu bir suru faktore bagli, bunlarin basinda, en buyuk engel olarak da din (daha dogrusu yobazlik) var tabii ki.
0
fortisvita
(12.01.15)
evet çağ açıp çağ kapatırken dinsizdi osmanlı zaten. Allah'ım bu malları yaratıyorsun başıboş bırakma yarabbim.

soruna cevap olarak: ekonomisini savaş dışında da çeşitlendirebilseydi, yeni kaynaklar yaratabilseydi yaşardı. ama sürekli yeni topraklar ve onlarla birlikte gelen ganimet/vergi kolay geldiğinden yönelmemişler böyle şeylere. bu da sonu oldu tabi.
0
tescillimarka
(12.01.15)
ne yapılsa yapılsın yıkılırdı. 1. dünya savaşı imparatorlukların sonu olmuştu zira.
0
domates yiyom
(12.01.15)
amerika diye bir kıta hiç var olmasaydı büyük ihtimalle osmanlı hala yaşıyor olurdu
0
dafuq
(12.01.15)
süveyş kanalı.
0
namus ninjası
(12.01.15)
@tescillimarka çağ kapatıp açarken savaşla yaptı bunu. bilimle yapmadı. laf koyacağım diye bu kadar kasmayın.

bende sanayi devrimi ve fransız ihtilaline +1 basıyorum. daha küçük bir toprak parçasında (bugünkü turkiyeden hallice) sanayi yatırımları yaparak hayatta kalabilirdi.
0
mattiadestro
(12.01.15)
"çağ açıp çağ kapatırken"

ya bsg.. tarihi nasıl da götünüzden anıyorsunuz..
0
namus ninjası
(12.01.15)
söze osmanlının tarih çağı açıp kapattığını söyleyerek başlayanlar tarih tartışıyor ülkemizde. cehalet ne güzel bir şey ya, yerim. ingiltereyi çini afrikayı kızılderilileri çok güzel etkiledi istanbulun fethi.
0
günde 3 litre kola içen adam
(12.01.15)
Viyana'yı alsaydık herhalde çok daha erken yıkılırdık.

Çağ açıp çağ kapatma olayı 1000 yıllık şehrin silahla ve barutla ele geçirilmesidir. Tüm DÜNYAYI etkiledi denemese bile ay çok Önemsiz denemez. İngilizler kıçı kırık bir ada krallığı idi o zamanlar Hakeza Afrika uzak bir kıtaydı. Eski kıtanın merkezi olan ve yaklaşık 2000 yıllık bir devletin yokolması ise ay Çin'e ne etki etti ki diye küçümsenemez.

Osmanlı devletinin tarihi 300 yıllık zaferler 300 yıllıkta yenilgiler tarihi değildir bu aşırı basitleştirmek olur. 1700lerin ortalarına kadar Osmanlı yenilgilere ciddi toprak kayıplarına uğrasa bile hala güçlü bir devletti. Yüzyıl boyunca Aşama aşama zayıfladı ve 19. Yüzyıl'ın hasta adamına dönüştü.

Peki me olsa devam ederdi. Aslında enteresan olan o kadar uzun süre yaşayabilmiş olmasıdır. 600 yıl boyunca tek bir hanedanın Kontrolü Altında varlığını devam ettirebilmiş bir Monarşi olarak Dünya'da ki tek örnektir. İngiliz ve Fransız devletleri bile sürekli devrimler içinde Çokça defa yönetim ve hanedan değişikliklerine uğradıkları halde devam ettiler. Sırf son 200 yıl içinde Fransa 2 devrim 1 imparatorluk 2 kraliyet yönetimi ve 5 cumhuriyet yenilenmesi yaşadı.

Osmanlı'yı mükemmel sistem demek yanlış olur tabii fakat daha dikkatli incelenirse eğer Beşik ulemalığı, Savaş'a ve ganimete fazlaca Bağımlı bir ekonomi ve ticaretin gayri Müslim unsurların eline bırakılması, emperyalist ve kapitalist politikaların uygulanmaması gibi sebepleri düşündüğümüzde zayıflatan sebeplerine görmek mümkün oluyor.
0
KaraSakall
(12.01.15)
osmanlı'nın çağ açıp kapadığını da öğrendim duyuru sayesinde sağolun valla, dünya tarihini orhan veli ilköğretim okulunda aldıkları hayat bilgisi dersiyle sınırlı sanıyorsunuz sanırım.
0
docrivers
(12.01.15)
kimse bilemez.
0
ete summer
(12.01.15)
bir fikre karşı çıktık kendi yorumumuzu da ekleyelim bari.

osmanlıdan çok başarılı bilim adamları, çok başarılı sanatçılar çıktı. inkar edemeyiz. 600 senelik devlet, milyonlarca kişiden oluşuyordu. asıl soru şu olmalı, 600 yıllık devletin yetiştirdiği bilim adamı sayısı neden bir elin parmaklarını geçmiyor ? milyonlarca kişiden 600 yılda neden 20 tane bilim adamı çıkmamış ?

osmanlı bir bok yapmadı, şunu kabul etsin artık herkes. diyeceksiniz ki be hey gerizekalı, viyanaya kadar kim gitti, hazar denizine kadar kim gitti, bilimsel kültürel başarılar askeri başarıların devamlılığını sağlar, 300-400 yıl bu devlet nasıl genişlemeye devam etti ?

cevap çok basit. hala söylüyorum osmanlı bir bok yapmadı. ilerlemesini sağlayan tek şey kilisenin yıllarca avrupanın tasmasını tutmasıydı. kilise osmanlıya geç paşam yaptı demiyorum, kilise yüzünden avrupa böyle kaldı diyorum. bakın bi, ne zaman kilise biraz kontrolü kaybetse avrupa bildiğin ağzına tükürüyor osmanlının. 300-400 yıllık birikim kaç senede yerle bir edildi ? osmanlının 400 yılı kaç senesine denkmiş avrupanın bakın.

"e 1700den 1923e kadar nasıl ayakta durdu o zaman ?" sence durdu mu ? ingiltere soldan rusya sağdan italya aşağıdan girseydi sence daha mı çok kar edeceklerdi ? osmanlıyı ayakta tuttular (evet tuttular. osmanlı ayakta kalmadı) osmanlı da kurtulmaya çalıştıkça mecburen daha çok bağlandı, daha çok faydalandılar osmanlıdan.

hadi rusya soldan istanbula sağdan konyaya girdi diyelim. ee ? değer mi askerlerinin yarısını kaybetmesine, değer mi ülkesinde o kadar muhalif edinmesine, değer mi ülkeyi tekrar inşa etmeye çalışmasına, o kadar resmi işi düzenlemesine.

osmanlı kalsın orada, ne var ne yok alalım elinden. gayet güzel bir mantık. bizde de bu "denge politikası" diye öğretiliyor.

türk tarihi 1000 yıla yakındır bozuk. aşağı yukarı melik şah döneminden sonra devamlı düşüşe geçti. osmanlının başlattığı bir şey değil yani.
0
günde 3 litre kola içen adam
(12.01.15)
Asimilasyonu fazla yapmadi, bununla birlikte egitimide dusuk kaldi bu bilimsel gelismeyide engelledi ve batti olarak yorumluyorum ben
0
selam
(12.01.15)
cehalet ne güzel şey diyen adam abdulhamit'in eşsiz diplomasisinin esasını şöyle açıklıyor:

"hadi rusya soldan istanbula sağdan konyaya girdi diyelim. ee ? değer mi askerlerinin yarısını kaybetmesine, değer mi ülkesinde o kadar muhalif edinmesine, değer mi ülkeyi tekrar inşa etmeye çalışmasına, o kadar resmi işi düzenlemesine."

age of oynuyor sanki.

how-to-learn-any-language.com
impactofthefallofconstantinople.weebly.com
www.mainlesson.com

orta çağ ve sonundan bahsederken osmanlı'nın adını anmayan tek makale gösterin de hayat bilgisi kitabı yerine nereden tarih öğreniyorsunuz bi görelim.
0
tescillimarka
(12.01.15)
1 paragrafta 30 sene padişahlık yapmış (ve cidden dolu dolu yapmış, en azından öbürlerine nazaran) adamı akademik dille açıklamamı beklediğin için teşekkür ederim.

dikkat ettiysen neden işgal edilmediğini açıklamaya çalıştım. "şimdi kalksak 8 saate şamdayız." mantığında bir cümle kurmadım.
0
günde 3 litre kola içen adam
(12.01.15)
Bu konu icin ortaokul-lise ders kitaplarini oneriyorum.

bkz. magna carta, cografi kesifler, bilim, fransiz devrimi, sanayi devrimi

bu gelismeler oyle bir anda olmadi. osmanli devleti yuzyillardir cagin gelismelerinin gerisindeydi. ustune ustluk kalitesiz yonetimi ve beseri kaynaklarindaki islam kulturu ile gelecek de vaat etmiyordu. dunyanin ugrastigi konular ile osmanlinin ugrastigi konular cok farkliydi. su anda da farkli.

oyle x sey olsaydi osmanli hala yasardi diye sacma sapan bir sey yok. osmanli devleti yikilmaya mahkumdu. su anda da ifade ozgurlugu ve bilime onem vermedigimiz icin gelisememeye mahkumuz.

not: Evet, tarihimiz mufredatta cok boktan isleniyor farkindayim. Ama seviyemiz belli ki bu.
0
f_d
(12.01.15)
Yahu Osmanlı devleti Avrupa ve Amerikada akademik olarak başarılı bir devlet ve sistem olarka görülüp çalışma yapılırken bizdekiler Osmanlı yüzyıllar boyunca gerideydi, zaten yıkılıcaktı güzellemeleri yapıyor.

Tarih akademik bir disiplindir kahvehane muhabbeti gibi 3-4 basitleştirilmiş cümle ile yorumlamak sığ kalır.

Öncelikle osmanlı tabiki yıkılacaktı, her devletin nihai kaderi yıkılmaktır. İngiltere yıkıldı, Fransa yıkıldı, Rusya yıkıldı. Polonya 3 defa yıkıldı, Avusturya 2 defa.

Yüzyıllarca geriden gelme olayına gelince, o kadar büyük bir fark oluşmadı. ve Osmanlı ile Avrupa arasında 1500lerde Osmanlının önde götürdüğü bir teknoloji vardı. 1600larde durum eşitlendi ve sonlarına doğru Avrupa öne geçmeye başladı.
1700lerde avrupa iyice ilerlemeye Osmanlı geride kalmaya başladı.
1800lerde zaten Aradaki makas açıldı bayağı.

Padişahlık babandan oğula geçiyordu ondan geri kaldık diyenlere gelince

1914'te kadar babadan oğula geçen Monarşik sistemler:

Britanya İmparatorluğu,
Rusya Çarlığı,
İtalya Krallığı,
İspanya Krallığı,
Almanya İmparatorluğu,
Japon İmparatorluğu,
Çin İmparatorluğu,
Sırbıstan,
Bulgaristan
Yunanistan
Karadağ,
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu,
İsveç,
Norveç
ve Danimarka Krallıkları.

İslam Kültürü gelecek vaadetmiyora gelince,
1500lerde Preveze muharebesinde, mohaçta, Viyana kuşatmasında dinsizdik, ondan öndeydikte 170de birden müslüman olunca mı geri kaldık?

Gerileme toplumsal bir olaydır. Bugün ABD geriliyor ama etkisi ancak 100 yıl sonra farkedilmeye başlanacak. 1600lerde Osmanlı Devleti o zamanın zirvesindeydi. Sosyal ortam olarak, zenginlik olarak ve diğer mefhumlarda.

Rahat ve zengin bir devlet olduğu için yavaş yavaş ben en büyüğüm kibrine kapıldı. Düşmanlarını önemsemedi. İlmi olarak pozitif bilimleri pek önemsememeye başladı.
Yazılı kültür olarak geride kaldı.

Biz keyif çatarken Avrupa Coğrafi Keşifler, merkantalizm ile uğraşıyordu.

Adamlar öne geçtiler ve biz durumun farkına varıp lan aslında o kadar güçlü değiliz diye birden sudan çıkmış balığa dönünce artık bayağı geç olmuştu.

Avrupa kadar bilimadamı çıkartamamıza gelince, tabiki çıkartamadık zira arada coğrafi ve nüfus olarak devasa fark vardı.
Bir yanda Kastilya (ispanya), Krallığı, Roma-germen (avusturya) imparatorluğu, Fransa Krallığı, İngiltere krallığı, Polonya, İtalyan devletleri, İsveç ve Danimarka Krallıkları, Rusya çarlığı, Portekiz, Bİrleşik Eyaletler(hollanda) sayıldığı taktirde 13 adet güçlü krallık ve küçük devletlerin siyasi/askeri/ekonomik/nüfus gücüyle tek başına duran bir Osmanlıyı karşılaştırıyoruz.

1. dünya savaşında Almanya-Avusturya imparatorlukları Fransa, İngiltere, Rusya ve İtalyaya direnemedi.

2. Dünya savaşında Almanya-İtalya, Fransayı ezdiler, Ama rusya-ingiltere ve ABD'ye direnemediler.

Bütün bunların hepsinin toplamına Osmanlı nasıl direnecekti? Kanuni protestan-Katolik savaşında protestanları, Fransa Almanya savaşsında Fransızları destekledi. Denge politikası güttü o ara dünyanın (Çin hariç) en güçlü devleti olmasına rağmen. BUgün ABDnin Çin-Rusya bloğuna karşı Dünyanın en güçlü devleti olmasına rağmen Avrupa Bloğunu yanına alamsı gibi bir nevi.

Birde türk Tarihi bin yıldır bozuk diyen adamı, Melikşahtan sonrası kötü diyen adamı şu an Türkiye değil, her hangi bir avrupa tarihi konuşulan yabancı bir forumda yazsın bu dediklerini, adamı şamata çıakrtmaya çalışan bir troll diye banlarlar, ciddiye almazlar.

Kendi tarihinden veya yaşadığı tarihten bu denli uzak, bu derecede bilgisiz birisini ciddiye almanızı önermem.

Fakat tabiki, Harvard Üniversitesinde çalışan kitapalr bastıran prof GÜlru NEcipoğle, Prof Cemal Kafadar ve Prof Halil İnalcık aslında konu hakkında bilgisiz ama günde 3 litre kola içen adam çok daha iyi tarih ve sosyolojik gözlemler yapıyor
0
KaraSakall
(13.01.15)
Şimdi çıkıp yok Osmanlı böçyle salaktı, şöyle gerideydi, böyle dandikti diyenler olacak.

O yüzden Tavsiyem Cambridge Üniversitesinin (İngilteredeki en iyi 2., üniversite, DÜnyada ilk 15e giriyor) Yayınladığı Şu kitabı okuyabilirsiniz:
(arkadaşlar Türk işi tarih tü-kaka, ne varsa Yabancılar, avrupalılar biliyor biz salağız dedikleri için İngiliz Akademisinden bir Tarih kitabı koyuyorum)

www.cambridge.org
0
KaraSakall
(13.01.15)
Buda bir işe yaramadığı söylenen, yüzyıllardır geride kaldığı söylenen, veyahut 1000 yıldır geride kalındıını iddia edenler için tam tersini savunan, Harvard Üniversitesi Türk ve Osmanlı Tarihi kürsüsü'nün adresi, güzel akademik yayınlar var, okuyabilirsiniz.

www.fas.harvard.edu
0
KaraSakall
(13.01.15)
Şuda BBC'nin Osmanlı hakkında yaptığı 3 bölümlük belgeselden bir bölüm.

Yukarıdaki arkadaşların dediklerinin tam tersini söylüyorlar nedense.

www.youtube.com
0
KaraSakall
(13.01.15)
Buda Sovyet sonrasında RUsya'da Osmanlı hakkında çıkan makalelerin olduğu bir kitap, güzel makaleler barındırıyor tavsiye ederim:

www.tandfonline.com
0
KaraSakall
(13.01.15)
sadfasdfasdf yav he he osmanlı en büyük bir numaraydı tamam.
bbc belgeselinde ermeni soykırımından bahsediyor what a shame :) keşke izleyip koysaydın.
0
domates yiyom
(13.01.15)
Sizinle benim aramdaki fark şudur.

Siz Osmanlının komple batık lanet dandik bir devlet olduğunu söylüyorsunuz.

Bense Osmanlınında normal bir devlet olduğunu güçlü-zayıf taraflarının olduğunu ve son yüzyılda iyice geriye giderek çöktüğünü ve bunun doğal bir süreç olduğunu söylüyorum.

O kadar yazdığım yazıyı okusaydınız Osmanlı bir numaraydı diye bir cümle kurmadığımı veya öyle bir iddiada bulunmadığımı görecektiniz.

Fakat 2 satırlık bir cevap aslında cevap değildir, cevap verilemediğinden geçiştirme ve konuyu değiştirmektir "ama o belgeselde ermeni soykırı var=((" diyerek.

Demekki ermeni soykırımı iddiasını içeren bir belgesel koyduğuma göre, dediğiniz "osmanlı bir numaradır" şeklinde bir şey söylemiyorum zira eğer öyle bir iddiam olsaydı herhalde böyle bir konudan bahseden belgeseli izleyin diye önermezdim.

Lütfen kendi içerisinde çelişen iddialar ve 2 cümlelik, her hangi bir düz adamın kurabileceği basit bilgi içermeyen iddialar yerine daha ayakları yere basan, mümkünse benim yaptığım gibi yabancı kaynakları, yabancıdan kastım Kalitesi dfünya çapında kabul edilen üniversitelerin kaynaklarını da yazarak gelmeniz.
0
KaraSakall
(13.01.15)
- II. Mehmet roma'yı alsaydı
- II. Bayezid italya'dan çekilmeseydi
- I. Selim bu osmanlı'yı bu kadar sunnileştirmeseydi
- I. Süleyman viyana'yı alsaydı
+ Mustafa tahta geçseydi
- II. Selim doğu avrupa'yı türkleştirseydi.
+ Sokollu biraz daha yaşasaydı.

Osmanlı 17. yy'da çökmez çok daha uzun süre güçlü kalabilirdi.

öte yandan:

- bilime gereken önemi verseydi.
- müslümana güvenmek yerine osmanlı üst kimliği ile o çeşit milliyetçiliğe önem verseydi
- devleti dinciler değil devlet adamları yönetseydi
- "abi nasıl olsa baharat ve ipek yolu bizde. alternatife gerek yok diye" yatmasaydı
- coğrafi keşiflere ayak uydurabilseydi
- sanayiye ayak uydurabilseydi
- yağma ve vergi dışında düzgün bir ekonomisi olsaydı
- kafes sistemi olmasaydı
- padişahlar iyi eğitim alsaydı

20. yy'a güçlü olarak girerdi.
0
nawar
(13.01.15)
osmanlı'nın en iyi yaptığı şey araklamaktı. bizansın birçok şeyini araklayarak kendine uyarladı. toprak sistemi de bunlardan biridir. çevresindeki boşluktan da yararlanarak genişledi. ne zamanki avrupa reform yaptı, bunlara dur bakalım demeye başladılar. o kıyasladığın 13 krallıktan daha geniş toprağı ve beşeri şartları vardı osmanlı'nın, ama bir tane bile bilim adamı yetiştiremedi. en önemli sanatçısı mimardı, o da ayasofya kubbesini taklit etmekle ömrünü geçirdi.
sonrasında bir başarıymış gibi bahsedilen denge politikası sonucu -ki osmanlının şuurlu bir şekilde yaptığı bir şey değildi- 200 sene fazladan yaşadı. rusya saldırınca ingiltere yardım etti ki mısır'ı kaybetmeyim diye, ingiltere saldırınca rusya yardım etti ki ingiltere dibime gelmesin diye. kırım savaşını ondan kazanabildi, yoksa ne mümkündü. 1871'de 2. reich kurulunca ingiltere'nin önceliği almanlara kaydı. ruslara ne yaparsan yap dediler onlar da 93 harbinde belinin suyunu aldı osmanlının. ve devamında yıkım da geldi.
özetle osmanlı komşularının dezavantajını lehine kullanarak güçlendi. ama 600 sene dünyayı yönetti demek çok saçma. bu yönetim de savaşarak oldu yani sadece savaşla dünyaya damgasını vuran bir devlet. ne bir sanatçı ne bir bilim adamı dünyaya yararlı olacak bir çivi çakılmadı.
0
domates yiyom
(13.01.15)
Dünyanın "yıldız mimar" olarak seçtiği, Harvard Üniversitesinin Sİnan Çağı diye 500 sayfalık a3 boyutta kitap bastırdığı Mimar Sİnan'a "hayatını ayasofyanın kubbesini taklit etmekle geçirdi" diye biliyorsan, kusura bakma arkadaşım, ama zır cahilsin, bilgisizsin, tamamen cehaletten kaynaklanan bir ör yargıyla konuşuyorsun.

Gİt bir Mimarlık fakültesinde her hangi bir kişiye bunu söyle ki suratına gülüp küçümseme ile sana baksınlar.
Mimar Sinan gibi bir dehaya bu kadar basit bir bakışla bakan birini hayatım boyunca görmedim.

Belki okursun ama zannetmiyorum.

www.skylife.com
0
KaraSakall
(13.01.15)
Tarihteki osmanlili bilim adamlari olmasa su an hala ilk cagda yasiyor olurduk. Osmanli uzaya arac gonderen ilk devletludur. Cag atlatmistir hepimize. Hoplatmistir bizi. Osmanli oyle guzel bir seydir ki dadindan yinmez.
0
kosun lan mevzu var
(13.01.15)
Evet, yine bir dalghacı "cool" arkadaşımız daha teşrif etti.

hayır gerçekten bu kadar basit cevapların, bu tarz ehi ehi tadında liseli cevapları yazarak bir şey ispatladığınızı mı zannediyorsunuz?

Bence bu tarz cevaplar vererek kendinize olan öz saygınızı yitiriyorsunuz zira sürekli geyik sürekli geyik bir yerden sonra düşünce tarzını ve fikir üretme kapasitesini düşürür-basitleştirir.
0
KaraSakall
(13.01.15)
mimar sinan'ın ve
sultanahmet camii mimarı sedefkar mehmet ağa'nın
türk olmadığını biliyorsunuzdur umarım

ayrıca evet, mimar sinan, bizans kilise esteği ve tekniğini taklit etmiştir.
0
titiraprap
(13.01.15)
sinan çağı demişsin ama thy dergisi la bu asfsafsadgsafdg rte'nin oğlu da harvard'lı yani ne oluyor orada doktora yapınca?
sultan ahmet camisine bir bak net ayasofya çakması. adam hayatı boyunca ayasofya kubbesini geçmeye çalıştı, en sonunda 90 yaşlarında selimiye camisinde geçebildi. garip garip linkler vererek kendini haklı çıkarma. sanki almanlar yenilince bizde yenik sayıldık diye yazanlar bu prof lar vs değilmiş gibi.
0
domates yiyom
(13.01.15)
Türk olup olmaması ne farkediyor?

Ulusçuluk 19. yy akımı. Osmanlı nüfusu müslim-gayrimüslim olarak ayrılıyordu ve devlet "imparatorluk"tu. Bugün OBama ne kadar amerikalıysa Mimarsinanda o kadar Osmanlıydı.
0
KaraSakall
(13.01.15)
Mimarlık okumadan ayasofya çakması diyorsun.

Öncelikle biraz mimari okuması yap.

Temel sistemleri, destek sistemleri, kubbe taşıması, statik nedir bunlar hakkında bilgi edin.

Yoksa kendini rezil etmekle kalırsın az biraz okumuş birinin yanında bunları söylersen. Yüzüne bir şey demezler ama arkandan çok dalganı geçerler. Dediklerinden çok daha azını söylediği için cahil lan bu resmen keko diye çok kişi dışlandı mimarlık/Tarih fakültelerindeki konuşmalarda.
Yanlış link yollamışım New York Times gazetesi linki:
www.nytimes.com

proflara gelince ben sana türk proflarını örnek vermedim ABD'den örnekler verdim.

Almanlar yeilince yenildik sayan tarih anlayışı ile benim verdiğim İngiliz ve Amerikan Tarih ekolü arasındaki bağlantıyı da algılayamadım.
0
KaraSakall
(13.01.15)
ya adam ömrünü ayasofya kubbesini geçmek için harcıyor işte anlamadığın ne? sen her b.ku biliyorsun ya tarihçisin, mimarsın, sanatçısın falan asdfsadfasf
bana verdiğin link skylife dergisinde türk bir prof harvard'da doktora yapmış onunla mimar sinanı övüyorlar. almanlar yenilince muhabbetini yapanlar da bunlar işte. linkteki yazıyı bi okusan anlarsın.
neysen neysin mimar sinan tüm camilerinde ayasofya'yı geçmeye çalışmıştır. biraz okusan bunla ilgili yazılar var. bak ayasofyayı geçmeye çalışan adam osmanlı'nın çıkardığı en ünlü adamdır asdfasdf ömrünü ayasofya kubbesini geçmeye adıyor bak tekrar ediyorum ayasofya'nın kubbesini geçecek hedef bu kadar sığ. yaklaşık 32 metre kubbe çapı. aralarında 1100 yıl falan var. süper devlet osmanlının en süper adamı bu
0
domates yiyom
(13.01.15)
Mimar Sİnan'In ömrünü Ayasofyanın kubbesini geçmek için harcadığı, ve Selimiyeyle bunu becerdiği olayı sağcı tarih anlayışının ortaya çıkarttığı basit bir masaldır.

Genelde magazinsel tarih anlayışının hakim olduğu gazetelerde yazılır, Mimar Sinan aslında Mihrimaha aşıkmış hikayesinin masal olması gibi.

Sende zannedersem Hürriyet haberde bir yerde okudun.

Zira Ne Mimar Sinan'In öyle bir maksadı oldu, Ne de Selimiyenin kubbesi Ayasofya kadar büyüktür, büyük yapamadığından değil, isterse Ayasofyayı çok rahat geçebilirdi ama Geçmedi, beceremediğinden veya imkanı olmadığından değil.

İşte bunu Sİnan Çağı kitabında okuyabilirdin, eğer tarih bilgini 3. sayfa haberlerinden almayı yeterli görmemiş olsaydın.

Sana yolladığım Linkteki profesör HArvard üniversitesinden profluk aldı, eğitimi Harvard ekolündendir. Beğenmediğin Gülru hoca seni 100-200e katlar böler. TÜm DÜnyada Konferanslarda baş konuşmacı olarak davet edilir.

New York Tİmes gazetesi linkini de yolladım 2 üst mesajda okuyabilirsin.

Bundan sonra adamakıllı bir kanıta dayanan cevap yazmayacaksan lütfen başka bir şey yazma. Zira bildiğin hikaye anlatan Tarih tezleriyle geliyorsun.

Ayasofyayı geçmeye çalışıyormuş Sİnan, ancak sonra geçmiş filan.

Sİnan Ayasofyayı geçmedi, isteseydi Selimiyede geçerdi.

Mimari sidik yarıştırma bilimi değildir, Sİnan ben daha büyük yapıcam diye hareket etmedi, fakat sizde AKP zihniyeti olduğu için daha büyük-daha iyi modunda bir anlayışınız var maalesef, Çamlıca tepesine devasa 7 minareli cami dikmek filanda o anlayışın eseri.

Mimar Sİnan Ayasofyanın 500 yıl daha ayakta kalmasını sağlayan kişidir, 3 defa çatlayan ve çöken o kubbeyi, ve strüktürü tamir eden, hatalı/eskik kısmını tamamlayan bir dehadır.

NEyse, söz arif olana konuşulur derler.

Basit ve kasaba bilmişi modunda cevaplar ancak bilgi düzeyinin düşüklüğünü belli ediyor maalesef. Tavsiyem en kısa zamanda yapabiliyorsan kaliteli bir üniversitenin mimarlık bölümünü ziyaret etmen olacaktır.
0
KaraSakall
(13.01.15)
Yalnız eklemek gerekirse ben o kadar kaynak vermeme rağmen görüşlerini doğrulayan "1" tane bile akademik kaynak vermedin bana, hep iddialarla geliyorsun oysa kanıtın yok.

sadece Tayyip gibi boş laflar, atıp tutmalar görebiliyorum.

Bilim objektiftir, birikim üzerinden, deneylerle ve kanıtlarla ilerler.

Lütfen bilimsel bir yorum/kanıtla gelin.

Cidden sıkıldım şurada laf yetiştirmekten zira çok kısır ve verimsiz bir konuşma bu.

Ben akademi'den örnekliyorum, sen gelip ama sinan ayasofyaya yetişmek istiyodu XD XD XD şeklinde cevaplar veriyorsun.
0
KaraSakall
(13.01.15)
eycof oynamayan, trade yapacak liman bulamadığı için altınsız kalıp mecburiyetten ekmekçi basmayan, millet trebüşleri açarken palaları salarken herbal basıp tevekkül etmeyen osmanlının neden battığını anlayamaz. relic goldla bi yere kadar.
0
namus ninjası
(13.01.15)
Bilgili birisin hatırladığım kadarıyla. Yaptığın savunmalar da bir tık gösteriyor bunu.

Ama olmamış. Dediklerinin çoğunun cevabı yazdığım göt kadar yerde vardı.

Eskiden insanlar Osmanlı'ya direk tapardı, şimdi örnekteki gibi "Ya ben yanlışlarını söylüyorum. Son yüz yıl çöktü." demeye başladılar. Osmanlı hep bok çukurundaydı, ancak son yüz yıl o kadar çok battı ki siz bile savunamayacak duruma geldiniz. Genelde bunu tartıştığım insanların bilgi seviyesi "Viyana yüzünden..." civarlarındaydı. Ancak bu halinizle siz bile Osmanlı'nın o muhteşem yüzyıllarından örnekleri, Osmanlı'ya odaklı bir şekilde veremiyorsunuz. Kıyasla iyi olunmaz. Daha az kötü olunur.
0
günde 3 litre kola içen adam
(13.01.15)
istanbuldaki rasathane kapatılmasaydı
halifelik osmanlı'ya geçmesiydi
kapütülasyonlar olmasaydı
fransız devrimi yaşanmasaydı
sanayi devrimi olmasaydı
halamın sakalı olsaydı

osmanlı hala yaşardı.
0
arras
(13.01.15)
yahu doktora yapmış harvardda dio sen profluk aldı diosun. bana kaynak diye skylife dergisinden röportaj veriyorsun. he sen haklısın. he sinan geçmek istemedi ayasofyayı, onun için onun çakması sultan ahmet'i yaptı. bi de akp'li diosun asdfasdf yani kusura bakma da osmanlıyı boklayan benim yücelten sensin, ben mi akp'li oluyorum? komiksin genco
0
domates yiyom
(14.01.15)
bu arada "istanbulun fethi ile osmanlı çağ açıp kapattı" bir türk tarih tezidir.

dünyanın başka hiçbir yerinde bu şekilde işlenmiyor. türkler çağ değiştirdi vay be demiyor kimse. haberiniz olsun.

rönesans, reform, amerika'nın keşfi, işleniyor. istanbulun fethi etkisi en minimum olan olay.

ki aslında bu durum da osmanlının neden yıkıldığı hakkında fikir veriyor gibi değil mi?

millet rönesansla, reformla, buluşlar ve keşiflerle yani fikir sistemlerini değiştiren şeylerle, hayat tarzlarını değiştiren şeylerle uğraşırken, biz hala kıçı kırık fetihlerle övünüyoruz. al sana osmanlı neden yıkıldı.

----

okulda istanbulun fethi haftalarca anlatılıyor. tek tek bütün savaşlar, hisarların yapımı, zincir, karadan yürütme, bilmem ne, en fazla timur olmasaydı ne olurdu diye tartışıyoruz. rönesans, reform, keşifler, icatlar, matbaa vs. "bi de böyle şeyler vardı ya" diye geçiştiriliyor. işin ilginci %99'luk kesim istanbulun türklerden 200 sene önce venedikliler tarafından fethedildiğini bile bilmez. bari bunu anlat değil mi?

batılı çocuklar (abd'yi saymıyorum) rönesans neden oldu, kilise neden boktandı bunları tartışarak büyüyor. e yıkılırsın tabi.
0
kta
(14.01.15)
tarihte onlarca dönüm noktaları vardır. o olmasaydı bu olurdu ise binlerce olasılığı ortaya koyan bir hayal denizidir. onlarca, yüzlerce kırılma noktaları vardır. mesela fatih ve yavuz 5-10 sene daha yaşasaydı muhtemelen viyana roma falan alınmış ve fransa, habsburglar da dahil olmak üzere tüm avrupa haraca bağlanmış olurdu.ancak çok ileri gideceklerini zannetmiyorum. çünkü bu geniş coğrafyaya yetecek bir nüfus yoktu. belki muhteşem sülüman nüfusu artırmak için dizideki gibi bir hayat yaşayarak yeni doğan bebek oranını artırmaya çalışıyor olabilirdi. :)
0
kallesnikof
(14.01.15)
Mustafa Kemal'e Sabiha Sultan'ı verselerdi belki ingiltere gibi kraliyet ailesi devam ederdi. Üstelik modern, sanata önem veren bir kraliyet ailesi varken başta, ecdadımız böyleydi diye bıkbık edilmezdi, sembolik takılırlardı. Bir de halifelik ünvanıyla yapılan yeniliklere "caizdir" diyerek müslüman halkı sakinleştirip, başka başka uydurma şeyhlerin gazıyla saçmalamalarını engellerlerdi.
0
urasil
(14.01.15)
yuh yani her şey ok de. lafı mimar sinan'a çapsızdı demeye getirmek izansızlık.

hele ki sultanahmet'i mimar sinan yaptı demek tamamen cahillik.
0
marido
(14.01.15)
Cevap: Yaşıyor olduğunda Osmanlı olamayacağını bilseydi yaşayabilirdi.
Yıkılan diğer imparatorlukların devamı halklar da bizim gibi "ne olsaydı yaşardı" yı konuşuyor olsalardı Osmanlı hala yaşıyor olabilirdi mesela. Bunu konuşuyor olmak bile Osmanlının yıkılmasının nedenlerinden biri bana göre. Üstelik bir arpa boyu gidememişiz, hala aynı tas aynı hamamız. Bizden sonraki kuşaklar "Türkiye ne olsaydı yaşardı"yı konuşacaklar bu gidişle.

Bilimin halklara ulaşamamasından tut, ulaşanların da bir halt yapamamasından çık. Yönetimin aklı bilme uzaksa, halkın bütünün aklı almıyorsa ulaşanlar n'apsın.

Bak burada bile kendi öz tarihimizi tartışırken bazılarının ne dediğini bazıları anlamadı.
Verilen linklerden bir tane adam gibi türkçe kaynak yok, cümlelerin içine girmiş yabancı kelimeler var.
Aynı şekilde osmanlıca-türkçe sözlüğü aç, fransızca, farsça, arapça işaretleri olmayan kelimeleri parmakla sayarsın.

Anlamadığım şeyi nasıl yorumlayabilirim ki. Üstüne, en önemlisi de yorumlama becerisini edindim mi? Bilimsel düşünme yöntemlerini mi kullanıyorum yoksa subjektif (siyasi) yorumlar mı yapıyorum.

Osmanlı yaşasaydı o yaşayan Osmanlı addan ibaret olurdu, "Osmanlı" olmazdı. Artık Osmanlı olamayacağını bilirdi. Bunu bilim diyor, ben demiyorum.

Bilimin girmediği yere masallar girer. O da anca uyutur.

(Bilmin girmesi yetmez, bilim tek bir bütün olabilmeli. Halktan saklanmamalı, çarpıtılmamalı, halkın anlayabileceği dile indirgenmeli.)

Geleceği kurtarma adına: Divan-ı hümayun'un dengesi incelenmeli. Anahtar orada.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(14.01.15)
(8)

harcama alışkanlığını azaltmak

Sarix
bu gerçekten zor bir şeymiş. boş yere çok para harcıyorum, üşendiğim için dışarıda çok yemek yiyorum, toplu taşımayı az kullanıp arabayla gidiyorum, ihtiyacım olmayan şeyler alıyorum vs.bunu engellemeyi nasıl başarabilirim? harcama alışkanlığımı değiştirmek istiyorum, yani 10 birim harcıyorsam zarur
bu gerçekten zor bir şeymiş. boş yere çok para harcıyorum, üşendiğim için dışarıda çok yemek yiyorum, toplu taşımayı az kullanıp arabayla gidiyorum, ihtiyacım olmayan şeyler alıyorum vs.
bunu engellemeyi nasıl başarabilirim? harcama alışkanlığımı değiştirmek istiyorum, yani 10 birim harcıyorsam zaruri harcamalar dışında 6-7 birim harcamak istiyorum.

temel bir yaklaşım var mı? (bunun çok zor çözülen bir şey olduğunu, sanatçı ve sporcuların o yüzden ileriki yıllarda çok problem yaşadığını duymuştum)
0
Sarix
(11.01.15)
her ay parandan o 6-7 birimi ayır, kalanını aylık faize koy, karşı değilsen. en azından bir vazgeçme mekanizması oluşuyor küçük de olsa.
0
piremses
(11.01.15)
Harcamak istemedigin tutari aybasinda bagis yapabilirsin. Birkaç ay sonra daha az harcama aliskanligi kazanirsin boylece.
Arzu edersen bahis yapabilecegin yerlerin de linklerini yollarim.
0
damdanakan
(11.01.15)
Kredi kartini evde birak.
0
photo85
(11.01.15)
ilk önce tasarruf edeceğin miktarı belirlemelisin bence. böylece harcamalarına sınır koyabilirsin. maaşımın 1/3'ünü her ay biriktireceğim deyip kalanını harcarsan. böylece kendine bir sınır koymuş olursun. kiran falan yoksa ailenle yaşıyorsa (fatura neyin ödemiyorsan) 2/3 bile yapabilirsin bunu.
0
kakao
(11.01.15)
rahatlıktan ve konfordan kaç, "ihtiyaç" olarak gördüğün şeyleri gözden geçir, "ihtiyaç" dediğin şeyleri asgari seviyeye çek.
0
dafaiss
(12.01.15)
maaşını aldığın an paranın bir kısmını vadeliye yatır ya da altın al, böylece harcama için kısarsın. yoksa kısılmıyor.
0
bradshaw
(12.01.15)
Surekli kendi kendine ve arkadaslarinla konusurken para yok, yetmiyo falan de kendi kendini kandir harcamazsin o vakit, bireysel kriz yaratiyorsun kendins
0
selam
(12.01.15)
Ben çalışmaya ilk başladığım zaman baktım ipin ucu kaçıyor kendimi şöyle terbiye ettim:

Maaşımı alıp cebime koyuyordum. Karnım açken çarşıya gidip mağaza vitrinlerine bakıyor, restoranların önünden geçip gidiyordum.
Sonra eve gelip ihtiyaçlar listesi yapıyordum. Gidip o ihtiyaçlarımı alıp dönüyordum.

Böylece kahverengi çizmeye ihtiyacım varsa sırf çok beğendim diye ikinci bir siyah çizme almış olmuyordum.. Ayy şu etek ne güzelmiş diye alıp, dolabın başına geçince bunu neyle giyecem şimdi demiyordum.

Bu aşamadan sonra gelirimin bir kısmını biriktirebilmeye başladığımı gördüm. Sonra onu da prensip haline getirip atıyorum %25-%30 gibi bir oranı para elime geçince ayırmaya başladım. Gelirinin bir kısmını kazanmıyormuş gibi farz edersen harcamıyorsun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.01.15)
(3)

troll engelleyici eklentisi

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Bir duyuruyu troll eklentisiyle kaldırdım. Son cevaplananlarda başlığı görüyorum. Görmemenin bir yolu var mı?
Bir duyuruyu troll eklentisiyle kaldırdım. Son cevaplananlarda başlığı görüyorum. Görmemenin bir yolu var mı?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
Malesef, o tarafta duyurunun sahibine binayen bir bilgi yok.

Her hangi bir yanlis anlasilmayi duzeltmek adina, sadece duyuruyu gizliyor ancak o kisinin tum duyuru ve diger duyurulara yaptigi yorumlarida gizliyor.
0
selam
(11.01.15)
Duyuru yada yorum bazli degilde kisi bazli calistigi icin sag taraftaki kutucuklarda bisi yapamiyoruz.
0
selam
(11.01.15)
Ben kişiyi değil o kişinin sadece bir duyurusunu görmek istemedim. Mide bulandırıcı bir duyuruydu ve etkilenmemek için görmek istemedim. Sağ tarafta gördükçe de kötü oluyordum. Sonra sağ tarafa bakmayıverdim oldu bitti.

Teşekkür ederim:)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.01.15)
(8)

klavyedeki tırmak işaretini bulmaca

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Şu anda kullandığım klavyede esc tuşunun altındaki, 1 tuşunun solundaki tuşun üzerinde tırnak işareti var ama basınca < çıkıyor. shift ile basınca da > çıkıyor. mac mini ve chrome kullanıyorum . gerekiyorsa.Tırnak işaretini hangi tuş/lara basarak yazabilirim?
Şu anda kullandığım klavyede esc tuşunun altındaki, 1 tuşunun solundaki tuşun üzerinde tırnak işareti var ama basınca < çıkıyor. shift ile basınca da > çıkıyor.

mac mini ve chrome kullanıyorum . gerekiyorsa.

Tırnak işaretini hangi tuş/lara basarak yazabilirim?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
Shift + i = "
Shift + ö = <
Shift + ç = >


Klavyenin tuşları İngilizce ise

Shift + ' = "
Shift + , = <
Shift + . = >
0
vatandasacartcurtyok
(11.01.15)
@vatandasacartcurtyok, onlar değil. Buldum en sonunda ama çok anlamsız.

Büyüktür işareti olan tuş tırnak işareti yazıyor, tırnak işareti olan da büyüktür yazıyor. İkisi karışmış gibi. Klavyedeki yerleri doğru, işleyişleri yanlış.
ctrl+c ctrl+v de yapamıyorum. ya sabır ya selamet :/
klavye şu:
www.pclabs.com.tr
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
ekrandaki (muhtemelen sol üst) "elma" logosu => sistem tercihleri => klavye => giriş kaynakları => TÜRKÇE QWERTY
0
iz
(11.01.15)
Klavye tanimlamasi T]rk.e qwerty d' zaten/ ;'md' de b,yle oldu/ yan' 'y'ce d'be battim/
tirnak ';aret' de yapamiyorum § .ikiyor/

yukaridaki yazi turkce karakter kullanmadan soyle

Klavte tanimlamasi turkce qwerty idi zaten nokta simdi de boyle oldu nokta yani iyice dibe battim nokta

nasil duzeltebilirim bilmiyorum yardim eder misiniz lutfen
bu bilgisayarda misafirim
cocugun ayarlarini bozdum durduk yere

noktayi bulamadim satirbasi yapiyorum
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
Klavye tanımlamasından ABD 101-102 tuşlu seçeneğine basınca eski haline dödü.

Ancak tırnak işareti hala karışık. Ayarlarda qwerty pc seçili.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
QWERTY PC seçeneği varsa onu deneyin bir de.
ekleme: yazmışsınız zaten ok.
0
iz
(11.01.15)
"Turkish Qwerty PC"yi eklemeyi denemiş miydin?

Shift+2 kombinasyonu ile tek tırnak yapabilirsin.
1'in solundaki tuş ile de çift tırnak.
0
battal gemalmaz
(11.01.15)
Evet, Türkçe qwerty pc tanımlı şu anda.
tek tırnak tamam. shift +2 ile çalışıyor.

1'in solundaki ise küçüktür ve büyüktür basıyor.

tek tuş <, shift+ tuş basınca > çıkıyor.

büyük küçük işaretlerin olduğu tuşa basınca da
tek tuş: "
shift+tuş:é
altgr +tuş: < basıyor.

ayrıca, ctrl+c, ctrl+v tuşları da kopyala yapıştır yapmıyor.

noktalı virgülü de bulamadım.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
(9)

Türkan Saylan Hakkında

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Ne düşünüyorsunuz?Dün bir kitapçıdaydım, genç bir kadın girip Türkan Saylan'ın kitabını sordu. Kitapçı çalışanı yok dedi. Yok deme tazı biraz değişik geldiği için kadın gittikten sonra satış görevlisiyle Türkan Saylan hakkında konuştuk biraz. Ama son olan olaylar... filan dedi. Yani kitapçı son ola
Ne düşünüyorsunuz?

Dün bir kitapçıdaydım, genç bir kadın girip Türkan Saylan'ın kitabını sordu. Kitapçı çalışanı yok dedi. Yok deme tazı biraz değişik geldiği için kadın gittikten sonra satış görevlisiyle Türkan Saylan hakkında konuştuk biraz.
Ama son olan olaylar... filan dedi.
Yani kitapçı son olan olaylardan ötürü kadının kitabını satmıyormuş.

Garip değil mi? Kitapçı yani, kitap satması gereken ticari bir işletme. Türkan Saylan ise okuma ve kızların eğitimi için uğraşmış, oldukça büyük bir kitlenin okuma yazma oranına olumlu katkılarda bulunmuş, eğitim alanında yaptığı çalışmalarla fark yaratmış bir kadın. Eğitim gönüllüsü.

Sen nelere kadirsin eyy siyaset! deyip çıktım dükkandan. En az üç kitap alacaktım oysa.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
Neymiş abi Son olaylar?
Darbe Girişimi mi
0
kahve kokusu
(11.01.15)
Turkiyeye cok katkisi olmus, turkiyede cehaletle en cok bogusmus insanlardan biri oldugunu dusunuyorum.
"Son olaylarin" oldugu zamani dusunurseniz akp tipi cehaletin gucunu kanitlama istegini icerisinde, uzanamadigi tum cigerlere hizla camur bulastirdigi bir donemdi. Kendisi de bundan nasibini olum doseginde aldi.
0
f_d
(11.01.15)
Hangi kitapçıymış burası? Hemen kara listeye alayım.
0
dessy
(11.01.15)
dün türkan saylan ile ilgili delillerin sahte olduğunun ve sonradan eklendiğinin ispatlandığına dair bir haber vardı. haber altındaki yorumlara baktım akpliler ne düşünüyor acaba bu konuda diye şöyle bir yorum gördüm;

"fetullah ve kankası yani chp sorumludur bu kadına yapılanlardan"

diyecek kelime bulamadım ben.
0
arma aski
(11.01.15)
Çarşının göbeğinde bir kitapçı. Kirası ara sokaklara oranla epey yüksek olmalı, kendi malı değilse tabii.

Biz kitaplarımızı okuyup geri verebildiğimiz sistemi olan kitapçıdan alırız genellikle. Okuyup geri veriyoruz, üzerine biraz ekleyip başka alıyoruz.
Bu kitapçıya ilk kez girdim. arada esnafa destek amaçlı başka başka dükkanlardan alışveriş yapmaya çalışıyorum. Bir de neler var filan bir bakayım dedim. Bir duvar aşk meşk temalı kitaptı. Yeni gençlere hitap eden şeyler. cicili bicili kapaklar filan. Diğer duvarda nispeten ele gelir + popüler kitaplar filan vardı. Yani öyle siyasi nur akan bir dükkan da değil.

@arma askı, o haberi görmedim. İspatlandıysa da halka boy boy duyurulmamış demek.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
Çarşının göbeğindeki hangi kitapçı? (Beşiktaş Çarşı, değil mi?) Kabalcı var, Alkım var. İsim lazım bize, isim. Kadıncağıza sağlığında etmedikleri eziyet kalmadı, şimdi de ölümünden sonra mı uğraşıyorlar!
0
microfiction
(11.01.15)
@Microfiction, İstanbul değil burası :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
Sayin filozof uretgeci,
Halka boy boy haber duyurmaktan bahsettiginiz icin size soylemek istedigim bir sey var: Ozellikle son yillarda haber alma ozgurlugunuzun kesinlikle olmadigini, eger haberleri takip ediyorsaniz, ya da cevrenizde takip eden varsa, araliksiz manipulasyona magruz kaldiginizi biliniz. Abartisiz soyluyorum bunu.
Belki siz biliyorsunuz ama karsinizdaki yuksek ihtimal bu durumu bilmiyor.
0
f_d
(12.01.15)
@f-d, haber izlemiyorum pek fazla. Tam da dediğin nedenlerden.

"Halka boy boy gösterilmedi demek"ten kastım şu:

Halka boy boy gösterilen baskınlar hala hafızamda. Aklıma geldikçe ülkem ve bir çok değer adına hala utanıyorum. Hele bir görevlinin " burs verdiğimiz çocukların listelerini alamıyoruz, onlara da el koydular, çocuklar paralarını alamayacaklar" ifadesi, yaşadığı çaresizlik ve gözlerindeki üzüntüyü unutmam mümkün değil.

Herkes olaya benim gibi bakmadı. Ben olayı eğitime yapılan katkıya atılan tokat olarak gördüm, başkası başka şeyler gördü. İşte o kitapçı çalışanı da başka şeyler görenlerin adına konuştu. Türkan Saylan bazılarının hafızasında yasa dışı işler yapan, polislerin bastığı bir oluşumun lideri olarak, bazılarının hafızasında da hükümet karşıtı bir oluşum olarak kaldı.

Tıpkı baskın haberleri gibi, ana haberlerde, her haberde, defalarca "şok şok şok, deliller sahte çıktı" demelerini beklemiyorum, ancak beklemek gerektiğini de biliyorum. Kanıksadıklarımız bizim için tehlikeli olan. Madem çamur attın, düzelteceksin kardeşim. Aynı şekilde düzelteceksin!

Haberi okumamıştım duyunca da şaşırmadım. Siyaset bazı alanlara hiç girmemeli. Hiç!

Bu gün Osmanlı ne olsaydı yaşardı diye bir soru soruldu. İşte cevaplardan biri de bu. Eğitim. Osmanlı savaşta kazanıp masada kaybetmedi mi.

Eğitim siyasete alet oluyorsa o eğitimden de o ülkeden bi halt olmaz! Hala akıllanamadık!

Kitapçıya dönelim:
Adam kitap satıyor. Parasını kitap okuyanlardan kazanıyor. Kitap okuyan insanlarımızın çoğalmasında bunca katkısı olan kadının kitabını satmak istemiyor. Ya, bir de sattığı kitapların çoğu genç kızlara yönelik türler ha. Türkan saylan da kızlar okusun diye didindi durdu.

Akıl fikir dağıtılırken bu insanlar neredeydi acaba.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.01.15)
(20)

14 lira 1 hafta

rakunzelll
14 liranız var ve 5 gün karnınızı doyurmanız gerekiyor. Ne alırsınız marketten?
14 liranız var ve 5 gün karnınızı doyurmanız gerekiyor. Ne alırsınız marketten?
0
rakunzelll
(11.01.15)
Makarna ve yumurta
0
lilidance
(11.01.15)
simit-peynir'den başka çözüm yok. hazır çorbalar da iyi gider.
0
the silent enigma
(11.01.15)
Makarna alırım, lor peyniri de olabilir, cavdar ekmeği, zeytin,
Mümkünse aburcuburdan uzak dur
0
purplee
(11.01.15)
30lu yada 20li yumurta(protein) yanına bol kepekli makarna(tok tutuyor), evde kalan ıvır zıvır(varsa)
0
yaraticilik0
(11.01.15)
5 ekmek 5 hazir corba 10 lira yapar dilersen 4 pakette makarna alabilirsin
0
40 karakterli kraker
(11.01.15)
tamamına makarna. başka şekilde doyuramazsın gibi.
0
justinho26
(11.01.15)
Yumurta lor ekmek makarna votka
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.01.15)
hazır çorba makarna
0
kucukarabalikk
(11.01.15)
Her gün için iki ekmek, kalan paraya da domates. Gerçek mi bu? 14 liran mı var 5 gün için?
0
IncredibleMau
(11.01.15)
Lorun kilosu soykan gibi süpermarketlerde 4 lira. Güzel bir protein kaynağı.

Makarnanın bu kadar sevilmesi boşuna değil. Hem çok kalorisi yok, hem de dengeli besin. Hem de doyurucu. :) Bim'den 5 paket makarna al.

Kalan paraya da yumurta al, sabahları haşlayıp yersin.

Gerçi sen bu duyuruyu açtığın için özel mesajla sana erzak göndermeyi teklif eden iyi niyetli insanlar olacak, bu amaçla açtıysan sıkıntı yok.
0
yirmisantim
(11.01.15)
Evet 14 liram var sevgili patronlarımız hala bu ayki maaşımızı yatırmadığı ve çok borçlanmamak için limitini düşük tuttuğum kredi kartım dolduğu için :D 5 gün dememin sebebi süper şirketimizin ödemeleri %80 Cuma yapmasından kaynaklı. Yarına yiyeceğim var hazırda. Erzak falan istemiyorum öyle şeyler düşünülmesin. Sokakta birsürü insan var, onca ihtiyaç sahibi var. Aç kalacak değilim kafam rahat zaten :D Ama gelen faturalar için falan arkadaşlarıma çok yüklenmek durumunda kaldığımdan artık borç almak istemiyorum.
0
🌸rakunzelll
(11.01.15)
Yemeğinden kısma borç al bi yakınından.
0
IncredibleMau
(11.01.15)
panpa bende olsa yeminle her gün yemeksepeti'nden ısmarlardım la.

hazır çorba ve makarna diyeyim, ne diyeyim.
0
edgenabby
(11.01.15)
pirinç al pilav yap. makarnaya göre daha doyurucudur. yanına da hazır çorba yaptın mı tamamdır işte. pirinci en ucuzundan hatta pazardan falan al. çorbayı da bim'den al.

bu dediğim yolla sağlıklı şekilde doyarsın.yumurta da aldın mı sabah kahvaltısında yumurta+ hazır çorba, öğlen hazır çorba+ pilav akşam hazır çorba + pilav.

6 lı yumurta 3 lira desek, hazır çorba tanesi 1 lira desek günde bir tencere hazır çorbadan 5 lira. geri kalanına da pirinç alsan tamamdır.
0
empedokles
(11.01.15)
her akşam başka bi komşudan ekmek iste(bu saatte ekmek kalmamış siz de var mı falan filan). bütün milletin dediği gibi makarna yumurtaya daya. ya da latteye 14 lira veren suserlardan yardım bekle
0
intihar etsem de kendime gelsem
(11.01.15)
6 sene önce 14 gün için 1 liram kalmıştı annemle çaresiz kalmıştık. neyse uzun hikaye, o aklıma geldi de.
gerçi şimdi de farkımız yok ama yine de o kadar değil 'şuanlık'.
0
patos64
(11.01.15)
Yemeğinden kısma maaşına kadar borç al. Alacak kimsen yoksa kabul edersen ben veririm.
0
sormayın bana sen o musun diye
(11.01.15)
1 paket makarna 1800 kalori civari. Gunde 1 paket yesen ac kalmazsin. Baska seyler alirsan 1000 kaloriyi bile bulamazsin. Cok sagliksiz ama durum bu. Hem 8 lira artar, onunla da corba alabilirsin.
0
sckxyss
(11.01.15)
çalışıyorsun madem iki öğünden hesaplayalım:
sabahları yumurta lor. 5 yumurta 2.5-3.5 arası, lor 250-300 gr diyelim.2-2.5 tl toplamda 4,5-6 arası kahvaltıya gitti.
iki bağ ıspanak 1.5 gibi tutar tek kişiye iki öğün rahat rahat yeter.
pırasa 3-4 tane 1 tl de ona diyelim. o kadar tutmaz bile. bir kişiye bir öğün gider.
yarım kg patates 1 tl en fazla. bir öğün rahat rahat yeter.
kereviz, 1 baş. 1 tl diyelim.

5 öğün akşam yemeği 4,5 5 tl.

Ekmek kaç para yaşadığın yerde, gerisiyle de ekmek veya yetmiyorsa un alırsın. evde kete/bazlama gibi pişirirsin.

Fiyatları istanbul'a göre tahminen yazdım. İzmir'de o paraya 4-5 kişilik aile için haftalık sebze alınıyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
Yazan herkese teşekkür ederim gençler. Şimdi markete gidiyorum ve makarna, yumurta ve una yükleniyorum. Un vardı ama birkaç gündür bahsi geçtiği gibi ekmek yapıp yediğimden patlamış. Özelden yazıp para ve erzak göndermek isteyenlere ayriyetten teşekkür ederim. Çok mutlu oldum lan resmen. Bu hafta da yatmazsa duyuru açarım boş geçmeyelim 3-5 atalım diye :D
0
🌸rakunzelll
(11.01.15)
(1)

Paylaşımlı Elektrik Sayaç Sorusu

aradaki uzaklik
Arkadaşlar selam.abim yan dairede oturuyor. evlerimiz tek tapu, tek elektrik faturası geliyor. ancak benim eve gelen elektrik ara sayaçlı, yani ne kadar yakmışım takip edebiliyorum. Ancak bugün sayaca bir bakayım dedim, çözemedim. Sayaç ekteki resimdeki gibi, mavi tuşa bastıkça T1-T2-T3-T4 diye gidi
Arkadaşlar selam.

abim yan dairede oturuyor. evlerimiz tek tapu, tek elektrik faturası geliyor. ancak benim eve gelen elektrik ara sayaçlı, yani ne kadar yakmışım takip edebiliyorum.

Ancak bugün sayaca bir bakayım dedim, çözemedim. Sayaç ekteki resimdeki gibi, mavi tuşa bastıkça T1-T2-T3-T4 diye gidiyor. Hangisi benim elektriği ölçüyor, hangisini takip etmem lazım? Bir de nasıl hesaplayacağım, çok uzun bir rakam var, yani kaç KW (elektriğin birimi neyse) yaktığımı nasıl anlayacağım? Uzmanlardan destek rica ediyorum.
0
aradaki uzaklik
(10.01.15)
t1 t2 t3 zamanlı sayaçlarda oluyor.
t1 gece t2 gündüz t3 akşam saaatlerinde tükettiğiniz elekrtik miktarını gösteriyor. (hangisi hangi zaman karıştırmış da olabilirim ama böyle olması lazım)
her zamanın brim fiyatı farklı. gece en ucuz, akşam en pahalı gündüz normal fiyattan hesaplanıyor.

yani bütün hepsini toplayınca toplam tüketiminiz çıkar.

faturada da üç zamanı ayrı ayrı görebilirsiniz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.01.15)
(5)

compumaster sorusuna olan cevabımı hollowlife silmiş

secilmis uye
dün compumaster'a duyuruda neler istersiniz sorusuna@'lerde bildirim gelsin yazmıştım.Hollowlife bunu soruya cevap değil deyip silmiş. Neden acaba? Kime cevap oluyor bu? Kendisine mesaj atın diyor da ben duyuruda görerek mektuba basarak mesaj atabiliyorum. Adını arattığımda duyurusunu bulamadığımdan
dün compumaster'a duyuruda neler istersiniz sorusuna

@'lerde bildirim gelsin yazmıştım.

Hollowlife bunu soruya cevap değil deyip silmiş. Neden acaba? Kime cevap oluyor bu? Kendisine mesaj atın diyor da ben duyuruda görerek mektuba basarak mesaj atabiliyorum. Adını arattığımda duyurusunu bulamadığımdan mesaj atamadım. Nasıl atılıyor mesaj yahu?

Soru: Soruya gelirsek, şu da olsun dediğiniz neler var duyuru için?
Cevap: @'lerde bildirim gelsin.

Link: imgur.com
0
secilmis uye
(10.01.15)
abi bu eleman yine kızgınlık dönemine girmiş, mesaj atsan da bir sonuç çıkmayacak :)

edit: bu da benden, www.eksiduyuru.com

şu duyuruya nö yazdım diye silmiş, bir de no yazan vardı onu da silmiş. tamam İngilizce ama bu kadar da kuralcılık ne yahu?
0
doxanikee
(10.01.15)
compumaster'ın herşeyden önce moderatörler olayına gerçekten bir el atması gerek.
0
dessy
(10.01.15)
kim o bilmiyorum da yanlışlıkla silmiştir veya delidir belki? tekrar yaz gitsin.
0
rygard
(10.01.15)
Yanlışlıkla olduğunu sanmıyorum. Daha önce de buna benzer birkaç duyurumu silmişti ve herkesin siliyor kafasına göre. @ işaretini görünce kendinden geçiyor sanırım.

Bu önemli değil de daha derin tartışmalar yaptığımız sorular oluyor. Onları da siliyor kafasına göre. Sonra sanki biz ona cevap vermemiş gibi oluyoruz veya söylediğimiz yanlış anlaşılıyor.
0
🌸secilmis uye
(10.01.15)
e, pes yani hallowlife!

cevap:
şu anda iki cevabı var duyuruda. onları kullanabilirsiniz.
www.eksiduyuru.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.01.15)
(3)

Ballarla ifşa

mustancigano
Demin yanlış oldu :)) Yeğenler tatlı değil mi??2 sene öncesi büyüdüler artık:))http://imgur.com/q9DLIGG
Demin yanlış oldu :))

Yeğenler tatlı değil mi??

2 sene öncesi büyüdüler artık:))

imgur.com
0
mustancigano
(10.01.15)
ufaklığın dişleri çok güzelmiş, ama photoshop stajını underground arabesk rap gruplarında mı tamamladın? :D
0
emfuzi
(10.01.15)
hep bu samimiyette yeğenlerim/akrabalarım olsun istemişimdir. ne güzel, ne mutlu.
0
raycharles
(10.01.15)
gördüğüm en güzel ifşalardan biri. sımsıcak. içim ısındı yeminle:) sabahtan beri paris olayları dhkpc bilmemnesi... sıkılmışım fark etmeden. mutlu aile fotoğrafı görmek ilaç gibi geldi valla. ohh be!
yeğenler çok tatlılar, yeğenlerin yanında sen de fiyonk olmuşsun, gözlükler de çok yakışmış :p
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.01.15)
(9)

komik isim önerisi

kızılşeytan
merhaba sevgili spartalılar=)şimdi biraz eğlenmek amaçlı bir soru sormak istiyorum size. evde tam donmak üzereyken eski bir sıcak hava üfleyen fan buldum ve çok mutluyum. ona bir isim vermek istiyorum. sizce sıcak hava üfleyen bir fana nasıl bir isim verilebilir? maksat muhabbet olsun eğlenceli isim
merhaba sevgili spartalılar=)
şimdi biraz eğlenmek amaçlı bir soru sormak istiyorum size. evde tam donmak üzereyken eski bir sıcak hava üfleyen fan buldum ve çok mutluyum. ona bir isim vermek istiyorum. sizce sıcak hava üfleyen bir fana nasıl bir isim verilebilir? maksat muhabbet olsun eğlenceli isimler bekliyorum =) şimdiden aklınıza sağlık =)
0
kızılşeytan
(09.01.15)
rıfkı
"rıfkı üşüdüğümde beni ısıttı." hehe
0
safepassage
(09.01.15)
fuat abi olsun.
yanıyorsun fuat aaabi.
0
battal gemalmaz
(09.01.15)
üfürükçü

havalı

tonton (tontonların yanakları havayla şişik gibi tombiş olur diye)
0
m e l t e m
(09.01.15)
tülay.

---spoiler---
nolursun dön
---spoiler---
0
gibicibicis
(09.01.15)
Ejder
0
monty python
(09.01.15)
döndü
0
camino real
(09.01.15)
İrfan
Duyuruyu kapatabilirsin :)
0
cannibal corpse
(09.01.15)
şukufe (şukela çağrışımlı)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
@konuşma ben konuşuyorum
"fanny" argoda ne anlama geliyor biliyorsun değil mi? :)
0
m e l t e m
(09.01.15)
(11)

gecelik tavsiyesi

burty
sevgili bayan arkadaşlar;eşime doğum gününde almak üzere gecelik-sabahlık takımı bakıyorum. aşağıdaki iki üründen hangisi daha güzel sizce? hangisi onu daha mutlu eder? fiyat önemli değil, bu iki ürün dışında tavsiyelere de açığım.http://www.mark-ha.com/pierre-cardin-6665-saten-altili-takimhttp://ww
sevgili bayan arkadaşlar;

eşime doğum gününde almak üzere gecelik-sabahlık takımı bakıyorum. aşağıdaki iki üründen hangisi daha güzel sizce? hangisi onu daha mutlu eder? fiyat önemli değil, bu iki ürün dışında tavsiyelere de açığım.

www.mark-ha.com

www.mark-ha.com
0
burty
(09.01.15)
Hanımefendi gerçekten bu şekilde rahatça uyuyabiliyor mu?
Görüntüsü güzel ama çok rahat görünmediler bana da.
0
afush
(09.01.15)
@want2die çeyiz setini alırken sen de almak zorunda kalacaksın. muhtemelen evli değilsin ve erkeksin :))

@afush oldukça rahat ve kullanışlı. doğalgaz faturasını yatırdığım sürece sıkıntı yok :))
0
🌸burty
(09.01.15)
ilki daha iyi gibi. öbüründe göbeğe kadar yırtmaç yapmış.

zaten bunlar 1 bilemedin 2 kere giyilir sonra çekmeceye kaldırılır. acayip kaygan ve rahatsız bunlar. uyurken beline kadar çıkar, meme kısımları kayar çünkü saten. ne sıcak tutar ne durduğu yerde durur. seksi olucam diye çekilecek dert değil cidden. bence seksi de değil üstelik. o yüzden illa alacaksanız bu kadar para dökmeyin bence.

300 liraya bir tane bu tarz gecelik, bir kaliteli pijama takımı veya gecelik (eşiniz hangisini tercih ediyorsa), bir de sabahlık alırsınız.
0
lily briscoe
(09.01.15)
konforsuz olmasına rağmen seksi olduğu iddiası ile seviyor kadınlar böyle satenli, tüllü şeyleri de hakikaten hiç seksi değil, aksine libido düşmanı.
0
nereye bu gidis
(09.01.15)
bu parayı vereceksen magic form'a git derim
0
try again fail again fail better
(09.01.15)
Ben şunu beğendim: www.mark-ha.com

Marks & Spencer'ın Rosie Huntington-Whiteley koleksiyonunda da böyle zarif, seksi gecelikler var.

Saten/ipek geceliklerle gayet rahat uyunuyor. Yazın tabi. :)

Aslında Victoria's Secret'ta (Cevahir'de var büyük mağazası) bayağı çekici gecelikler var da çok daha yüksek fiyatlara. Bir de tabi Agent Provocateur var. O zaten bambaşka bir şey.
0
m e l t e m
(09.01.15)
ipek gecelik bulun alın, saten gecelikler ucuz görünüyor. sizin verdiğiniz linktekiler ucuz görünüp, bir de üzerine pahalılar.
0
oinone pe
(09.01.15)
Bence de saten yerine ipek alsanız daha iyi olur. oinone pe +1
0
m e l t e m
(09.01.15)
Pierre Cardin yerine oysho falan daha güzel. daha ucuza ve daha kaliteli şeyler bulursunuz. ya da bu tarz bir şey almak istiyorsanız herhangi bir çeyiz mağazasına girip aynı tarzda farklı markalardan, daha kaliteli bir şey alabilirsiniz. bir de bu linklerdeki ürünlerin açıklamalarına dikkat ettiyseniz pijama takımı ve şort takım da var fotoğraftaki geceliklere ek olarak kutuda. dolayısıyla şort takımı giymez, pijama takımı giymez diyorsanız (-ki şort takım fikrimce hiçkimseye yakışmayan gereksiz bir şey) yalnızca gecelikten oluşan bir set alabilirsiniz pijama satan mağazalardan, hem daha ucuz olur hem en azından bu linklerdeki paraları gözden çıkardıysanız çok daha şık bir şey bulabilirsiniz aynı paraya.
0
ornitorenk
(09.01.15)
Oysho ve la senza gibi markalarda daha modern daha guzel ve uyurken de rahat edecegi mini modeller var. Hem daha uygun fiyatli. Yok pahali olsun derseniz intimissimi marka. Avmlerde vardir
0
photo85
(09.01.15)
bu baktıklarınız çeyiz seti. arkadaşlar kullanılmıyor demiş ama kullanan kullanıyor.

kullanışlılık açısından:
dantelli olanlar günlük kullanımda çok da uzun vadeli olmuyor. danteller dayanıklı malzemeler değil. özelikle sizin verdiğiniz örneklerdeki gibi üst ve alt sadece dantelle tutturulmuşsa çok uzun süre kullanılmaz. dantel kopar, yırtılır.
arkadan çoklu çapraz askılar da kullanışlı değil. pratik değil, giymek çıkarmak sıkıntı oluyor.
şortu takımlar çok kullanılıyor. en çok onları kullanabilir.

sabahlığın kolları her şeye girecek gibi olmasın. uzun kollu olanların kol uçları genişşe kahvaltı hazırlama/ yeme faslında sıkıntı yaratıyor. bir iki kullanır sonra kullanmaz.

örnek olarak şu model hem kullanışlı hem zarif:
www.mark-ha.com

verdiğiniz modellerden ilki diğerine oranla daha güzel.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
(4)

su boruları donan arkadaşlara

hayat aklini konusacak bir filozof uret
dün akşamdan beri donuk olan su borusundan su aldım. yaptıklarımı yazayım, yararlanan olabilir. soru olarak açtım, hem soru gelebilir hem de başka yöntem uygulayanlar varsa anlatırlar, hepsi bir yerde olur. bizim donan boru doğalgazın sıcak suyu taşıyan borusuydu. öğle saatlerinde güneş gelince boru
dün akşamdan beri donuk olan su borusundan su aldım.
yaptıklarımı yazayım, yararlanan olabilir. soru olarak açtım, hem soru gelebilir hem de başka yöntem uygulayanlar varsa anlatırlar, hepsi bir yerde olur.

bizim donan boru doğalgazın sıcak suyu taşıyan borusuydu.

öğle saatlerinde güneş gelince boruya bağlı çeşmeleri açtım. sıcak su düğmesini de açtım. önce az az sonra artarak su gelmeye başladı. şimdi normal sıcak su alıyorum.

şimdi evdeki malzemelerle boruları kaplayacağım. elyaf olur, gazete olur, eski kazaklar olur... üzerine de çöp torbası, market torbası gibi naylon malzemeler konursa yağmur yağdığında boruyu sardığınız malzeme ıslanmaz.

soru: su borusu donup su alamayan var mı?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
evet, dün bi arkadaş fön makinesi ile ısıtmalarına rağmen donun çözülmediğini söylemişti. ben de ısıtmaktan başka yöntem bilmediğim için bi öneride bulunamadım.
gerçi ben donan saatin altında gazete yakarak çözmüştüm geçen senelerde ama fön makinesi normalde daha etkili olur gibime gelmişti duyuruyu okuyunca, onun için altında gazete yakın falan dememiştim.
0
nereye bu gidis
(09.01.15)
Çok var. Anlattıkların büyük bir kitle için umut ışığı oldu
0
amator filozof
(09.01.15)
donmasından korumak için vazelin sürün.
donanları ısındırdıktan sonra tabi
0
joe dalton
(09.01.15)
Çeşitli boru izolasyon malzemeleri de var. Özellikle çok soğuk bölgeler için iyi olur.

izmir'de ilk defa su borumuz dondu. Hazırlıksız yakalandık. Burası çok soğuk olmaz derken nazar değirdim galiba :o
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
(2)

çorba neden midenin cilasıdır?

ytse jam
soru başlıkta
soru başlıkta
0
ytse jam
(09.01.15)
işkembe mideden yapılıyo ya ondan
0
emirkulu2
(09.01.15)
çorba midenin cilası değil ki. "çorba iç mideyi yumuşatır" derler. sıvı ve sıcak olması mideye hazım için ön hazırlık yaptırıyor, yumuşatıyor.

cila mevzu daha çok alkollü sofralarda geçer. cila niyetine deyip son kadeh alınır filan işte.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
(18)

Oyun Başladı - Hangi Şirket Size Ne Çağırıştırıyor

aradaki uzaklik
Arkadaşlar,Aşağıdaki şirketleri okuyorsunuz ve aklınıza gelen ilk kelimeyi, cümleyi kuruyorsunuz. Başlayalım:1. PEPSICO2. UNILEVER3. ACCENTURE4. BOSCH5. KPMG6. PHILIP MORRIS7. NESTLE8. FRITO LAY9. NIVEA10. TURKCELL
Arkadaşlar,

Aşağıdaki şirketleri okuyorsunuz ve aklınıza gelen ilk kelimeyi, cümleyi kuruyorsunuz. Başlayalım:

1. PEPSICO
2. UNILEVER
3. ACCENTURE
4. BOSCH
5. KPMG
6. PHILIP MORRIS
7. NESTLE
8. FRITO LAY
9. NIVEA
10. TURKCELL
0
aradaki uzaklik
(09.01.15)
1. coca cola olmak için yırtınan şirket
2. her deterjan bunların
3. duymadım
4. alman kalitesi. al uzun yıllar kullan
5. duymadım,
6. kandırıp zehirleyecek adam arar bunlar
7. ağzım sulandı
8. çoluk çocuk işi
9. kadınlar bilir.
10. sayılı türk markalarından biri

niye böyle bişe yaptık?
0
dafuq
(09.01.15)
1- Bir arkadasimin calistigi sirket
2- Maasli kole kurumu
3- Cagristirmadi
4- Buzdolabi
5- Big4 un kucugu
6- Cigara
7- Sicak cikolata
8- Cips?
9- Norvecli balikci
10- 4 ceker :(
0
ruhi mucerret
(09.01.15)
1. Bildigin kola
2. Mavi logolari var o
3. Bilmiyorum
4. Buzdolabı
5. Bilmiyorum
6. Cigara
7. Gofret
8. Lays
9. Krem
10. Gecirdikleri fatura
0
rayde
(09.01.15)
1-we will rock you
2-deterjan
3-
4-guven kaybetmektense para kaybetmek
5-
6-cuvara
7-cikolata
8-cips
9-krem
10-kulakli logosu
0
nawres
(09.01.15)
1. Coca Cola
2. Lipton
3. Hindistan
4. Ankastre
5. Vergi
6. Kovboy
7. Kırmızı
8. Baharat
9. Norveçli balıkçılar
10. Fatura (faturayı ödemeyi unutmuşum lan!)
0
virgul
(09.01.15)
1. kola
2. tehlikeli adamlar
3. tanımıyorum
4. iridyum buji
5. tanımıyorum
6. sigara
7. kuş yuvalı çukulat
8. yoğurtlu cips
9. almancı
10. kazıkçı
0
battal gemalmaz
(09.01.15)
1. asetilik asit
2. levye
3. hyundai accent
4. sessiz bulaşık makinesi
5. hesap danışmanlığı
6. sigara
7. kahve
8. RAFILS
9. bebek gibi tenler
10. sarı mavi
0
safepassage
(09.01.15)
1. michael jackson
2. toz deterjan
3. ACCENTURE
4. çamaşır makinesi
5. denetim
6. malborya
7. çikolata (kırmızı paket)
8. lays (sarı poşet)
9. krem (mavi kutudaki)
10. sarı
0
nereye bu gidis
(09.01.15)
1. PEPSICO-pepsin-alternatif
2. UNILEVER-deterjan-izmit
3. ACCENTURE-n/a
4. BOSCH-sağlam-alman
5. KPMG-n/a
6. PHILIP MORRIS-marlboro
7. NESTLE-nesquik-gdo
8. FRITO LAY-cips-fritöz
9. NIVEA-krem-güzel kadın
10. TURKCELL-kaliteli ama kazık
0
amator filozof
(09.01.15)
1. şeker
2. kapitalizm
3. it
4. kaliteli çamaşır makinesi
5. dört büyükler
6. tütün
7. damak
8. nom nom
9. tırt
10. kazık
0
pandispanya
(09.01.15)
3 ve 5 sorunun sorulma amacı heralde. kimse gibi bende duymadım.
0
tantunisultansüleyman
(09.01.15)
1. (bkz: is pepsi ok)
2. deterjan
3. bilmiyorum
4 beyaz eşya, oto yedek parçasıcı
5. duymadım ama silah üreticisi olarak geldi.
6. sigara
7. çikolata
8. cips
9. deodorant
10. kazık
0
inheritance
(09.01.15)
1 yakala co
2 çağırdılar gitmedim pişman değilim
3 adventure nin çakması
4 matkap
5 bilmiyorum
6 ciğara
7 nescafe
8 cipis
9 yağlı krem
10 kol gibi fatura
0
killerbee
(09.01.15)
1. pepsi kampany gibi bişi.
2.deterjan ve yola yakın deterjan fabrikasının kazalara neden olduğu
3-
4. insanların güvenini kaybedeceğime para kaybederim sözü ( bir önceki süpürgemle, bayi çalışanının tavırlarıyla güvenimi kaybetti)
5. -
6. sigara, satış elemanları
7. kakao ve firmanın arması, güven
8. -
p. el kremi - çocukluk anıları
10. müşteriye saygı
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
1. PEPSICO pepsi yastir seni seda sayan
2. UNILEVER omo geldi akilma
3. ACCENTURE adventure
4. BOSCH umraniyede merkezi var
5. KPMG duymadim
6. PHILIP MORRIS sigara sagliga zararlidir
7. NESTLE uzumlu findikli kare bitter cikolata
8. FRITO LAY lays teyzesi
9. NIVEA lip stick krem. su an masamda var
10. TURKCELL yillardir beni durten
0
exlibris
(09.01.15)
1.şekerli
2.Sabun şampuan
3.Kırmızı logosu var
4.Güven kaybetmektense para kaybetmesi tercih eden adam, Robert Bosch
5.Bunun ne olduğu hakkında fikrim yok
6.Kanser ama yüksek maaş veriyor.Ruhunu satmak gibi
7.Çocuklara şekerli nesquiki sağlıklıymış gibi kakalamak
8.Yağlı cipslerden çıkan bedava kağıtları, bağımlılık.
9.Mükemmel kokuyor, yumuaşcık yapıyor,kremlerini ve geleneksel yuvarlak laci kutusunu çok severim.
10.En kazık telefon operatörü, verdiği hizmet diğerlerinden 2 kat iyi, aldığı para 4 kat fazla.
0
afush
(09.01.15)
1. coca cola yoksa içerim.
2. temizlik
3. bunu bilmiyorum ben
4. insanlarının güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim. :)
5. bilmiyorum
6. sigara kanser yapar.
7. ben çocukken nesquik vardı.
8. bilmiyorum
9. market kozmetikçisi
10. reklamlarında çocukları kullanmalarından hoşlanmadığım ama 10 seneyi aşkın zamandır aldığım hizmetten memnun olduğum.
0
m e l t e m
(09.01.15)
1. italyan kolası
2. olağanüstü hal ilan edildiğinde dağıtılacak erzaklar- her bişey
3. 404 not found
4. küçük ev aleti
5. key pi em ci
6. bir ara zararsız sigara yapıyorlardı n'oldu o?
7. tatlı krizi
8. doritos
9. makyaj temizleme ıvır zıvırı
10. anti-öğrenci gsm operatörü
0
sagittal
(09.01.15)
(1)

Oğul büyümeli

fakfa
Ben şarkı adını, sözlerini biliyorum. Şarkı şuradahttp://www.youtube.com/watch?v=QOzM5VGewk8Şiir Fazıl Hüsnü'nün, videoda da var beste Sadık Gürbüz'ün. E ne soruyon o zaman derseniz, bu sözlere yapılmış bir beste daha var, onu soruyorum Muhtemelen az tanınan sol bir grup. Onu bilen var mı?ps: Edip A
Ben şarkı adını, sözlerini biliyorum. Şarkı şurada

www.youtube.com

Şiir Fazıl Hüsnü'nün, videoda da var beste Sadık Gürbüz'ün. E ne soruyon o zaman derseniz, bu sözlere yapılmış bir beste daha var, onu soruyorum Muhtemelen az tanınan sol bir grup. Onu bilen var mı?

ps: Edip Akbayram değil, o zaten grup değil.
0
fakfa
(08.01.15)
Edip Akbayram Dostlar grubuyla söylemişti, ama senin sorduğun farklı bir beste sanırım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
(19)

Sarelle vs Nutella.

KaraSakall
Yahu şu an bir kavanoz sarelle'yi kaşıklıyorumda, nutelladan kat be kat iyiymiş bu meret.O Nutellanın hafif kaygan çok şekerli tadı yok, daha sade ama daha güzel bir tadı var.bunca zaman nutella diye propaganda yapan tüm herkesi kınıyorum buradan.
Yahu şu an bir kavanoz sarelle'yi kaşıklıyorumda, nutelladan kat be kat iyiymiş bu meret.

O Nutellanın hafif kaygan çok şekerli tadı yok, daha sade ama daha güzel bir tadı var.

bunca zaman nutella diye propaganda yapan tüm herkesi kınıyorum buradan.
0
KaraSakall
(08.01.15)
nutella'nın reklamını, henüz sarelle yememişler yapar.
0
devilred
(08.01.15)
nesquik var bide sari renkli olan bol sutlu o da nefis.
0
melancholia
(08.01.15)
Uludağ limonata dediler oda dandik çıktı.
0
🌸KaraSakall
(08.01.15)
Fındık ezmeside Fisko-birlikten iyi midir arkadaşlar, sorum sizlere?
0
🌸KaraSakall
(08.01.15)
nutella sarellenin onunde diz cokertogbe ister. - bernard shaw-
0
exlibris
(08.01.15)
ben torku banada'yı beğeniyorum.
0
passion rules the game
(08.01.15)
Nutellayi tek geçerim. Adamlar sağlığımızi da düşünmüş üçüncü kaşıktan sonra yemiyorsun :))
0
eksi sozlugun tatli insani
(09.01.15)
fiskobirlik fındık ezmesi sadece fındık, şeker ve yağ. sarelleninki biraz pralin gibi. baya baya fındık ezmesi istiyorsan fisko birlik al.
0
april12th
(09.01.15)
yalnız olmadığıma sevindim. sarelle çok daha lezzetli geliyor bana da. nutella koca bir balon
0
toua tokuchi
(09.01.15)
nutella kadar berbat bir şey yok. overrated kelimesinin birebir karşılığı. bim'de satılan çokokrem muadilleri bile nutelladan daha iyi.
0
disfori
(09.01.15)
la bu nutella size ne etti gardaşım? yalnız torku banada gayet güzel.
0
lionel andres
(09.01.15)
fiskobirliğin krema şeklinde olanı da var bu arada o da gayet güzel
0
disfori
(09.01.15)
hay yaşa! nutellayı bir türlü sevemedim, sarelle candır, canandır.
0
bradshaw
(09.01.15)
Sağolun gençler, kahrolsun Nutella emperyalizmi, yaşasın yerli malı sarelle.

ikilisinin tadı nasıldır?

Fındık ezmesinde fiskobirlik'e devam o halde.
0
🌸KaraSakall
(09.01.15)
Asıl Nutella eski usül çeşmeden doldurmalı Sagra kakaolu fındık ezmesi karşısında diz çöker, tövbe ister.
0
arnold schwarzeneger
(09.01.15)
Ben nutellaya alışkınım, çoktandır yemiyorum şimdi bozulmuş olabilir bilemicem.(yasak bana)
Çocuklar torku diyorlar, torku alıyorum. (arada kaçak yapıyorum valla yalan yok, güzel yani torku da. eski nutella gibi olmasa da)

bi eti karam değiller yine de.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.15)
hah, tarif etmek isteyip de kelime bulamadığım durumu sen anlatmışsın. nutella'nın o kaygan tadı falan daha güzel bana göre. herkesin zevki farklı tabii.
0
piremses
(09.01.15)
@arnold sivastanegezer +1 sagra special candır canandır. akarrr
0
Tears of Devil
(09.01.15)
yurtdışında üretilen nutella da iyidir ama yerli üretim nutella sarelle ile yarışamaz.
0
zvonimir
(09.01.15)
(19)

şu nicke rağmen neden sürekli erkek muamelesi görüyorum?

nilmiye
kadın olduğumu ifşa etme peşinde değilim de sonunda -iye takısı var ve erkek olduğunu düşündürecek hiçbir işareti varmış gibi gelmiyor bana. duyuruda herkese default olarak erkek muamelesi mi yapılıyor yoksa hep bana mı denk geldi? ne yazsam erkekmişim gibi cevap alıyorum, mesajlarda hocam falan diy
kadın olduğumu ifşa etme peşinde değilim de sonunda -iye takısı var ve erkek olduğunu düşündürecek hiçbir işareti varmış gibi gelmiyor bana. duyuruda herkese default olarak erkek muamelesi mi yapılıyor yoksa hep bana mı denk geldi? ne yazsam erkekmişim gibi cevap alıyorum, mesajlarda hocam falan diye hitap ediliyorum sürekli falan.
0
nilmiye
(08.01.15)
cunku internette herkes erkektir.
0
baldur2
(08.01.15)
mod'lardan rica edin duyuru birkaç gün üstte kalsın herkes anlasın kadın olduğunu.
0
battal gemalmaz
(08.01.15)
hacım nickin erkek gibi geliyor kulağa. hilmi gibi sound ediyor.
0
Sarix
(08.01.15)
Evet bundan sonra herkes sana küçük sürprizler yapacak, soğuk havada ceketini verecek ve sandalyeni tutacak. Şaka bi yana nickin "ilmiye" yani mektep yani hacı hoca çağrışımı yapıyor olabilir...
0
amator filozof
(08.01.15)
ben kadın sandım
0
kahve kokusu
(08.01.15)
bana da hacı, hoca, birader deniyor. abi diyen de oldu. yadırgamıyorum. çoğunluk erkek olduğu için oluyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.01.15)
Askerlik yoklaması ile ilgili birşey sormuşsun, cevap veren de hocam demiş. Bu da gayet doğal bence.
0
primetime
(08.01.15)
beni de erkek sanıyorlar. soyadımla ismimin birleşimini seçmiştim, o da böyle maskülen duruyor.
0
sayns
(08.01.15)
Bir zamanlar sözlükte Nazmiye Demirel vardı, erkekti. Bu da dalga geçilmik için alınmış bir nick olabilir gibi geliyordur millete. Bana da "Birader" ve benzeri hitaplarla gelen oluyor, az değil.
0
aychovsky
(08.01.15)
@primetime
yok yahu, o doğal tabii ki. o sorumu hariç tutuyorum :D
0
🌸nilmiye
(08.01.15)
Hocam genel bir hitap. Ne bekliyordun ki, "hocaanım" mı?
0
ron dennis
(08.01.15)
Beni de erkek sananlar vardı bi ara baya:)
0
Lola90
(08.01.15)
Otomatikman erkek varsayıyorlar, "Hocam" default hitap.
İstersen hiç bozmayacaksın istersen söyleyeceksin.
0
afush
(08.01.15)
çok sexist. benim de adım unisex. iş maillerime çokça aeroflot hanım hitapları gelmekte. hiç sıkıntı yok panpa rahat ol. hepimiz kardeşiz, bu kavga ne diye....
0
aeroflot
(08.01.15)
emirkulu2
(08.01.15)
Kadınlara hocam denmiyor mu? Aman allahım.

*throws attention*
0
Lim5
(08.01.15)
beni de kadın zannedenler olmuştur, kafaya takmam, soruma cevap aldıysam yeter.
0
candanag
(08.01.15)
Cunku aksi ispatlanana kadar internette herkes erkektir.
0
rahmi pinkfloydoglu
(08.01.15)
tanışalım mı :(
0
Tears of Devil
(08.01.15)
(5)

çift kişilik yataktan iki tane tek kişilik yatak yapılır mı?

hayali arkadaş
yapılırsa kim yapar?
yapılırsa kim yapar?
0
hayali arkadaş
(08.01.15)
yapılmaz.
0
mobilemob
(08.01.15)
Yapılmaz. Hem yay sistemi hem de dış kaplaması bölünmeye ve tekrar dikilmeye uygun değil.
0
harzem
(08.01.15)
paravancı. karyolayı ortalar 2*2 m kesilmiş suntayla sınırı belirlersiniz.
0
namus ninjası
(08.01.15)
yapilmaz. beraber yatacaksiniz artik. havalar soguk zaten hem.
0
yirtik foto
(08.01.15)
Pamuk/yün yataksa olur. Sünger yataksa olur. Yaylı yataksa olmaz.
Pamuk/yün yataksa eskisinde daha ince iki yatak olur.
Sünger yataksa standart tek kişilikten dar bir yatak olur. Birini 90 cm kesip diğerinin yanına sünger kestirip yapabilirsiniz. Kılıfı geçirmeden önce iki parçanın sabit kalması için elyaf alıp sararsınız. Koltuk döşemecileri de öyle yapıyorlar. Elyaf iki süngerin ayrılmasına engel oluyor.

Yaylı yataksa yatağı ziyan edersiniz. Ancak;

Öğrenci evindeyiz, yeni yatak da alamıcaz şimdi gibi durum varsa, ikinci el eşya satanlarla bir konuşun önce. Yakınlarda varsa tabii. Uzaksa nakliye sıkıntı olur. Yakında bulursanız iki kişilik verelim iki tek kişilik alalım istiyoruz deyin. Belki bir kolaylık yaparlar.

Olmadı, bölün gitsin. Kestiğiniz yere destek koyarsınız. koltuk döşemecilerinde kalın gri süngerler olur, onlardan kestirirsiniz. derby yapıştırıcıyla sünger güzel yapışıyor. yapıştırın alt ve üstten. birkaç yıl bile gider.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.01.15)
(3)

anneme çiçek götürecek birisini arıyorum - izmir karşıyaka

letheavendangered
1 şubat annemin doğumgünü. ben yurtdışındayım, o tarihte yanında olamayacağım. gerçi önceki doğumgünlerinde de yanında olmak için çok çaba sarf etmedim de neyse. şimdi uzaktayken bir şey yapınca daha çok sevinir anacığım.çiçeksepeti vs gibi sitelerden çiçek göndereyim diyordum ama sonra aklıma onlar
1 şubat annemin doğumgünü. ben yurtdışındayım, o tarihte yanında olamayacağım. gerçi önceki doğumgünlerinde de yanında olmak için çok çaba sarf etmedim de neyse. şimdi uzaktayken bir şey yapınca daha çok sevinir anacığım.

çiçeksepeti vs gibi sitelerden çiçek göndereyim diyordum ama sonra aklıma onlarn gereksiz pahalı ve tarih konusunda çok da güvenilmez oluşu geldi. sonra da düşündüm ki, eğer izmirde olup parası karşılığı anneme o çiçeği götürebilecek birisi varsa siteye vereceğim parayı o kişiye veririm, en azından birinin işine yarar. öğrenci olur ne bileyim ay sonunu getirememiş biri olur. ha kaç para tutacak toplamda, kimi kurtaracak, o da var ama neden olmasın ki. nasıl fikir?

var mıdır 1 şubatta izmir karşıyakada bir adrese çiçek götürebilecek olan? kaç para tutarsa o kadarını + servis ücretini banka hesabına göndereceğim. daha 1 ay var ama heyecan yaptım.
0
letheavendangered
(07.01.15)
vaaay kova burcu bi anneye alışılmışın dışında bir yöntemle sürpriz yapmaca! çok mutlu olacak :) bana ne oluyosaa ehehe...

son dakikada vazgeçen olursa karşıyakadan yardımsever tanıdıklarım var ;)
0
gis
(07.01.15)
amme hizmetine yedek olarak beni yazabilirsiniz.
trumanshow, bi aksilik filan olursa haber etmen yeterli :)

seviyom sizi be, ne güzel çocuklarsınız :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.15)
beni de yedekte tutabilirsiniz. karşıyaka'ya çok yakın oturuyorum :). seve seve yaparım :).

edit: servis ücretine falanda gerek yok yahu, annenizin yüzünde ki şaşkınlık ve sevinç yeter. ama tabii ki öğrenci bir arkadaşın işine yarayacaksa o da çok güzel olur.
0
Phoebe
(07.01.15)
(6)

Beyin ile ilgili belgesel

suskun
BBC, National Geographic, Discovery kalitesinde beynin süperliklerini anlatan belgesel tavsiyeleriniz?
BBC, National Geographic, Discovery kalitesinde beynin süperliklerini anlatan belgesel tavsiyeleriniz?
0
suskun
(07.01.15)
belgesel değil ancak bi kitap tavsiye ediyorum:
incognito-beynin gizli hayatı
David Eagleman
0
sibertenik
(07.01.15)
@sibertenik Eyvallah ama belgesel tercihimdir.
0
🌸suskun
(07.01.15)
ted konuşması vardı bir tane. konuşmacı kadın doktor kendi deneyimlerini anlatmıştı. beyin kanamasıydı galiba tam hatırlayamadım şimdi.

ayna nöronlarla ilgili bir konuşma da izlemiştim. başka da vardır.

belgesel demişsin gerçi, ted konuşmaları da belgesel tadında diye yazayım dedim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.15)
TED konuşmalarını da çok severim. Hatırlayınca gönder sana zahmet. Format olarak beynin işlevlerini keşfetmeye yönelik çalışmalar işte kastettiğim.
0
🌸suskun
(07.01.15)
Hımm, ben de aynı formatta geziniyorum sık sık. Benimki annelik ve eğitimcilik vasıflarımı desteklemek amaçlı.

Sözünü ettiğim konuşma şu:
www.ted.com

beyin konusunda 97 konuşma varmış:
www.ted.com

Serol Teber'in Davranışlarımızın Kökeni adlı kitabı da bu yönden çok güzel. Tıp eğitimi olmayanlara yönelik, anlaşılır dille yazmış. Başucu kitabım diyebilirim, birine verip de geri gelmezse yenisini alıyorum. Tavsiye ederim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.15)
(26)

nasıl doğduğunuzu biliyor musunuz?

kül
bugün doğumla ilgili bir belgesel çevirdim, normal doğum ve sezaryenin artıları eksileri konuşuluyordu. o sırada hangi şekilde doğduğumu bilmediğimi fark ettim ve bunca senedir bunu bilmiyor oluşum çok garibime gitti. hala da sormadım bilmiyorum :) sizler biliyor musunuz?
bugün doğumla ilgili bir belgesel çevirdim, normal doğum ve sezaryenin artıları eksileri konuşuluyordu. o sırada hangi şekilde doğduğumu bilmediğimi fark ettim ve bunca senedir bunu bilmiyor oluşum çok garibime gitti. hala da sormadım bilmiyorum :) sizler biliyor musunuz?
0
kül
(07.01.15)
normal.
0
devilred
(07.01.15)
sezaryen. erken dogum. 3 kg 750gr 52 cm dogmusum. dogar dogmaz bilegime taktiklari isim karti bile hala elimde.
0
shotgunwoman
(07.01.15)
normal
0
mattiadestro
(07.01.15)
Normal , zaten bizim dığduğumuz snelerde sezeryan çok aZdı hiç rastlamadım sezeryanla doğana yasıtlarımdan (82 doumluyum)
0
lilidance
(07.01.15)
ikiz doğum sezaryen riski varmış ama normal dğum olmuş
ben 2kg 250 gr
kardeşim 2 kilo 750 gr toplamda 5 kiloyla kapatmışız
0
isadora
(07.01.15)
7. ayda bir gece ansızın zıplamışım.
0
angelus
(07.01.15)
ben çok fazla normal doğmuşum ya. direkt 9 ay 10. gün çat diye devlet hastanesinde çıkıvermişim gayet normal bi şekilde. doğduğum gün rusya'da meteor düşmüş diyolla, çok büyük lider olcakmışım efsane olcakmışım.
0
der meister
(07.01.15)
sezaryen. ben çıkmamışım olması gereken zamanda, 10 gün falan geçmiş sonra mecburen sezaryen yapmışlar.
0
peki madem
(07.01.15)
heralde biliyorum.
0
secilmis uye
(07.01.15)
@lilidance, 82 lerde sezeryan moda gibi bir şeydi. Kadınlar sezaryan için özel hastane tercih edebiliyordu, özel doktorlar sezaryana yönlendirebiliyordu filan. Sonra sonra kadınlar işin doğrusunu anladılar, doğum tekrar eski rayına oturdu.

(o yıllarda iki normal doğum yaptım)

Soruya da cevap vereyim madem geldim. Ben de normal doğumla dünyaya geldim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.15)
evet biliyorum, ilginç bir hikayesi var.
0
oinone pe
(07.01.15)
Dusuk yapma riski cokmus annemin. Ben olmayacakmisin aslinda, daha karnindan cikmadan olup gidecekmisim:) Igneler sunlar bunlar derken hastane ile ev arasinda mekik dokuya dokuya dusmemisim, normal dogumla cikmisim karnindan annemin. Isin garibi aglamamisim:)
Bir de cok agir dogmusum. Ama suanda oldukca zayifim.
0
delifaruk
(07.01.15)
Normal, hatta erken.

Doğum sırasında annemin yanında hiç kimse yomuş. Hiç beklenmiyormuşum. "Erken doğar da, daha değil. Şimdilik dinlen" diye hastanede bir yere kapatmışlar annemi. Daha da mesai yeni başlıyormuş. Sonra doğum başlamış, annemin yanında yine kimse yok. Annem "Yetişin, doğuruyorum"umsu çığlıklar aatmaya başlamış. Tabii o durumda çığlıklar ne kadar anlamlı olabilirse. O sırada bir hemşire (ebe, vb. değil) elini yıkıyormuş. O koşmuş gelmiş. (Ki o gelmese aşağıdaki bir kovaya kafa üstü çakılacak pozisyonda doğuyormuşum, annemi jinekolog masasında mı bıraktıkları hala kafamda soru işareti de pek o kısmı kurcalayasım gelmiyor; kendim de olsa konu doğum olunca içim kalkıyor) Beni doğurtunca annemin kucağına bırakmış. Gitmiş, geri elini yıkama ve temiz bir şeyler alma işini hallederek gelip beni sarmalamış. Göbek adım o hemşireden geliyor ama annemler vefasız çıkmış, o adı kimliğe yazdırmamışlar.

Hayatta oluşumu işine erken gelen bir hemşireye borçluyum.
0
aychovsky
(07.01.15)
Köyde, ebeyle
0
yalnux
(07.01.15)
normal. ellemeyeceğim demiş dayamış suni sancıyı. doğumda öldü herhalde kalp atışlarını alamıyoruz demişler. vakum ve epizyoyla çıkmışım. doğduğumda bayağı yamukmuş yüzüm. daha vakti varken zorla çıkartırlarsa... doktor ya gerizekalı ya üstün zekalı olur normal olmasını beklemeyin falan demiş. normal olmadım gerçekten.
0
Lim5
(07.01.15)
benden başka bilmeyen yok mu yahu :))
0
🌸kül
(07.01.15)
sezaryen. ayıptır sorması nasıl bilmiyorsun?
0
kuzey li
(07.01.15)
istemeden olmuş olmakla kalmamışım bir de hastalikli ciliz bir şey doğmusum yaşayacağımı düşünmemışler.
0
eylul
(07.01.15)
@kuzey li
ay ne bileyim, hiç lafı geçmemiş. ben de aklıma gelip de sormamışım :)
0
🌸kül
(07.01.15)
normal. 30 haftalıkken, dedem vefat edince erken doğum başlamış.
0
patiska
(07.01.15)
Normal ve 4 kiloya yakın doğmuşum. Hayatım boyunca zayıflık nedir bilmeyişim bundan. Bi de akşam 6.30da doğmuşum tam ekabir memur çocuğu mesaiyi aksatmamışım

Bi de feci kar yağıyormuş o zamanlar, hastaneye görmeye gelenler yolda kayıp düşmüş hep Zeynep kamilin yokuşunda asfasd gelenlere bi takla at görim desem bu kadar olurmuş aaddlsşlsşdl

Genelde erkekler pek önemsemediğinden bilmezler bizim kadar ayrıntısını.
0
emirkulu2
(07.01.15)
5 kilo ve on aylık sezaryen ile doğmuşum, normal doğmam mümkün değilmiş zaten. Doğduğumda saçlarım upuzunmuş, tırnaklarım varmış. Bıraksalar ekmek elden su gölden bir iki yıl takılırdım heralde :D

Bir de sezaryenle doğanlar için daha zeki oluyor derler, doğumda beyin o muazzam baskıya maruz kalmadığı için. Ne derece doğru bilemem.
0
yirmisantim
(07.01.15)
@yirmisantim
aa, bana araştıracak süper bi konu verdin teşekkür ediyorum :)
0
🌸kül
(07.01.15)
normal. ilçedeki hastanede kadın doğumcu yokmuş, kış zamanı otobüsle il merkezine gitmişler. hastanede doğuma daha var diye babamı göndermişler. o gece doğmuşum.
0
igrencim
(07.01.15)
Normal, erken dogum. 1. Kg 100 gr. Ölecem sanmışlar
0
Hersheys
(07.01.15)
normal doğum ve zamanında,gerçi annem sancısı tuttuğunda yürüyerek tek başına gitmiş hastaneye,ebe hanımlar kısır bitince geliriz yat sen diyince kavga çıkarmış adldlflgj.ben kavgacı değilim ama hayır.
0
perlingalidd
(07.01.15)
(10)

anneler affeder mi?

clementine
Sb
Sb
0
clementine
(07.01.15)
affeder. anne sevgisi koşulsuzdur.
0
füt
(07.01.15)
önemli olan rabbımın affetmesi.......
0
der meister
(07.01.15)
Etmeyen anne tanımadım.
0
suskun
(07.01.15)
anne de olsa her insanın bir affetme sınırı vardır, bu sınır annelerde daha yüksektir diye tahmin ediyorum.
(anama sorayım teyit ettireyim diyorum ama aramız iyi değil bu aralar).
0
g7mor
(07.01.15)
Özellikle affedilmen gerektiğini düşünüyorsan tabii affeder.
0
yirmisantim
(07.01.15)
Affeder.

Ancak;
Etmeyen anne de tanıdım. Oğlu öldürüldüğünde bir damla bile gözyaşı dökmedi. Nasılsa affeder deyip O dereceye getirmemek lazım.

Bir de evladının affı gerektiren durumlarından kendini sorumlu tutması var ki, düşman başına vermesin.

edit:
g7mor doğru söylüyor. her bardak bir gün taşar, annelerinki testi kadar alır. daha fazla değil.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.15)
eder ama unutmaz.
0
dimpled
(07.01.15)
affeder de unutur da, ammaaa affeder diye güvenip eşşeklik etmemek lazım bence. o da bir insan.
0
füt
(07.01.15)
anne affeder de kamu davası devam eder.
0
kakao
(07.01.15)
konunun ne olduğuna bağlı. çok aşırı bir şey ise affetmeyebilir de.
0
alp9900
(07.01.15)
(11)

kitaplarin onsozlerini

vesna
Okuyor musunuz? Ben okuyamiyorum, cok daraliyorum okurken. Aranizda onsozleri okuyan var mi? Cok sey kaciriyor muyum?
Okuyor musunuz? Ben okuyamiyorum, cok daraliyorum okurken. Aranizda onsozleri okuyan var mi? Cok sey kaciriyor muyum?
0
vesna
(05.01.15)
kitap bitince sıkılıp oraya sarıyorum genelde. güzel şeyler oluyor, evet. tavsiye ederim.
0
nereye bu gidis
(05.01.15)
Okumuyorum genelde. Kitap bittikten sonra cok sevmissem merak edip bi bakiyorum.
0
rayde
(05.01.15)
ilk önce okumuyorum. iki sebebi var:
1. önsöze kapı gibi spoiler koyuyorlar bazen.
2. yazarın/yayınevinin/çevirmenin beni ve kitap hakkındaki düşüncelerimi şekillendirsin istemiyorum. yani kalkıp da ben raskolnikov'un hal ve hareketlerini, önsöze göre algılamak, önsözdeki kalıba oturtmak istemiyorum. kitap bittikten sonra okuyorum ki "hmm, ben de böyle düşünmüştüm." veya "ben o durumu pek hissedemedim." gibi kişisel yargılamalarımı daha rahatça yapabileyim.
0
m e b
(05.01.15)
Eskiden sıkılırdım, gereksiz vakit kaybı gibi gelirdi, şimdi okumadan geçmiyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
okumuyorum,içim daralıyor,bir an önce olayı öğrenme, karakterleri tanımak istiyorum, bazen kitap bittikten sonra okurum ama bazen.
0
kuzey li
(05.01.15)
duruma göre değişiyor. biraz okuyorum, devamını okuyup okumayacağıma o şekilde karar veriyor.

önsözü yazarın kendisi yazdıysa okuyorum genelde. ancak önceki cevapta da belirtildiği gibi, editörlük nedir bilmeden direk önsöze kitabı özetleyenlerin varlığı sebebiyle önyargıyla yaklaşıyorum.

kitap bittikten sonra geri döner bakarım. çoğu önsöz yazan şahsiyet, aslında bunun sonsöz olması gerektiğinden bihaber yazıyorlar.
0
dahinnotha
(05.01.15)
istatistik yapsam %50 okuyorumdur. çok ilgi duyduğum bir mevzuysa kesin okurum. yazının niteliği de önemli. malum önsöz yazarken kendini kaybedenler var, 20 sayfa. e ben kitaba başlama heyecanıyla senin tezini mi okuyacağım?
0
antikadimag
(05.01.15)
en baştan itibaren tüm sayfaları okurum. matbaa vs. dahil
0
mallemuck
(05.01.15)
Genelde kitaptakilerin kim olduklarını anladıktan ve belirli bir senaryo çizildikten sonra okuyorum.
0
aychovsky
(05.01.15)
önsöz yazısını kitap bittikten sonra okurum genellikle, genellikle de okurum. Bazı önsözler kitabı okuduktan sonra pekiştirici olabiliyor. Bazı önsözlerde zaten önsözü yazan kişi/ler de "yerinizde olsam doğrudan kitaba dalar sonra bu yazıyı okurdum" gibisinden şeyler de yazıyorlar ki bence de mantıklı olan bu.
0
gochebe
(05.01.15)
fakültede önsözden soru soran bir hoca vardı. önsöz de 20 tane falandı ve 50 60 sayfa vardı.
0
ground
(05.01.15)
(31)

Trans/Eşcinsel'lere neden hoşgörü göstermeliyiz?

jihat
Öncelikle artniyet yok, gerçekten öğrenmek istiyorum.Translık, eşcinsellik insan tabiatında olan şeyler mi? Bunlar düşününce bana sapkınca şeyler gibi geliyor.
Öncelikle artniyet yok, gerçekten öğrenmek istiyorum.

Translık, eşcinsellik insan tabiatında olan şeyler mi? Bunlar düşününce bana sapkınca şeyler gibi geliyor.
0
jihat
(05.01.15)
onların insan olduğunu kabul edip ona göre davransan yeter. herhangi bir insana normal şartlar altında ekstra bir hoşgörü göstermene gerek yok.
0
nawar
(05.01.15)
aslında ekstra bir şey göstermemeliyiz. normal insan gibi davranılsa yeter sanırım. kimsenin fazladan bir beklentisi yok.
0
c1b2k3
(05.01.15)
konuyu derinlemesine bilemem fakat hetero erkek olarak trans bireylerden hoşlanıyorum. cinsel deneyim yaşamışlığım var. bana iğrenç gelen kadınsılık barındırmayan şeyler. başkasına da o çekici geliyor; sana hepsi iğrenç geliyor. ayrıca hetero olmuyorum galiba böyle bir durumda. trans seviciyim.
0
Yehova
(05.01.15)
@mor bembombom heteroseksüellik insan fıtratı olduğu için bence.
0
🌸jihat
(05.01.15)
(bkz: birazdan buralar karışacak )

translık ve eşcinsellik insan tabiatında olan bir şey. osmanlı'da bile örnekleri var. trans veya eşcinsel olmayan, sizin tabirinizle "normal" olan insanlar da gayet sapkın olabilir. sapkınlığın cinsel tercihlerle hiç bir alakası yok.
0
the silent enigma
(05.01.15)
insan tabiati seyin ne oldugunu nereden biliyorsun? insan icin dogal olan olmayan nedir? ahlakli, sapkın, sapık tanımlarını neye göre kuruyorsun? sana sapkınca geliyor olmasi yeterli mi bu insanlari yargilamak icin? sen kimsin?
0
jaygatsby
(05.01.15)
İnsanların -karşılıklı rıza çerçevesinde- kimle yattıkları sadece kendilerini ilgilendirdiği için hoşgörü gösterebilirsin mesela. Seni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez. İyi insan olup olmadıklarına bak, hetero/bi/eşcinsel/trans olup olmadıklarına değil.
0
m e l t e m
(05.01.15)
Herhangi bir insana zararlari mi var secimlerinin?
yok.
O zaman bir insana gosterilmesi gereken minimum saygi neyse onu da hakettiklerini dusunuyorum. Tercihleri kendi hayatlarini belirler. Kime ne zarari var.
0
rayde
(05.01.15)
reserved. -reklam alınır-

yorum: ulan yıl bilmem kaç hala sen şunla sevişme sen şundan hoşlanma diye yorum yapılıyor :D birader translar ya da eşcinseller seni mi.... ? :D insanlar nasıl mutluysa öyle olsun bırak. insan tabiatında olmasa bu eğilimi nasıl gösterecekler? :) hayvanlarda da bu tarz eğilimler var, insanlarda da :) intihar etme de bir eğilim, suç işleme de bir eğilim, heteroseksüellik de bir eğilim, pedofili de bir eğilim. insan tabiatında hepsi var :)
0
secilmis uye
(05.01.15)
@antikadimag az önce milyonlarca eşeysiz üreyen canlının ahını aldın. bununla da yetinmedin cinselliği üremenin parçası olarak gördün. umarım cinsel ilişkiyi yalnızca ve yalnızca üreme amaçlı yapıyorsundur. artık kiminle birlikte oluyorsan onla seks sırasında korunuyorsan ya da vajinal birleşme (uygun tabir bulamadım) dışında herhangi bir şey yapıyorsan çok büyük yanlışın var (ya da iki yüzlüsün)
0
nawar
(05.01.15)
Bence insan tabianda olan normal bir durum degil, bir tur hata ya da ariza.
Ekstra bir hosgoru gostermeye de gerek yok, hor gormeye de gerek yok. Trans iste, kendi halinde, kimseye zarari yok. Bence igrenc birsey ama benim icin pirasa yemek de igrenc birsey. Pirasa yiyenlerle de derdim yok.
0
delifaruk
(05.01.15)
@mor bembombom abi kadın hakları falan ne alaka? @ antikadimag'ın da dediği gibi cinsellik canlıların üremesi olayıdır. dolayısı ile de bu olay insan türüne aykırı.

ha hoşgörü konusunda eyvallah. her birey kendi sınırlarında özgürdür vesselam.
0
🌸jihat
(05.01.15)
@jihat cinsellik sadece üreme için yapılmaz. sen daha önce cinsel birliktelik yaşamadın sanırım. Yaşadıysan da çocuk yapmak için mi yaşadın?
0
secilmis uye
(05.01.15)
@secilmis uye; mesele cinselliğin neden ve nasıl ortaya çıktığı. şu anda ne için kullanıldığı değil.

örneğin parfüm şişesinin asıl amacı görsel haz ve esansı saklamaktır ama insanoğlu bunu çeşitli uzuvlarına duhul etmek suretiyle kullanırsa amacına ters/anormal bir durum ortaya çıkar. kimse neden yaptın deme hakkına sahip değildir orası ayrı.
0
antikadimag
(05.01.15)
sana neden hoşgörü göstermeliysek ondan +1

daha ayrıntılı atar yapan arkadaş çıkar nasılsa diye kendimi yormuyorum. saygılar selamlar.
0
merena
(05.01.15)
@antikadimag iyi de her şey çıktığı gibi kalmak zorunda değil ki insan gelişiyor, zevkler değişiyor, ihtiyaçlar değişiyor, tercihler değişiyor, duygular, doğa, dünya, evren, her şey :)

insan doğasına aykırı diye homo erectus mu olalım? :)
0
secilmis uye
(05.01.15)
hoşgörü göstermemeliyiz. çünkü ortada hoş olmayan, tahammül edilemeyen, katlanılacak bir durum yok. başka bir açıdan; herhangi bir insana ne kadar ve hangi konularda hoşgörü gösteriyorsan o kadar göstermelisin. lgbt birey olması farklı tavırlar geliştirmeni gerektirecek bir durum değil
0
sheridans
(05.01.15)
eşcinsellik insan tabiatında olan bir şey değil. hayvan tabiatında olan bir şey de değil. çiftleşmenin amacı nesli devam ettirmektir, bunu nesli devam ettiremeyecek şekilde yapmak anormaldir. lakin, insanlar özgürdür. senin özgürlüğünü kısıtlamayan bir şeye karışamazsın. karışmamalısın.
0
icim urperiyor
(05.01.15)
cinsellikte temel amaç zevk almaktır. bütün canlılar alemininin (taksonomi olan alem) %90'ının aksine insanlar olarak biz zevk için birlikte oluyoruz. üreme farklı bir şey. sadece ve sadece çocuk yapmak için birlikte oluyorsanız buna saygı duyarım tabii. bu arada, konu seks iken "cinselliğin ortaya çıkışı..."/"çiftleşmenin amacı..." diye bir başlangıç bitişine bakmadan çok saçma. zaten bitişi de saçma o başka.

ha diyeceksin ki o zaman "madem zevk işi sen neden hemcinslerinle birlikte olmuyorsun ?". gelecek çünkü bu soru bana olmasa da burada bu şekilde yazanlara. şöyle ki eşcinsellik bir yönelim. tercih değil. örneğin yemek konusu tercih meselesidir. tadını sevmesen de, peşin yargılı olsan da belki bir restoranın o yemeği iyi yaptığını vs. duyup gidip deneyebilirsin. bu yolla bakarsak tercih diye görenler, gidip hemcinsleri ile birlikte olmayı denesinler. e tercih nasıl olsa sevmeseniz de tecrübe etmiş olursunuz en azından. yönelim ise farklı bir şey.
0
nawar
(05.01.15)
@nawar sana da aynısını kopyalayayım. "mesele cinselliğin neden ve nasıl ortaya çıktığı. şu anda ne için kullanıldığı değil."

cinselliğin tek nedeni üremedir. başka hiçbir nedeni yoktur. yan ürün olarak verdiği zevk için kullanılması onu bu gerçekten ayırmaz. isteyen cinsel organıyla istediği gibi bu yan üründen istifade edebilir. hatta bireysel olarak kendisi hemcinslerine ilgi duyuyor olabilir ancak bunun onu norm dışı yapmasından kaçamaz. biyolojiye gözünü kapayıp homo=hetero denklemi kuran adamı ciddiye alamam.

tamamen biyolojik bir olaydan bahsediyoruz. bunun evrimleşme sürecini de takip edebiliyoruz. neden evrimleşmiş? üremek için. neden zevkli? canlıları üremeye teşvik için. bu konuda gereksiz bir tatavaya gerek yok.

jared diamond - seks neden keyiflidir konuyla ilgilenenler için.

edit: istifa >>> istifade
0
antikadimag
(05.01.15)
hayvan dendi geldim :)

en.wikipedia.org
0
soso
(05.01.15)
escinsellik hayvanlarda yok diyenler icin

en.wikipedia.org

insanlarda normal degildir diyenler icin

en.wikipedia.org

fıtrat zıtrat deyip batı oyunu, müslümanlıkta yeri yok diyenler icin

wikiislam.net
0
jaygatsby
(05.01.15)
@secilmis uye

katılıyorum. hatta insan doğası dersek bile doğru ifade edemeyiz bence. sonuçta "the insan"ın doğasına aykırı olan bir şey "that particular insan"ın doğasının ta kendisi olabilir. herkes istediği gibi yaşayabilir.

ama çıkıp da homoseksüellikle heteroseksüelliği benzer şeymiş gibi göstermek çok abes. eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(05.01.15)
hoşgörü göstermeyin. ne öyle haşarılık etmiş çocuğa neyse kereta der gibi. doğal olmayan, normal olmayan, işlevsel olmayan, caiz olmayan vs. ne ile rasyonelleştiryorsanız bir kenara koyup insanca yaşamaları için en azından saygı gösterin.

sadece bir "şey" olduğu için bir kenara itilip ölmek durumunda olan insanlara fırsat vermiyorsanız en azından olanları da engellemeyin.
0
caylaktozu
(05.01.15)
@krem peynir, abi sende çok genelleme yaomışsın ama. o zaman katillere, hırsızlara falan da saygı göstermeliyiz insan oldukları için?
0
🌸jihat
(05.01.15)
Hoşgörü göstermemeliyiz.
Diğer insanların seçimleri bizden farklı olunca hoşgörü göstermek değil, seçimine saygı duymak gerekiyor.

Ben de doğal olmadığını düşünenlerdenim. Osmanlıyı örnek gösterip duruyorlar ya da daha eskileri. Tarihsel geçmişini çok irdelemedim, gerek de yok.
Biyolojik olarak üremeye programlandıysak bu tür bir ilişki doğal olan olmamalı.

Yine de, kimsenin ne yediğine karışamayacağım gibi cinsel hayatına da karışamam. Böyle bir hakkım yok.

Onlar için üzülüyorum. Zor bir hayat olmalı. Toplumdan dışlanma tehdidiyle yaşamak, dışlanmak. Kimsenin malına canına kastları yok, kendilerine kendilerince bir yol seçiyorlar ve toplum bunu kabul etmediği için yapmak istemedikleri şeyleri yapıyorlar. Ailelerine, topluma yalan söylemek zorunda kalıyorlar, belki istemedikleri işleri yapıyorlar. Hor görülüyorlar. İkinci sınıf vatandaş gibiler. Onlara yapılanlara sessiz kalmak, köleliğe karşı çıkmamak gibi bir şey bence.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
Neden cevap yazıyorsunuz ki bu mantığa?
0
35.spartalı
(05.01.15)
Sapkınlık biraz göreceli bir durum. Hatta aslında ahlaksız bulabilirsin, ama bu saygı duymaman için sebep değil. yoksa ortalama bir Türk vatandaşının günlük hayatta yaptığı birçok şeyi sapkınlık olarak görecek çok uç insan var burada. Onların bunu bole düşündüğünü hayal etsene. Bira içene niye saygı duymalıyım? Bence sapkınlık dese insanlar nasıl olur? Ki bira içmenin sapkınlık olduğuna inanan insanlar da var bu ülkede.
0
anten
(05.01.15)
öğrenmiş olduğumuz bir çok kavram, öğretenler tarafından bize "iyi" ve "yüce" gösterilerek kavramın içerisindeki iktidar ilişkilerinin gizlenmesi sağlanıyor. Bu kavramları da biz saflığımızla iyi belleyip pelesenk ediyoruz dilimize. "Hoşgörü" kavramı da bu türün başat örneği. Oysa irdelendiğinde, hoşgörü egemen olanın ezilen/egemen olmayan üzerindeki iktidarını simgeleyen bir tavrı niteler. Bir yaşlı, gencin bir hatasını hoşgörür, baba oğlunu, tanrı kullarını, devlet kapıkullarını ...

Oysa bize benzemeyenlerin bizimle yaşayabilmeleri için en son gereken şey hoşgörüdür, olmazsa olmaz şey ise saygı. Saygı da hoşgörünün aksine, karşısındakini kendiyle eşit "say"maktan geçer ve bu durum herkesin dilediği cinsel tercih/yönelim ile yaşayabileceği bir toplumun en önemli anahtarıdır.

edit : @35.spartalı hayata islamcı/cemaatçi pencereden bakan tiplerin geleneksel provakatif ve kendince soru sorarken düşündürdüğünü, aslında bir nevi cevap verdiğini düşünen bu tip duyurulara oldukça alıştık. Kendi adıma bu duyuruya yazdığım cevap, soruyu sorana ilişkin değil.
0
gochebe
(05.01.15)
eğer ki seni rahatsız edecek ve özgürlüğünü elinden alacak şeyler yapmıyorsa, kimseye bir zararı dokunmuyorsa ne olursa olsun o insana saygı göstermek zorundasın, trans ve eşcinsel bireyler de dahil.Onlara saygı göstermek lütfedilecek bir durum değil
0
isadora
(05.01.15)
hoşgörü göstermemek için nedenimiz ne olabilir?

-bu işler günah diyosan(ki dinlerde de yeri vardır transeksüelliğin, cinsiyet değişimine bazı durumlarda cevaz verilir); benim de işlediğim her günahta dışlanmam gerekir.
-vücudunu değiştirdiği, fıtratına aykırı hareket ettiği içinse; estetik yaptıran, saçlarını boyayan, dövme yaptıran, kulak deldiren, kaş-bıyık aldıran, ağda yapan insanları da dışlamam ama öncesinde bunları yapmamam gerekir.
-sevişme tarzları farklı, sapkınca olduğu için diyosan heteroseksüel olup gayet de sapkın fantezilerimiz olabilir.

benim anlamadığım biz kimiz ki dışlıyoruz amk? dışlayınca elimize ne geçiyor? yoldan geçen kadınlara laf atan o.ç.leri dışladık mı ki? karısına fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan adamları dışladık mı ki? çalışanını taciz eden patronu dışladık mı ki? altı üstü hemcinsinden hoşlanan insanları dışlıyoruz?

transeksüeller neden sadece seks işçiliği yapmak zorunda? soliter oynamaktan beyni sulanan memurlar kadar iş yapamaz mı? öğrencilerine saygı duymayan bir öğretmen kadar ders anlatamaz mı? hastanın yüzüne bile bakmayan doktorlar gibi ilaç yazamaz mı?

insanların seçimine, yönelimine göre hoşgörü göstermek gerekiyorsa baş örtülü bir kadına gösterilen hoşgörü de abes kaçmaz mı? kadının fıtratında kapanmak var diye mi işin içinden çıkmalıyız?

erkeksin sanırım, çünkü kadın olup bi kere bile iğrenç insanların sözlü-fiziksel tacizlerine maruz kalsaydın daha iyi empati yapabilirdin. bize garip gelmesi olayı saçma yapmaz.

(soruyu biz olarak sorduğun için biz olarak cevap verdim. yoksa hadi hoşgörü gösterelim demek bile saçma. her canlıya olduğu kadar haklarına saygı duyacaksın.)

uh yorumları okumadıydım tekrar geldim. eğer bi kere bile lezzet almak için yemek yemediysen, sadece karnını doyurmak, vücudundaki madde döngüsünü devam ettirmek için besleniyosan haklısın.

ama umarım fıtratındaki 'zevk alma'nın da varlığı kabul eder ve zevk aldığın için de sevişirsin.
0
seksen9
(05.01.15)
(15)

evli biriyle flört etmek.

odetojoy
bana çok normal dışı geliyor ama acaba ben böyle düşünürken bir yerlerde normal olma ihtimali var mı?iş yerinde bi kız var, bana beğendiği kişiyi söyledi, yılbaşı partisinde onunla muhabbet kurarım dedi. evli o dedim, geçen hafta eşi için bilet istemişti benden konsere gelmişlerdi dedim.aa deyip tüh
bana çok normal dışı geliyor ama acaba ben böyle düşünürken bir yerlerde normal olma ihtimali var mı?
iş yerinde bi kız var, bana beğendiği kişiyi söyledi, yılbaşı partisinde onunla muhabbet kurarım dedi. evli o dedim, geçen hafta eşi için bilet istemişti benden konsere gelmişlerdi dedim.

aa deyip tühledi. sonra yılbaşı partisinde o çocukla konuşurken gördüm. evli olduğunu söylediğim çocuk oydu dedim. yine şaşırmış gibi yaptı, boşanma aşamasındaymış ama dedi. geçen hafta birlikte konsere gelip eğlenmişlerdi ama dedim? sustu. bu beni kötü biri yapar mı diye sordu, sen cevap verebilirsin buna dedim.

o günden beri sigara içmediği halde, sigara içilen eyre çıkmalar, çocukla sohbet etmek için ortak arkadaş bulmalar derken, bu akşam yemeğe çıkacaklar.

banane amk dedim, bana mı kalmış. adam karısını düşünmüyorsa, kız kendini ne duruma soktuğunu görmüyorsa banane diyorum, ama yok. napardınız ya, siz olsanız napardınız. ahlak bekçiliği yapmak değil bu, bana doğru gelmiyor ya. kendimi yedim bitirdim günlerdir.
0
odetojoy
(05.01.15)
allah kahretsin ya bırak ne halleri varsa görsünler..
0
t joe
(05.01.15)
evli biriyle flört etmek evet kötü. ama evli birinin başkası ile flört etmesi daha kötü. kimse bunu konuşmuyor nedense.

ayrıca sen niye kendini yiyip bitiriyosun. senlik bi durum yok. bildiğini söylemişsin işte.

erkeklerin de yıllardır boşanma aşamasında olup kızları düdüklemesi, kızların da yıllardır bunu yemesi.
0
elorelia
(05.01.15)
Takılmamak lazım society rules lara. Belki ilerde başına geleceğinden ya da geçmişte geldiğinden biraz da bu tepkilerin derecesi de, fazla üstüne düşme bence artık.
0
Cursed Chico
(05.01.15)
Onlara normal geliyorlarsa birak takilsinlar.
Bence igrenc. Ustelik bile bile evli biriyle takilmayi istemek ne bileyim ya. Nasil psikolojileri varsa artik.
0
rayde
(05.01.15)
Bazı insanlarda, "ayırıp ben alırım nolucak." tavrı da var.
Normallik, göreceli bir şey. Bana göre değil ama alan memnun satan memnun görünüyor.
0
afush
(05.01.15)
alternatif evrende normaldir belki.
0
nawar
(05.01.15)
belki adam başka biriyle daha insancıl bir ilişki kurabildiğini görünce eşinden ayrılacak. belki eşi manyak evden kaçmak için bahane arıyor. belki uzun süredir aynı ilişkide olmaktan sıkıldı ama yeni biriyle biraz flört edince eşini ne kadar çok sevdiğini fark edecek. kimseye düşmez yani sonsuz sonucu olabilir bu durumun.

ayrıca evlilikleri illa sürdürmenin çok iyi olacağı nereden çıkıyor onu da anlayamıyorum. eşinin bilmeye bence de hakkı var, adam söylemeli. başka da kimsenin müdahele etmeye hakkı yok bence. (insan böyle bir şeyi ancak en yakın arkadaşının aldatıldığını görürse falan dayanamayıp söyler diye düşünüyorum, o da kendisi vicdan azabı çekmesin diye, yoksa bize ne allah aşkına)
0
freya
(05.01.15)
kız için değişen bir şey yok, kaybedecek bir şeyi ya da verilmiş bir sözü yok.
adam da kaybedeceği şeyleri gözden çıkarmış.
0
kayranin kedisi
(05.01.15)
Olan yine en çok ikisine olur, sürünürler, merak etme.
0
cokkarisik
(05.01.15)
öncelikle karışmayın duruma, yetişkin 2 insan, ne yapacağını söylemek anne gibi peşinde dolanmak da garip bence.

ben olsam hiçbir şey yapmam çok yakınım değilse. yakın arkadaşımsa saçmalama falan derim baktım devam ediyor pek muhatap olmam gelecekte.
0
merena
(05.01.15)
odetojoy bazen insanların hata yapmalarına engel olmamak ve düştükleri zaman kendilerinin ayağa kalkmasını seyretmek gerekir. insanların mutluluk veya mutsuzluklarında pay sahibi olma riskini almayın, yarın bir gün o kişiyi kaybedersiniz.
0
galahad
(05.01.15)
Herif karıyı sikmeye çalışıyor, karı ekmek çıkar mı diye kendini siktirmek için bahane arıyor. Kendisine bilet alınmış eş evde duruyor. Eş şirret vs olabilir ama kandırılmayı hak etmiyor. Tek bildiğim bu. İş devam ederse boka saracak. Eşin yakınıysanız söyleyin, değilseniz zaten er geç ortaya çıkacak. Siz de gülerek izleyin kepazeliklerini.
0
okyanustaki depresif ruzgar
(05.01.15)
Buradaki herkes aldatılan eş olsaydı "bana söylenmesini isterdim" derdi sanıyorum. En azından büyük çoğunluk. Ben isterdim.

Yine de aynı durumda ben söyleyemedim, üstelik eşi gelip sordu da. Adam bu hayatta tanıdığım en saçmasapan insandı. Adamın eşi hariç ailesindeki herkes de biliyordu. Karısını tatile yollayıp sevgilisini eve çağırıyormuş, ailecek yemek yiyorlarmış. Sevgilisi onlarda kalıyormuş.
Kadının sorusuna hayır yok öyle bir şey de diyemedim. Sana saygı duyuyor dedim. O anladı sanırım. Ama boşanmadı biliyor musun. Büyük olasılıkla bir tomar yalan söylemiştir. Sonra bir çocukları daha olmuş. Adam hala aldatıyor mu bilmiyorum, görüşmüyorum. Ama rahat duracak biri değil, aldatıyordur kesin.

Ben yuva yıkılmasına neden olacak bir şey yapmak istemedim, bu sorumluluğu almak istemedim. Çünkü çocukları vardı.

Çok zor bir durum. Gözlemleyeceksin, sana ters gelecek, sessiz kalacaksın. Adam benim örnekteki gibi biri değilse konuşmayı deneyebilirsin. Ben adama "karına söylemem gerekiyor böyle bir şeye sessiz kalamam" deseydim vaz geçmezdi. Acayip bir yaşam anlayışı vardı. Sevgilisi haricinde günlük ilişkileri de oluyordu. Pislik!

Amaan yaa, onlar keyfinde derdi bize düşüyor. Kaç yıl oldu ben hala kendimi sorguluyorum. Sen de sonradan kendini sorgulayacaksan şimdiden bir şeyler yap diye anlattım. Sorgulayacakmışsın gibi çünkü.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
belki adamla esinin acik evlilikleri var, belki bu hatunu da alip treesome yapacaklar? Birde boyle dusunun bakalim. Ilisme kotu olursun derim ben ispikciye cikar adin
0
selam
(06.01.15)
aynısı başıma gelse ne adama, ne de karısına bir şey söylerim. o nifakçı kızla aramı açardım. öyle insandan başkasına zarar geliyorsa sana da gelir
0
patr
(06.01.15)
(16)

Bu çiçeğin ismi nedir? (Eğer çiçekse)

wrayburn
İş yerinde bi ağacın Altında açtı kendisi, ben bu ağacın altına baya ne bulursam dökerdim yeşilcay, meyve çekirdekleri falan:)Ot mudur yoksa bi adı var mı nedir bu bilen var mı?http://imgur.com/wcIV62S
İş yerinde bi ağacın Altında açtı kendisi, ben bu ağacın altına baya ne bulursam dökerdim yeşilcay, meyve çekirdekleri falan:)

Ot mudur yoksa bi adı var mı nedir bu bilen var mı?

imgur.com
0
wrayburn
(05.01.15)
emin degilim ama cicek degil.

bir meyvenin cekirdeginden fidan olma yolunda ilerliyor.

malta erigi ya da ceviz olabilir. (yapragini ceviz yapragina benzettim)

kesin bilgi degil yaymayalim
0
exlibris
(05.01.15)
fasulye olabilir
www.google.com.tr
0
dabakhaneye bok yetistiren at arabaci
(05.01.15)
Fasülye değil galiba, bilen biri fasülye değil dedi ama ne OLDUĞUNU bilemiyor, erik olabilir belki erik çekirdeği de atmış olabilirim:)
0
🌸wrayburn
(05.01.15)
fasülye degil, cilek degil, lahana degil.
kesin bilgi.
0
shi aila
(05.01.15)
semiz otu
0
zebragibi
(05.01.15)
semiz otu da değil, bu da kesin bilgi.

edit: alttaki iki yaprak gerçekten semizotuna benziyor ama onlar bitkinin yaprağı değil. çenek mi deniyor ne deniyor ondan. asıl yapraklar üsttekiler.

zaten semizotu öyle sırık gibi uzamaz.
0
kibritsuyu
(05.01.15)
alttaki iki yaprağı sayma. üstteki iki yaprak bitkinin asıl yaprakları. üstteki yaprakları ön yüzünden fotoğraflasana.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
buldunuz ne-olduğu belli olmayan çiçeği ezin hor görün dalga geçin vicdansızlar:)
0
🌸wrayburn
(05.01.15)
Üst Yaprakları i.imgur.com
0
🌸wrayburn
(05.01.15)
semiz otu.
0
air
(05.01.15)
ceviz ya da malta erigi. son kararim.

ceviz www.orguelisi.com
malta erigi www.sifamarket.com

semiz otu degil arkadaslar. eleman agac olacak sebze degil.
0
exlibris
(05.01.15)
bence ceviz ve malta eriği de değil.

birincisi bunun ağacın dibine atılan meyve çekirdeklerinden olduğu kesin. cevizin atılıp filizlenecek bir çekirdeği yok, tesadüfen de çıkmaz. malta eriği atılabilir ama onun da yapraklarına benzetemedim. daha ince uzun ve ucu sivri olur malta eriğinin. ama malta eriği çok arsızdır. yazlıkta bahçemize envayi çeşit meyve çekirdeği gömdüm, sadece malta erikleri çıktı. biri de değil, hepsi çıktı.
0
kibritsuyu
(05.01.15)
Malta eriği olma ihtimali var artık ne zaman yiyip attıysam oraya, insan bi mutlu oluyor sevgili dostlar besleyecez büyütücez artık, inşallah meyvesini de yeriz sulu sulu:)

Emeği geçen herkese teşekkürler Gönül dostları:) Semiz otu lahana diyenlerde dahil.

Arkadaşlar bi an umutlandım sevgi besledim işe yarar bişi çıkmazsa dünya Başıma yıkılır

Bi el atın kesinleştirelim
0
🌸wrayburn
(05.01.15)
ceviz ve yenidünya(muşmula) değil arkadaşlar. semizotu hiç değil.

araştırıyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
keçi boynuzu yemiş olabilir misin acaba? yaprakları şurada var. yapraklardaki damarlar aynı. senin bitki güneşi görebilmek için biraz fazla uzamış. boyu yanıltmasın.

www.msxlabs.org
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
Keçi boynuzuna çok benziyor gerçekten de, Keçiboynuzu yediğimi de Hatırlıyorum büyük ihtimal onu da attım:)

Büyük ihtimal keçi boynuzu Çok benziyor.

Çalışırken amma da yemişim:)
0
🌸wrayburn
(05.01.15)
(6)

Çocuklar için genel kültür?

birkac sorum var
Selam genşler,12 yaşında Orta 1 e giden bir yeğenim var ve evde internet ve bizim eski brittanica ansiklopedilerden yok. Doğal olarak genel kültürü çok zayıf. E televizyonlar da malum. Bu çocuğa nasıl bilgi pompalamak lazım? (Kitap ve film haricinde)Şimdilik aklıma gelen National Geographic dergi üy
Selam genşler,

12 yaşında Orta 1 e giden bir yeğenim var ve evde internet ve bizim eski brittanica ansiklopedilerden yok. Doğal olarak genel kültürü çok zayıf. E televizyonlar da malum. Bu çocuğa nasıl bilgi pompalamak lazım? (Kitap ve film haricinde)

Şimdilik aklıma gelen National Geographic dergi üyeliği ama kids versiyonunu alırsam çok basit kalacak gibi geliyor. Ne dersiniz? Böyle kaynak olarak da kullanılabilecek neler önerirsiniz?
0
birkac sorum var
(05.01.15)
gazete dergi ve bol bol hikaye kitabi.
0
baldur2
(05.01.15)
Tiyatroya gidebilirsiniz. Şehrinizde olan resim sergilerine, konserlere gidebilirsiniz.
Müzeleri gezebilirsiniz. Doğa tarihi müzesi çok güzel bilgi pompalar. Bir kere değil birkaç kez gitse daha iyi olur. Yaşadığınız şehirde var mı bilmiyorum tabii. İzmir'deki çocuklar bu yönden epey şanslılar. Doğa Tarihi Müzesi, Bilim müzesi, TCDD müzesi, Kadın Müzesi, Oyuncak Müzesi, Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, Arkeoloji Müzesi ilk aklıma gelenler. Müzeler Ufku açmak için çok iyi oluyor. Çocuğu sıkmadan, eğlenceli hale getirerek gezmek iyi sonuçlar veriyor. Barajlara, ekili alanlara, köylere gidebilirsiniz, doğa yürüyüşleri çok iyi olur.
Çocuk görerek, dinleyerek ve içine girerek öğrenir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
Maalesef burası trakya'da bir ilçe. Çok seçenek yok.

Dergi hakkında ne düşünüyorsunuz. Kids ya da normal? Ya da başka bir dergi?
0
🌸birkac sorum var
(05.01.15)
Tudem'in güzel bir dergisi var, ona abone olabilirsiniz. www.tudem.com

Bilim Teknik'in Bilim ve Çocuk Dergisi var.

Tudem, Gün Işığı Yayınları, Can Çocuk'un sürükleyici kitapları var.

Televizyonda bu kanal var: www.facebook.com

yumurtaliekmek.com

Ayrıca yaşına uygun pratik matematik, eğlenceli bilim aktiviteleri, atölyeleri var, bilim merkezlerini gezmeye gidebilirsiniz.

Bir de şu var: cicicee.com

www.bilimkahramanlari.org
0
kaset
(05.01.15)
birlikte belgesel izleyin izlettirin yada onunla birlikte gezin. gezerken anlatın sohbet edin.(tabi burada anlatıcı-aktarıcı olarak sizin genel kültürünüzün boyutu da önem kazanıyor) öncelikle görsel-işitsel hafızasını desteklemek gerektiğine inanıyorum kesnilikle.

kendimi düşünüyorum onun yaşlarında okuldan gelip national geographic teki lonely planet serisini izlerdim 45 dakikalık bölümlerdi ve deli zevk alırdım. yazın müze kart alıp bol bol yer gezdirin ama bilinçli gezsin yani aa ne güzel seramik, ne tarihi kapı, ne renkli motif gibi değil. bana büyük katkısı oldu diyebilirim gezerek öğrenmenin.

yani demek istediğim, okuma, dergi aboneliği... bunlar okuma alışkanlığı olmayan hele bilgisayara doğan çocuklar için direk rafa kalkacak alternatifler bence...bir iki bakıp geçecek. ilgi alanını oluştursun sonra üzerine okur zaten. önce kendini keşfetmesine izin vermeli. ve bu eğlenceli yollarla yapılmalı
gördüğümden öğrendiğimi kitaplardan öğrenmedim ben. kitapla sadece kelime hazinem genişledi. genel kültürüm ve algım izlediklerimle arttı.

ha bir de eğilimi varsa bi müzik türü söylemeye yada enstruman çalmaya başlayabilir. enstruman çalmak o enstrumanla çalınan müziğin gelmişini geçmişini bilmek nasıl doğmuş nerelerde kullanılmış bestecileri nelerden etkilenmiş, hangi devirde nasıl değişime uğramış neden bunun toplumla bağlantısı nedir... filan ciddi genel kültür ve olaylar arası değerlendirme yeteneği verir insana.
0
gis
(05.01.15)
bir de şu var "çevresinde merak edilecek şeylerin konuşuluyor olması lazım" kısmına kesinlikle katılıyorum.
fakat anne ve babası okursa çocuk da okur a katılamıyorum yada ben çok kötü bir örneğim heralde. annem deli gibi kitap babam günde 3 gazete okur. bu eskiden beri böyleydi. ben ise okumaktan çok çabuk sıkılan bi insanım. dikkatimi veremiyorum. konuşma sohbet beni çok daha çabuk yakalıyor. buna sebep yine annem babam çünkü evde bişey iş yaparken sürekli konuşurlar. "böyle yapıyorum çünkü şöyle olmasını istiyorum." yada "ben şöyle düşünüyorum ya sen?" şeklinde. çocuk da ister istemez duyuyor.
çocuk negatif-pozitif herşeyi duyar anlamaz sanılan anlarda bile. evdeki gerginliği/mutluluğu hisseder ve bu onun karakterine işler.
0
gis
(05.01.15)
(9)

Bağımlılık

docrivers
Çevrenizde bağımlı olan var mı ( kumar,uyuşturucu ) gibi kendisine ve çevresine zarar veren türden ? izlenimleriniz neler, ben kumar bağımlısıyım ve siktiğimin şeyini bırakamıyorum elim ayağım titriyor deliriyorum oynamadığım zaman, hayatım söndü gençliğim piç oldu tavsiye istemiyorum sadece ne bili
Çevrenizde bağımlı olan var mı ( kumar,uyuşturucu ) gibi kendisine ve çevresine zarar veren türden ? izlenimleriniz neler, ben kumar bağımlısıyım ve siktiğimin şeyini bırakamıyorum elim ayağım titriyor deliriyorum oynamadığım zaman, hayatım söndü gençliğim piç oldu tavsiye istemiyorum sadece ne bilim yazmak istedim.
0
docrivers
(05.01.15)
geçen sene ben. bu yaz biraz tedavi gördüm. şimdi bu yüzden ailemin evindeyim. canım bazen çekiyo bazen çekmiyor. ama sürekli aklımda. bir sene sonra tekrar taşınıp başlama hayali kuruyorum.
zarar olarak iş kaybı gün kaybı arkadaş kaybım var.
0
disardayim
(05.01.15)
bir kaç yıl önce ciddi kumar bağımlısıydım. çok ciddi paralar kaybettim pro masalarda. çok güzel paralar kazandım amatör masalarda. pokerden bahsediyorum. oynamadığım her saniye işkence gibi geliyordu. sanki fırsatım olan her dakika oynasam çok para kazanacakmışım gibi saçma saçma hisler vardı kafamda. sonra sonra kendiliğinden gitti bu hırs içimden. sıkıldım mı ne oldu bilmiyorum ama bir buçuk yılın ardından bıraktım. yani tam bırakmadım ama bağımlılık olayı kalktı.

aynı dönem alkolde de sıkıntılar çektim çok. onunla mücadeleye aynen devam ediyorum ama.
0
m murphy
(05.01.15)
geçen gün bizde kalan arkadaşın bir arkadaşı alkol bağımlısı ve tedavi olacak diye geldi. bir gün bizde kaldı benim cüzdanı çaldı. emin olamadık, o mu çaldı diye bir sorgulayalım, gözlem yapalım diye ertesi gün yine davet ettik bu sefer de ipad'i çaldı gitti.

adam meğer kokain bağımlısıymış. para yetiştiremiyormuş. olaylar büyüdü falan ama şunu anladık ki hayatı resmen boka dönmüştü. yaşayan ölü olarak geziyor, sadece kendisine değil çevresine de zarar veriyordu.
0
darkredanger
(05.01.15)
kumar bagımlılıgı obsesif kompulsif bozukluk sahbi olanlarda oluyor diye okumustum.
0
partizan
(05.01.15)
alkol bağımlısı bir arkadaşım vardı, babası da aloklikti ve hem genetik hem psikolojik bir bağımlılıkmış çocuğunki.

içmeden duramıyordu. her gün şişe şişe viski falan o derece. su yerine bira içerdi resmen. sonra psikolojik yardım aldı, ilaç sayesinde tamamen kurtuldu. aradan geçen 1 yılda hiç içmedi. şimdi nefret ediyor 3-4 yıl oldu bırakalı.

umutsuz olmamakta fayda var, psikolojik destek alın. ben de sigara konusunda tam bir bağımlıyım. sigarasız hayat ölüm gibi. ama karar verip deneyeceğim doktorla.
0
calligrapher
(05.01.15)
Babam 2 günde 5 paket marlboro bitiriyor. Bence çok zararlı bir bağımlılık, bildiğin hastalık. Evdeki kedilerin tüyleri sigara kokuyor artık.
0
mutlusismankedi2015
(05.01.15)
ev arkadaşım alkolik. içmediği akşamı göremedim henüz. işini etkilemiyor ama. yine de içmeden yaşayamayacağına eminim.
0
namus ninjası
(05.01.15)
alkol bağımlısı olduğumu düşünüyorum.. ve öyleyim..
0
kabardinka
(05.01.15)
var. hepsi için ortak olan konu hayatlarının mahvolması.

uyuşturucu kullanan öldü.

kumar oynayanın ailesi dağıldı. boşanmadan bir iki yıl sonra çok ağır hastalandı. hastalanınca eski eşi ona baktı. sonra adam kumarı bıraktı yeniden evlendiler. şimdi iyi gibiler. kadın pek mutlu değil, çeşitli hastalıklar baş göstermeye başladı. kayıpları çok fazla. uzun süre borç ödediler hala da ödüyorlar sanırım. kadın ek işler filan yapıyor.

bilgisayar bağımlısı olan çalışmıyor. arkadaşları azaldıkça azaldı. çevresi yok gibi bir şey. olanlar da onun gibi bilgisayar bağımlısı desem yalan olmaz. arada görüşüyorlar. toplaşıp oyun filan oynuyorlar. anne baba ölünce nasıl yaşayacak bilmiyorum.

alkol bağımlısı olan kazancını hiç ediyor, gecenin bir yarısı genç karısını çağırıp gel beni al buradan cüzdanımı kaybettim diyor. o kadar çok cüzdan kaybediyor ki...

başka bir alkol bağımlısı gece evden kovardı karısını. kadın evin bodrumuna saklanırdı sabaha kadar. ev iki katlı eski tip bir evdi, bodrum dediğin de evin altı. basık izbe bir yer. çocuklar ağlaşırdı, duyardık.

bir de şu var konuyla ilgili:
(kumar problemi ve uçup giden bir hayat)
www.eksiduyuru.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.01.15)
(32)

Kadin ve erkek tuvaletleri neden ayri?

delifaruk
Dusundum ama mantigini bulamadim. Nereyi atladim?Zaten is ustunde kimse kimseyi gormuyor, peki neden iki ayri tuvalet yapiliyor?
Dusundum ama mantigini bulamadim. Nereyi atladim?
Zaten is ustunde kimse kimseyi gormuyor, peki neden iki ayri tuvalet yapiliyor?
0
delifaruk
(04.01.15)
kadın ve erkeğin yanyana oturamadığı otobüsün olduğu bir ülkede bu soru sorulur mu hocam?
0
mr.goodcat
(04.01.15)
insanların biraz daha rahat hissetmesi için olabilir.
0
drystedb efficacious
(04.01.15)
Birbirlerini çükmesinler diye.
0
IncredibleMau
(04.01.15)
Bulgaristanda bazı yerlerde ortak kimse birbirini çükmüyor mesela. Zihniyet meselesi.
0
yigitkaraca
(04.01.15)
Kadınla erkeğin tuvalet kullanım mantığı birebir aynı değil. Biz işeyip çıkıyoruz; kadınlar tuvaleti gayya kuyusu gibi, neler dönüyor belli değil. O nedenle ortak olması pek mantıklı değil gibi.
0
angelus
(04.01.15)
ayrı olsa da ortak olsa da olur çok önemli bir mesele değil bence.
0
toua tokuchi
(04.01.15)
İş üstünde kimse kimseyi görmese de lavabo kısmına çıkarken giyimini tamamlayamamis olabiliyor insanlar.
0
nereye bu gidis
(04.01.15)
akaretler cafe nero'daki karma tuvaletten çıkan bir ablamız bu durumu şu şekilde açıklamıştı:" bu ne ya inanamıyorum. tuvaletler karma. ben çıktıktan sonra girecek bir adam beni çıplak hayal edecek burada belki. belki adam sapık, başka başka şeyler yapacak beni düşünerek".

sen böyle bir ülkedesin kardeşim. ablam çıkınca onun o nazik poposu değdi diye oraları yalayacak adamların olduğunu düünüyor la :D büyük bir devrim olurdu bence.

şu da var, umumi tuvaletlerde kadınlar genelde pedlerini falan değişiyorlar ya. onlar için orası özel bir alan işte. erkeğin girmemesi lazım.
0
evrenos gazi
(04.01.15)
Kadın erkek eşitliğini hak eşitliğinin ötesine taşıyanlar bokunu çıkarıyor. Kadınların böyle bir talebi olduğunu zannetmiyorum. Nükte.
0
IncredibleMau
(04.01.15)
erkeklerin girdigi tuvaletlerde klozetler uzaktan isendigi icin les gibi oluyor. kadinlarin bunu kullanmasi imkansiz. surekli temizleniyor olmasi lazim o da her yerde olmuyor.
bi de ayni yerde olursa ahlaksizlik olur tabi... ahlak onemli. ahlaksiz olursak yasayamayiz.
0
bohr atom modeli
(04.01.15)
Çünkü "eyi böyle"

O kadar içli dışlı olmayalım.
0
arnold schwarzeneger
(04.01.15)
estonyada öyleydi. kapıyı açtım 10 taneye yakın hatun tuvalet sırası bekliyordu. Ben de yanlarından geçip tuvaletlerin yanında yer alan 4 tane pisuvara yöneldim, aralarında paravan da yoktu arkadan da görünüyodu falan. Hatta dönüp baktım bütün sıradakiler işediğimi görebiliyodu (neden dert ettiysem asşldkasd) , sonra gidip elleri yıkadıdm, kağıt makinasından kağıt almayı da beceremedim, sıradaki hatunlardan biri gelip gösterdi nasıl kağıt alınıyo makinadan diye. Baya şaşırdım hatta.

Umarım benden sonra kadınlar pisuvara koşup her bi tarafını yalamamışlardır ben oraya işedim diye :/
0
bonjurkes
(04.01.15)
benim okuduğum ortaokulda ortaktı, pek de değişik gelmiyordu. tuvalet işte.
0
king lizard
(04.01.15)
ne zaman bir avmde pisuvara işemeye başlasam pisuvarda taşak kılı görüyorum. bu söz yeterli sanırım
0
metalika
(04.01.15)
Sekiz yapılmasın diye.

Ally McBeal izlediğimden beri tuvaletler unisex olsun, tuvaletlerde danslar edilsin isterim ama gerçekler öyle değil. Tuvaletten çıkan kadına pipisini göstermek isteyecek sapıklar var ülkede. İlk cinsel birlikteliğini eşeklerle yaşayanların yadırganmadığı, hayvana tecavüzün beraatle sonuçlandığı bir kültürüz...

Herkesin saygılı, temiz, aklı başında olduğu ideal bir dünyada unisex tuvaletler güzel olurdu.
0
m e l t e m
(04.01.15)
erkekler tuvaletinden ben bile iğreniyorum. kullanırken rahatsız oluyorum. kadınlar niye daha fazla iğrenmesin tabii de bu kadınlar tuvaletinin laboratuvar hijyeninde olduğu anlamına gelmiyor. olay tabii ki temizlik değil. konu pisuvar olayı da değil. mr. goodcat de güzel bir noktaya parmak basmış mesela fakat konu o da değil.

sebep şu bu o diyemiyorum ama mesela ben de kadınlar ile ortak tuvalet kullanıp 5 yıl sıra beklemek istemem. kafam rahat böyle.

muhtemelen tuvaletin ortak olmamasının sebebi insanlar sevişmesin diyedir. hani ortak olunca kesin seks dönecek demek değil bu. normal şartlarda kadınlar tuvaletine giren erkek ya da erkekler tuvaletine giren kadın (ya da çıkarken) dikkat çeker, girip sevişemezler. ortak tuvalette rahatlıkça sorun yaşamadan girebilecekleri için sevişme ihtimalleri daha yüksek. sebeplerinden biri bu olabilir.
0
nawar
(04.01.15)
bizim okulda vardı ortak wc. amına koyim böyle bi iğrençlik görmedim, karıdan kızdan soğudum ibneliği düşündüm. karılar var ya öff çok iğrenc yaratıklar her yere ped falan atıyorlar her yer kan revan pislik.
0
divit
(04.01.15)
Barlarda clublarda durum öyle. Pek bir sorun olmuyor, hatta hiç.
0
Cursed Chico
(04.01.15)
allah'tan ayrı. bi bara gidip kızlar tuvaletindeki 500 kişilik sırayı görüp erkek tuvaletine direk girince feci şükrediyorum her seferinde. ayrı yerlere işeme sisteminin yılmaz savunucusuyum.
0
fayfim
(04.01.15)
@incredibleMau
Bu sordugumun esitlik ya da esitsizlikle bir ilgisi yok. Konuyu buraya nasil bagladiniz:)
0
🌸delifaruk
(04.01.15)
Ortak tuvalet sevdana başka bir anlam veremedim. iyi niyetli bi yaklaşım üstelik benimkisi. Erkek istemiyor, kadın hiç istemiyor, sen niye ortak olsun istiyosun?
0
IncredibleMau
(04.01.15)
Öyle alışıldığı için.

Üstteki yorumlara bakıyorum, erkekler pipisini kadınlara gösterirmiş. Yahu gösteren çıkarır gösterir, tuvalete ne hacet.

Ortak olsa hiçbir Problem olmaz. Hatta şu An ortak olsa, aynı adamlar ayrılmasına da çemkirirdi.
0
doxanikee
(04.01.15)
kadınlar için her yer olduğu gibi tuvaletler de bir sosyalleşme mekanı olabiliyor. pedin var mı kremin var mı, diye başlayıp evdeki perdeye gelen muhabbetleri biliyorum. makyaj tazelenecek yer de tuvalet çopu kız bunu yaparken görülmek istenmez bir de kadınlar tuvaletleri de fazlasıyla pis beyler..
ama herşey bi kenara bu ülke müslüman yahuu -bu kadar cevapta nası denmemiş hayret ettim- bu ülkede kocasından başkasını görmemiş milyonlarca kadın var manyak mısın nesin derler adama hatta yolarlar seni öyle birşey önersen (evet unisex tuvalet kullandım adamları da izlemedim bu arada, mecbursam kullanırım o ayrı) ama o tuvalate gireceğine altına yapacak milyonlar var...iyi misiniz?
0
niye ama
(04.01.15)
@92 Tuvalette göstermekle sokakta çıkarıp göstermek aynı değil. :) Tuvalette gösterince "yanlışlıkla oldu" diyebilir. Kimse de sapık demez o durumda. Normal adam zaten yapmaz öyle bir şey. Ha aynısını kadın da yapabilir ama bizde sallayacak bir cinsel uzuv olmadığı için yapması yapan kişi bakımından pek eğlenceli olmaz. Memeleri açıp gösterse de "yanlışlıkla oldu" diyemez.

Bir de kadın tuvaletleri gerçekten daha pis. Nişanlımla aynı mekanda tuvalete giriyoruz, ben tiksinerek çıkıyorum ve bazen tuvaletimi yapamıyorum bile ama o problem yaşamıyor -ki benden daha titizdir evde, temizlik konusunda-.
0
m e l t e m
(04.01.15)
sadece bizde değil ki müslüman olmayan ülkelerde de ayrı ayrı tuvaletler.

ilk ayrı ayrı olsun fikri nereden çıktı bilmiyorum, hiç düşünmemiştim. şimdiye göre değerlendirirsek; kadınlar makyaj yapıyorlar, kokular sıkıyorlar, ped alış verişleri oluyor filan. daha rahatlar.

hem erkekler kapağı açık bırakırlar. olmasın beraber, ben karşıyım arkadaş.

şaka bir yana elbette herkesin kendini bildiği hayat koşullarında bir olmasıyla ayrı olması pek fark etmez.

cinsel yönden bakılan çeşitli yorumlar gelmiş. ona bakarsan lezbiyen ve gay olan insanlar da var. o zaman onlar için de ayrı ayrı yerler olması gerek.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.01.15)
paris'in göbeğindeki mc donald's da bile ortak tuvalet vardı, cümbür cemaat, çoluk-çocuk giriyordu insanlar
0
yuzmebilmeyenbalik
(04.01.15)
Ortak tuvalet sevdam yok, boyle bir sevdaya tutulmadim. Kadinin ya da erkegin isteyip istemedigi konusuyla da ilgilenmiyorum. Lütfen dikkat edin, basliktaki bir soru cumlesiydi. Kadin erkek tuvaleti ayri, benim bundan en ufak bir sikayetim yok, memnunum da. Bu sonuca nasil vardiginizi anlanadim. Yukarida yazdigim soruyu da tekrar kontrol ettim, bir sorun yok:)


Bu arafa unisex tuvalet ben de gördüm arkadaslar, hic yok mu diye sormuyorum.

Ayrica gittigim hristiyan ulkelerinde de tuvaletler ayri:)
0
🌸delifaruk
(04.01.15)
Ayrı olması gerektiğini işaret eden gerekçeleri beğenmeyişin akla böyle bir sevdan olduğunu getiriyor. Adam taşak kılı demiş, yetmez mi bu?
0
IncredibleMau
(04.01.15)
Yetmez, pisuvar o. Pisuvar unisex tuvalette de sadece erkek kullanacak zaten.
Ayrica o killar sadece kadinlari mi rahatsiz ediyor? Bu bakis acisi bana mantiksiz geldi, o yuzden yetmez:)
0
🌸delifaruk
(04.01.15)
Haftada bir gün proje için gittiğim bir yerde bu seneye kadar çalışan tuvaleti unisex'ti ve tek kişilikti. Aynı anda sadece bir kişi girebilip kapıyı kitlemesine rağmen, bir kadın arkadaş çok fena rahatsızdı, "Ya ben buraya oturuyorum ama daha önce buraya ayakta işediler. Sıçrattılar. Kaldırsalar, ben dokunarak indireceğim. Kaldırmasalar, doğrudan işedikleri yere oturuyorum" diyordu. Pisuvar sistemi yoktu. Ben çok rahatsız değildim, klozet kağıdı ile kaplıyordum bir güzel. Ama yeni binaya taşınınca tuvaletleri ayırdılar.
0
aychovsky
(04.01.15)
genel olarak iyi bir şey olduğu için. ama bizim okulda bir kafede tek tuvalet var, tek kişilik ve ortak hiçbir sorun rahatsızlık olmuyor gibi herkes rahatça kullanıyor üstelik temiz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.01.15)
fizyolojik fark var bayaa
0
aklimdakisorular
(04.01.15)
(4)

Dikiş

mutekebbir
Diyoruz ki dikiş dikmeyi öğrenelim, en azından gördüğümüz bir elbiseyi, ceketi vs. Kendimiz dikebilelim..Çizimi ve yaratıcılığı olan biri de var aramızda onun çizdiklerini de dikelim mesela..Fakat bu konuda hiçbir bilginiz yok..Kolay bir iş değil hemen olacak bir şey de değil biliyoruz ama acelemiz
Diyoruz ki dikiş dikmeyi öğrenelim, en azından gördüğümüz bir elbiseyi, ceketi vs. Kendimiz dikebilelim..Çizimi ve yaratıcılığı olan biri de var aramızda onun çizdiklerini de dikelim mesela..

Fakat bu konuda hiçbir bilginiz yok..

Kolay bir iş değil hemen olacak bir şey de değil biliyoruz ama acelemiz yok, modacı olmak falan istemiyoruz kendi halimizde takılmak istiyoruz hobi gibi olsun hayatımızda ki hiçbirimizin doğru düzgün hobisi ilgi alanı yok, vakit ayırma konusunda sıkıntı yaşamayacağız..

Ben şimdi internetten araştırmaya başlayacağım ama nereden başlayacağımı bile bilmiyorum, ne kursuna gidebiliriz biz şimdi, nereden ne öğrenebiliriz..

Bize bu konuda yardımcı olacaklar varsa çok iyi olur..

Teşekkürler..
0
mutekebbir
(04.01.15)
halk eğitimin kursları var. gayet güzel öğretiyorlar. ama kurslar genellikle gündüz oluyor.
0
kakao
(04.01.15)
dikis makineniz var mi?
0
shi aila
(04.01.15)
Olgunlasma enstitusu ya da halk egitim kurslari
0
photo85
(04.01.15)
halkeğitimin kursları oluyor. singer gibi dikiş makinesi üreticilerinin de kursları olabiliyor. çevrenide sorup soruşturabilirsiniz. halk eğitim kursları eylül ayında başlıyor. ikinci dönem için yeni kayıt alıyorlar mı emin değilim, sorabilirsiniz.sanırım alınmıyor.
aslında internette o kadar çok kaynak var ki bu konuda, kursların başlamasını bekleyene kadar epey ilerletirsiniz.
bence,
burda dergisi alın bir tane. ondan kolay modelleri çalışmaya başlayın. model çizen arkadaşınız varmış ama size kalıp lazım. kalıp çıkarma kursları da var ama burda işinizi gayette görür. öğrenmeye başlayınca modellerde ufak değişiklikler yaparsınız. sonra kendi kalıplarınızı oluşturursunuz.
dergide iki nokta işareti olanlar kolay dikişler. 4-5 noktalılar daha zor olanlar.

dikiş öğrenmenin püf noktası " asla vazgeçme". ilk başlarda bozuk olabilir hatta olur. yılmayın devam edin. pançoyla başlayabilirsiniz mesela. bu ayın burdasında 126 no'lu model, bir noktalık çalışma.

kağıt satan yerlerden kiloyla kalıp kağıdı alın. öylesi ekonomik olur. onlar kalite kalite. en incesi işinizi görür şimdilik.

bir de iplik sökücü alın. eliniz ayağınız olacak o alet.

makinede önce düz dikiş çalışın. çeşitli kalınlıkta kumaşlarla düz dikiş yapın. iplik gerginliği ayarlarını belleyin.

esnek kumaşlarla çalışmak zordur. özel ilgi ister onlar. onlara daha sonra geçersiniz. ipekli ve kadife dikişi de öyle. ihtimam ister hemen bu kumaşlara başlamayın.

pamuklu, yünlü kumaşlar başlangıç için iyidir.

şimdilik bu kadar. sormak istediğiniz bir şey olursa yine sorarsınız. kolay gelsin:)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.01.15)
(11)

Odada bitki olması...

rivulet
Merhaba son günlerde sabahları baş ağrısıyla uyanıyorum, nedeni odaya koyduğum büyükçe bir çiçek olabilir mi? Bu kadar etkiler mi?
Merhaba son günlerde sabahları baş ağrısıyla uyanıyorum, nedeni odaya koyduğum büyükçe bir çiçek olabilir mi? Bu kadar etkiler mi?
0
rivulet
(04.01.15)
Etkileyebilir. Oksijeni tüketiyor. Ayrıca klimalar nedeniyle benim başımda son 2 haftadır her gün ağrıyor.
0
teknikekip
(04.01.15)
@cigerdelen solunum yaptıkları için oksijen alıp CO2 veriyorlar diye biliyorum. Senin dediğin gündüz vakti güneş ışığı varken yaptıkları fotosentez.
0
🌸rivulet
(04.01.15)
olamaz. canım kardeşim o bitkinin 5 yılda tüketeceği oksijen senin 1,5 dakikada tükettiğin kadar bile olamaz.
biz devlet yurdunda afedersin göt kadar odada 6 adam uyuduk aylarca. ne kadar büyük olursa olsun bir bitkinin senin başını ağrıtacak kadar oksijeni çektiğini ciddi ciddi düşünme sakın, alay konusu olursun. şehir efsanesidir.
0
norek
(04.01.15)
ayrıca gece lambasıyla fotosentez olmaz.
fotoselli led ışık alman lazım fotosentez istiyorsan. rastgele ışık kaynağıyla fotosentez ettiremezsin.
0
norek
(04.01.15)
elbette bitkiler gece oksijen tüketir. Fotosentez güneş ışığı ile tetiklenen bir reaksiyondur. çok detaya girmiyorum, lisede öğrenildiği var sayılıyor bunun.

tüketilen oksijen çok da ciddi bir miktar değildir ama. nasıl bir bitki olduğu, şu an hangi aşamada olduğu daha etkin olabilir. örneğin spor saçıyor olabilir.
0
rygard
(04.01.15)
@norek ben de öyle düşündüğüm için bu kadar etkiler mi diye sordum zaten. Peki ağrının sebebi başka ne olabilir ki o zaman?
0
🌸rivulet
(04.01.15)
Spor saçtığını sanmıyorum uzun gövdeli beyaz yapraklı bir süs çiçeği.
0
🌸rivulet
(04.01.15)
bitkiyi çıkarsan odadan da bir gece o şekilde uyusan aslında bitkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlarsın.
tabi tesadüfi bir kaç durum da meydana gelebilir. yanılma payı olacak.
0
norek
(04.01.15)
çiçeği yeni mi koydun odana? bir de çiçeğin cinsi ne? bilmiyorsan resim ekle istersen.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.01.15)
yattığım odada 5 farklı bitki var. biri neredeyse ağaç kıvamına geldi, kocaman ve geniş yapraklı. baş ağrısı falan yapmıyor. oksijeni de o kadar çok tükettiğini sanmıyorum. bence telefonu gece yatarken uçak moduna alıp dene, baya fark ediyor gibi geliyor bana.
0
Huan8
(04.01.15)
odada geceleri bitkinin senin oksijenini tükettiği mevzu bir nevi hurafedir.
bitki sabahları ürettiği oksijeni stromarında depolar ve onu cepten yer. seninkine göz koymaz yani :)
0
shubulubapshubaptishaluva
(04.01.15)
(3)

ücret vergilendirmesiyle ilgili (maliyeci arkadaşlar bakabilir mi?)

orada olmayan adam
herkese günaydın iyi pazarlar,bir memurumuz var, 3000 lira civarı bir maaş alıyor ve yılda 1 kere olmak üzere de toplu olarak 9400 lira civarı da bir para alıyor. yüzde 15 ve yüzde20 vergi anlamında bu parayı yılın ilk aylarında almasıyla son aylarında alması arasında bir gelir kaybı yaşıyor mu? yan
herkese günaydın iyi pazarlar,

bir memurumuz var, 3000 lira civarı bir maaş alıyor ve yılda 1 kere olmak üzere de toplu olarak 9400 lira civarı da bir para alıyor. yüzde 15 ve yüzde20 vergi anlamında bu parayı yılın ilk aylarında almasıyla son aylarında alması arasında bir gelir kaybı yaşıyor mu? yani şubatta bu miktar ödense kişiye, marttan veya nisandan itibaren yüzde 20 vergi dilimine geçecek, bu sefer maaşı düşük almaya başlayacak; öte yandan toplu para eylül'de ödense bu sefer de toplu paradan daha yüksek vergi kesilecek. sanki mantıken şubatta veya eylülde alması toplam yıllık ödediği vergi ve elde edeceği gelirler (maaş+toplu ödeme) bakımından bir fark yaratmıyor olması lazım, sizce durum böyle mi?

edit: hayır toplu para bir tazminat olarak geçiyor diyebiliriz. yani matraha tabi bir ödeme

parayı erken almak hangi anlamda mantıklı?
0
orada olmayan adam
(04.01.15)
vergi dilimini daha erken değiştirmiş olur. toplamda fark etmez.

genel anlamda parayı erken almak daha iyi olur.

edit: genel anlamda derken; parayı kullanmaya başlar anlamında. ister yatırım yapar, alacak bir şeyi varsa para gelsin de alayım diye beklemez gibi gibi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.01.15)
toplu para prim olarak mı gözüküyor bordroda?
0
hasansabbah
(04.01.15)
hertürlü aynı giriyor önce girmiş sonra girmiş o tercih meselesi. ama o vergiden "kaçınamazsın".
0
accorbite
(04.01.15)
(38)

2.oğluma isim arıyoruz

omer gibi
ilkine Muhammed koyduk. Hasan, Mehmet, Abdullah dışında anlamı güzel ağırbaşlı bir isim arıyorum. Sizin aklınıza neler geliyor?
ilkine Muhammed koyduk. Hasan, Mehmet, Abdullah dışında anlamı güzel ağırbaşlı bir isim arıyorum. Sizin aklınıza neler geliyor?
0
omer gibi
(04.01.15)
talha?
0
sutlu nescafe
(04.01.15)
mustafa.

edit: dalga geçecek bir şey yok. herkes inancına, adetine, geleneğine göre istediği ismi koyabilir. ilk çocuğuna muhammed ismini koyan ve ağırbaşlı, eski bir isim koymak isteyen adama önerilecek isimler bellidir, modern isim koymak isteyene önerilecek isimler farklı olabilir. illa biri muhammed, hasan gibi bir isim koyuyor diye isimle dalga geçme saygısızlığını yapmayınız.
0
kibritsuyu
(04.01.15)
ömer
0
shi aila
(04.01.15)
Berkecan.
0
yatagants
(04.01.15)
Ali (beğenmezsen 12 imamı sayarım)
0
sheridans
(04.01.15)
Neden muhammed arkadasim? Nedendir yani? Hadi sen istedin sevdin anlarim. Cocugun yasayacagi ortalama 60 yili hic dusunmedin mi? Bu ne bencilliktir? Gerci ikinciyi duyurudan aramandan belli.. Hic vizyon yokmus.
Bence ikinciye isim koyma hatta sen ikinciyi yapma ya da yaptiysan aldirabiliosan aldir.
Aldiramiosan da sen beni aldirma aynen devAm et..
0
erty_ksk
(04.01.15)
Ubeyd.

İlk başta o ne ulan diyebilirsin ama birkaç gün düşün güzel olduğunu düşüneceksin.

Ha bir de tabi ki bana düşmez bu ama ben olsam deniz, barış, uğur gibi özel bir anlam ifade etmeyen isimler koyardım, çocuğum belki büyüyünce başka bir ideolojiye ilgi duyar diye.
0
youshookmeallnightlong
(04.01.15)
Ubeydullah

vallahi ciddi oneri.
Bu isimde bi arkadasim vardi, ubi diye de kisaltmistik, bence gayet guzeldi.
0
cecilia
(04.01.15)
İhsan
Akif
0
acckr
(04.01.15)
A harfi ile başlayan isimler verilen insanlar genelde daha başarılı olurmuş. yeğenim için isim ararken böyle bişey okumuştum.
0
selci
(04.01.15)
Recep Tayyip.
0
ludovico
(04.01.15)
Turan aziz
0
topraam
(04.01.15)
Erdem olsun pek güzel isim
0
shejia
(04.01.15)
Fatih derim
0
basond
(04.01.15)
arif de güzel isim bak.
sürpriz yapip kiz gelirse de arife.
0
shi aila
(04.01.15)
Ali guzel ya
0
anneboleyn
(04.01.15)
musab. çok duyuyorum bu aralar, sahabeymiş sanırım.
0
elbar
(04.01.15)
Selim koy.
0
Solem2
(04.01.15)
Erdoğan.
0
repentance
(04.01.15)
Selman
0
nacht des todes
(04.01.15)
halil, erdem, arif
0
kalimotxo
(04.01.15)
Ali
0
toua tokuchi
(04.01.15)
fahreddin olsun tr.wikipedia.org
0
yol
(04.01.15)
hakan olabilir.
0
cok iyi yol
(04.01.15)
Bende eski ve kültürel kaynaklı bir isim olmaması yönünde düşünüyorum. Çocuğunuz şu anda ki gençliğin 4-5 nesil sonrası 2040'lı ylların delikanlısı olacak. Bu tarz isimler oğlunuzun kendi içerisinde sıkıntı yaşamasına neden olabilir ama tabi karar sizin.

İsteğiniz yönünde cevap verecek olursam; Ben bu tarz isimler arasında Yiğit ismini öneririm, umarım oğlunuzda büyüyünce yiğit bir delikanlı olur :D
0
air
(04.01.15)
bilmeyenler için youtu.be
Ahmet veya Mustafa koyabilirsin
0
yue
(04.01.15)
ismail
0
late viper
(04.01.15)
ömer
0
kakao
(04.01.15)
Yusuf
0
ayhsegul
(04.01.15)
Necdet, melih
0
coca cola
(04.01.15)
Cevdet olabilir güzel isimdir araştırınız.
0
opethian
(04.01.15)
Kaan, Kağan


a*
0
acelemvar
(04.01.15)
Musab veya Hattab koyabilirsin. Çok anlamlı isimler. Allah dostlarının isimleri.
0
enfarktus
(04.01.15)
Muhammedi de -mami- diye kisaktirim. Arz ederim.
0
cecilia
(04.01.15)
Gokturk kagan kayra
0
mikmik
(04.01.15)
mustafa olabilir. iki anlam da çıkarabilirsiniz. arapça kökenlidir. hem gözde anlamında, hem de Peygamber Muhammed'in bir diğer adı. Ayrıca milli açıdan bakarsanız da uyuyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. Bence son derece Türk-Müslüman bir isim. Hasan, Mehmet, Ali, Abdullah gibi isimler çok çok çok kullanılıyor. Son zamanlar da Yusuf da arttı bu arada. Ömer de olabilir ama Türkçe karakter içermesi ileride çocuk yurtdışına giderse sıkıntı çıkabilir. Yani genelde öyle oluyor. Aileler bunu da dikkate almalı bence. Kağan, Yusuf gibi isimler de olabilir. Modern muhafazakar tarzı oluyor sanırım :)
0
secilmis uye
(04.01.15)
sermet
muammer
reha
reşat
haluk
hakkı


edit: deneyimlerimden yola çıkarak bir tavsiyem olacak. yine de son karar elbette size ait.

çokça konulan isimleri tercih etmeniz çocuğunuza yaşamı boyunca sıkıntı yaratabilir. sınıflarda şimdiden en az iki muhammed oluyor. bazı sınıflarda üç veya dört tane muhammed ve muhammed ali var. muhammed diyorum, ya hiç biri oralı olmuyor ya da hepsi ayağa kalkıyor. anne geliyor muhammed'in durumu nasıl diye soruyor hangi muhammed acaba diyorum. o kadar çoklar ki..
emekli olurken, öncesinde resmi işlerinde, hastanelerde sıkıntı yaşayabilir. örneklerini çokça görüyoruz.

bence çok sık konmayan isim daha iyi. iki isim de sıkıntılı oluyor, onu da kendimden biliyorum.

analı babalı büyüsün, güzel günler görsün :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.01.15)
murad olsun. hem muhammed ile ayni isim.
0
yirtik foto
(04.01.15)
(2)

Emekli maaşını Ziraat'den taşıyınca bankalardan alınan ücret kampanyası

dereotu
devam ediyor mu? hangi bankalar veriyor acaba?
devam ediyor mu? hangi bankalar veriyor acaba?
0
dereotu
(03.01.15)
denizbank finansbank gibi bankalar veriyordu, onlara bir bakın isterseniz. başka varsa da bilmiyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.01.15)
ing
0
bekçi hurşit'in eline lüverver vermişler
(03.01.15)
(16)

Karnabahar tarifi istiyorum

buff
Şöyle güzel, leziz bir tarif verir misiniz bana? Etsiz-kıymasız olması lazım yalnız.
Şöyle güzel, leziz bir tarif verir misiniz bana? Etsiz-kıymasız olması lazım yalnız.
0
buff
(03.01.15)
Karnabaharları haşla. Miktara göre un, yumurta ve çok az sütü çırp. Bu karışıma batırıp yağda kızartabilirsin.
Normal yemek gibi yapabilirsin veya beşamel sos yapıp fırında kızartabilirsin...
0
strangerinhere
(03.01.15)
yumurta ile galetaya bulayip kizart. haşlayip eksili salatasını yap.
0
jaygatsby
(03.01.15)
Karnabahar yemeği sevmem hatta kokusuna bile pek dayanamam. Ancak karnabahar, brokoli, havuç, mısırv ve tatlı kırmızı biberi doğrayıp buharlı pişiricide pişiriyorum. Sonra üzerine dereotu doğrayıp zeytinyağı ve kekikle servis edilir. Yemek sayılmaz ama buharda piştiği için sebzelerin tüm lezzeti içinde kalıyor üstelikte çok sağlıklı.
0
eksi daglarinin aslani
(03.01.15)
Hmmm istediğim gibi tarif gelmedi. Daha böyle yemek gibi yahut zeytinyağlı gibi bi şeyler yok mu deneyip beğendiğiniz?
0
🌸buff
(03.01.15)
bildiğimiz kızartma dışında mı?
annem salçalı yapardı. yine kızartıyordu unlayıp. sonra salçalı sosta pişiriyordu. üzerine yoğurt koyup yiyorduk. lezzetli oluyordu.

haşlayıp salata yapıyorum arada limonlu yağlı.

haşladıktan sonra başamel sos yapıp fırınlayabilirsin. kerevizde de güzel oluyor böylesi.

hımm başka, çorba olabilir. minik minik parçalara ayırıp mevsim sebzelerinden de koyarsın pırasa lahana istersen havuç biraz. et suyuna, harika oluyor. sebzeli konsome gibi düşün.

çok daha farklı bişi isterim dersen okonomiyaki tarifini karnabaharla deneyebilirsin. güzel olur gibi sanki.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.01.15)
www.nefisyemektarifleri.com

Geçen gün bu tarifi uyguladım, çok da lezzetli oldu. Tavsiye ederim.
0
kirmizibalon
(03.01.15)
Yahu daha ne tarif gelsin ahahh. Soğan ve salçayı kavur. Karnabaharı ekle, su ekle yemek yap o zaman...
0
strangerinhere
(03.01.15)
zeytinyağlı var. şöyle ki;
doğradığın havuçları zeytinyağında(tencere dibini kaplayacak kadar 2-3 çorba kaşığı oluyo heralde burda yağ daha fazla da koyabilirsin istersen) rengi dönene kadar döndür, o sırada bir su bardağı kadar portakal suyu sık. güzelce yıkayıp küçük küçük ayırdığın karnıbaharlar ı havuçlar kıvamını bulur bulmaz tencereye ekle. biraz da birlikte döndür. (bu noktada bir diş sarımsak ekliyorum ben mutlaka sevmeyen eklemesin.)
ardından portakal suyunu dök ve kapağı kapa altını kıs. üstüne su eklememek için kendi suyuyla pişmesi önemli çünkü yoksa yavan bi tadı oluyo.
pişmeye yakın biraz tarçın, isteğe göre azcık bahar ekleyebilirsin.
tuzu da ya havuçları döndürürken ekliyorum yada diğer baharatlarla birlikte yoksa sebzenin kendi suyunu bırakmasını etkiliyo yine tadı bi kötü oluyo.

normalde zeytinyağlı yaparken yemeğe şeker de atılır azcık ama burda portakal suyu olduğu için şeker demedim.

bi de bana sorarsan ben yağlı kağıdın üstüne karnı baharları serip üstüne kimyon kara biber pul biber tuz ve bazen köri bile ekleyip uçları yanana kadar fırınlıyorum. çıkartıp soğutunca muazzam bi çips tadı gibi bişey oluyo öyle seviyorum en çok.
0
gis
(03.01.15)
karnabahar etli olur mu ya? :) etsiz yeni zaten. brokoli gibi haşlanır o kadar.
0
secilmis uye
(03.01.15)
@secilmiş kıyma koyuyorlar yemeğine, bizde her sebze yemeğine et konulabilir biliyosun.
0
🌸buff
(03.01.15)
un ve yumurtayla kızartıp biraz soğuyunca üstüne sarımsaklı yoğurt ekleyip dolaba koy. migros'tan da şakşuka al. yanına da bira çek. oh.
0
m murphy
(03.01.15)
bulutagaci.blogspot.com

güveçte yapıyoruz biz böyle çok güzel oluyor. bir de tatlı ekşi soslu karnabahar var, ama nerdeydi hatırlamıyorum. istersen bakar bulurum tarifi.
0
april12th
(03.01.15)
aprilciğim bulabilirsen gönder, karnabaharı çok severim, değişik tariflerin elimde olması güzel olur. Bu gönderdiğin de süper gözüküyor ayrıca:)
0
🌸buff
(03.01.15)
:s mesela brokoliye de mi? ya da pırasa? falan
0
secilmis uye
(03.01.15)
Secilmiş neyin sorgulamasını yapıyorsun şu anda?
0
🌸buff
(03.01.15)
hiç öyle görmedim ve bu dediğin garip geldi bir şeyin sorgulamasını yapmıyorum. sadece var mıymış öyle diye diyorum. afedersin pilavın içine ben hardal sıkıyorum desem ve sen böyle bir şeyi daha önce duymasan sorarsın değil mi nasıl oluyor öyle ya hiç görmedim diye. ne cins insanlarsınız :) daha da davos'a gelmem.
0
secilmis uye
(03.01.15)
(6)

safra kesesinde taş

sheridans
annemim safra kesesinde 5 mm taş varmış. Üsküp'te doktora gittiğinde öğrenmiş. 15 günlüğüne Ankara'da. sanırım lazerle kırılıyor. ne kadar sürecek bir işlem bu? sonrasında dinlenme gibi bir dönem lazım mı? bir de önereceğimiz bir doktor/hastane var mı? (yer:Ankara)teşekkür ederim.
annemim safra kesesinde 5 mm taş varmış. Üsküp'te doktora gittiğinde öğrenmiş. 15 günlüğüne Ankara'da. sanırım lazerle kırılıyor. ne kadar sürecek bir işlem bu? sonrasında dinlenme gibi bir dönem lazım mı? bir de önereceğimiz bir doktor/hastane var mı? (yer:Ankara)

teşekkür ederim.
0
sheridans
(03.01.15)
safra kapalı ufak bir kese. lazeri nasıl sokarlar ki oraya? çare ameliyatla taşları almak, ki bildiğim kadarıyla keseyi komple alıyorlar. içi çil çil taşla dolu oluyor böyle.
0
namus ninjası
(03.01.15)
safra kesesi taşları kırılamıyor .kesenin alınması gerek doktorun verecegı karara gore ya kapalı laparoskopik yada acık bir islem yapılır .
0
arwen73
(03.01.15)
2-3 günde taburcu olur 1 hafta falan da evde dinlenir sonra her şey normal...
yumurta yemesin ama
ameliyat sonrası yediğine içtiğine dikkat etmesi lazım...
0
sen de git sen de unut
(03.01.15)
:/ biz hiç böyle düşünmemiştik. o zaman pazartesi gidelim hemen doktora. zaten yemek yedikten sonra sürekli çıkardığı için doktora gitmiş. o zaman anlaşılmış taş olduğu. peki, ankara'da önereceğiniz bir doktor var mı?
0
🌸sheridans
(03.01.15)
ercp yapılmıştı bana. bende taş değil çamur varmış.
ercp kameralı bir alet. laparoskopi gibi ameliyatsız girip baloncuk yollayarak yolu açmışlardı. taş olsaydı ne yapılırdı bilmiyorum, yöntemi bir araştırın diye yazdım.

yumurta, yağ ve çikolatadan biraz uzak durmak gerekiyor.

geçmiş olsun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.01.15)
Safra kesesi taşının tedavisi safra kesesinin cerrahi olarak alınmasıdır. Bu işlem çoğunlukla laparoskopik denilen kapalı yöntemle yapılır ve genelde hasta ertesi gün taburcu olur. Ancak nadir durumlarda açık ameliyat da yapılabilir ki yatış süresi daha uzundur bu durumda. ERCP ise safra kesesinde değil safra yollarında taş varsa uygulanan bir yöntemdir.
0
mavifil
(03.01.15)
(24)

hanim uyuyor evdeki viskiyi iciyorum farketmemesi icin ne yapmam lazim

ivettivett
sabah kalkinca siseyi bos görürse bi dünya kavga ederiz cunku bu aksam icmemi istemiyor, evde redbull var. cay demleyemem, redbulun rengi benzer mi. siseyi neyle doldurayim yatmadan önce. not:yarin yenisini alir yerine koyarim öglene kadar cözüm lazim.
sabah kalkinca siseyi bos görürse bi dünya kavga ederiz cunku bu aksam icmemi istemiyor, evde redbull var. cay demleyemem, redbulun rengi benzer mi. siseyi neyle doldurayim yatmadan önce.


not:yarin yenisini alir yerine koyarim öglene kadar cözüm lazim.
0
ivettivett
(03.01.15)
hanım içmeyecekse ve gidip incelmeyecekse redbul işini görür. hatta hanım çok alakasız ise çişini bile yapabilirsin.

ben yaptım. oldu.
0
mahone
(03.01.15)
çayı redbulun içine dök.çay redbula rengini verir biraz. sonra redbulu süzer şişeye dökersin.
0
zlatanibrahimovic11
(03.01.15)
Çay demle güzelce rengini ayarla kimse anlamaz. İce tea varsa o da olur.
0
andjusticeforall
(03.01.15)
aklima sey geldi, sigarayi su dolu bardagin icine koysam o su sanirim o renge yaklasik bir renk olur di mi ? denesenize biriniz evde, bende sadece 4 dal sigara kaldi.
0
🌸ivettivett
(03.01.15)
Şişe ne renk? Renkliyse su koy gitsin
0
amator filozof
(03.01.15)
@amator filozof sise seffaf renk baba ya :(
0
🌸ivettivett
(03.01.15)
İçme. Ben bu gece içme diye spesifik olarak belirtmiş olsam ertesi gün o şişenin üzerinde sonsuz kimyasal test yapardım. Ateşe verirdim, tadına bakardım, koklardim, rengini tonuna kadar karsilastirirdim. Özellikle belirttiyse her türlu anlar.
0
Lim5
(03.01.15)
Elma suyu varsa evde onu dök şişeye.
0
nickimi yermisin
(03.01.15)
içine çay koyup yanında yere atıp patlatın hem kaza süsü vermiş olursunuz hem de uykudan sıçratmanın zevkiyle hazzı doruklarda yaşarsınız :)))
0
AdamFawer
(03.01.15)
Kararlaştırılan şey eyleme döküldukten ve huzurla yatağa hanimin yanına uzanildiktan sonra tek bir hoh ile yakayı ele vermeyin de ;)

Çayı uzun uzun demlemenize gerek yok, cesmeden akan sıcak suyu demlige doldurup çayı bekletin kafi. Fokur fokur kaynama sesinden çekiyorsunuz sanıyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(03.01.15)
bu akşam içmeni istemiyorsa sen de bu akşam içmeyiver?
0
sta
(03.01.15)
Çay "demleme" şansın yoksa demleme ama eğer poşet çayınız varsa soğuk suya atsan da rengini verir o. Bi kaseye su koy, üstüne de bikaç poşet çay atıp karıştır.
0
pandispanya
(03.01.15)
beyler bayanlar, sisenin yarisini ictim bile. icme demeyelim artik cok gec :)
0
🌸ivettivett
(03.01.15)
cozumu buldum beyler bayanlar.

ben bu siseyi zikkimlanacam, ki ne olursa olsun ne kadar icersem iceyim ben sabah 7 de ayakta olurum, yengenize kahvaltiyi hazirlar özür dilerim ondan. artik 2-3 saat surat yapar ama onu da ben hakettim yani.
0
🌸ivettivett
(03.01.15)
siseyi komple kaybet. "canim cekip cekip duruyordu, sinirlendim attim" de.
0
goo.gl
(03.01.15)
Boyle kılıbık erkekleri gordukce kahroluyorum.

O viski icilmeyecek! Bu nasilis haci, evlilik emir alma sanati mi?
0
prompter
(03.01.15)
yengeden madem tırsıyorsun neden içiyorsun? :) bence vur elini masaya bu evin reisi benim lan de. şaka şaka :) şişeleri sakla bir süreliğine, çıkarken atarsın?
0
secilmis uye
(03.01.15)
beyler bayanlar 10 dakika önce yataktan ciktim sabaha kadar icmisim la. siseden eser kalmamis, siseyi sakladim. sabah kalkar kalkmaz sacma sapan bir sebepten kavga cikardim (tam bir erkek kezbanim aq) simdi tartisiyoruz halen bu kahve makinasi neden eskisi gibi kahve yapmiyor diye :) sebebe bak aq. farketmedi bile olayi.
0
🌸ivettivett
(03.01.15)
hani erken kalkıp kahvaltı hazırlayacak idin!

"cozumu buldum beyler bayanlar.

ben bu siseyi zikkimlanacam, ki ne olursa olsun ne kadar icersem iceyim ben sabah 7 de ayakta olurum, yengenize kahvaltiyi hazirlar özür dilerim ondan. artik 2-3 saat surat yapar ama onu da ben hakettim yani.
ivettivett"

yalancıııı :p

o zaman duyuru olarak akşam sana destek olunmuş madem şimdi de hanımdan yana olmamız gerekiyor.

egoistçe çıkardığın kavgayı telafi etmen, hatunun gönlünü alman lazım.
çiçek mi alırsın, bir yere mi götürürsün artık naparsın bilemem.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.01.15)
Buraya sadece çok üzüldüğümü belirtmeye geldim. İçki için birbirinizi yıpratacak (gizli gizli içmeler, birbirine yasaklamalar, saçma şeylerle kavga çıkarmalar) raddeye gelmiş olmanıza üzüldüm, yaptığınızı zafer olarak görmenize de çok üzüldüm. Biliyorum bana tamamen bok yemek düşer bu konuda ama sadece yukarıda yorum yapan arkadaşların kafasına bir soru işareti vermek adına söylüyorum. "Bu akşam içme" durduk yere de söylenmiş olabilir ama bunları yapabilecek bir insan varsa, "Bu akşamlık içme"nin bir geçmişi de olabilir. Belki her akşam içtiğinden "Bari bu akşam içme, beni seviyorsan" diyordur, belki alkolik olmasından korkuyor ve bir akşam kendini tutup tutamayacağına bakıyordur, belki bir ilaca başlamıştır veya başlayacaktır, belki misafire, arkadaşa alınmış bir viskidir, bütçe açık vermiştir ve yeni bir viski onları zorlayacaktır. Belki de dediğiniz gibi durduk yerde çıkmış bir "İçme"dir.

Neyse, kimse benden bir tespit istemeden ve daha önce dediğim gibi bana tamamen bok yemek düşecekken daldım buraya. O nedenle de özür dilerim.
0
aychovsky
(03.01.15)
Boşu boşuna kadının kalbini kırdın yalnız. Sonradan gönlünü alırken işin doğrusunu da anlat, boş yere onu üzmen dert olmasın kadının içine.
0
kaymaktutmayansicaksut
(03.01.15)
kadın eğer 'içme' diyorsa bir sebebi vardır, nitekim koca şişeyi bitirmişsin, kadın haklı yani, sebepsiz yere içme demediği belli.

istediğin kadar şişeyi yenile, içine çay doldur, ne yaparsan yap o kısmı hiç önemli değil. önemli olan, eşin (büyük ihtimalle haklı sebeplerden dolayı) senin içki içmeni istemiyor. ve sen onu kandırarak yine bildiğini okuyorsun. bir de üstüne yoktan kavga çıkarıyorsun. yani içkiyi içebilmek her şeyden daha önemli senin için. bunu iyi düşün bence.
0
lily briscoe
(03.01.15)
Alkoliksin.
0
Lim5
(03.01.15)
helal süper devam.

tam benim kafadan.
0
zbrs
(03.01.15)
(17)

kandilde aileyi aramak

iste o bendim
şimdi hacılar ben ailemden uzakta yaşıyorum ve ateistim diyebilirim ve bizimkilerin bundan haberi yok tabi.bugün kandilmiş.bizimkiler yine benden telefon bekliyor.ve inanmadığım,istemediğim bir şeyi yapmak istemiyorum.bu kaçıncı oluyor sonra neden aramadın diye de soruyorlar.zaten iyice şüphelenmeye
şimdi hacılar ben ailemden uzakta yaşıyorum ve ateistim diyebilirim ve bizimkilerin bundan haberi yok tabi.

bugün kandilmiş.bizimkiler yine benden telefon bekliyor.ve inanmadığım,istemediğim bir şeyi yapmak istemiyorum.bu kaçıncı oluyor sonra neden aramadın diye de soruyorlar.zaten iyice şüphelenmeye de başladılar.

ateistim diyemem çünkü işler daha beter sarpa sarar.olmaz yani.unuttum,bilmiyordum desem o da olmaz.

ne yapayım?söz sizde.
0
iste o bendim
(03.01.15)
düşün bir şey olsa mezarlarına, cenaze namazlarına da gitmeyecek misin?:) ateistim ben ve ödün veremem mi diyeceksin? eğer öyleyse arama değilse ara ;)
0
secilmis uye
(03.01.15)
İnanmadığın ve istemediğin birşey olabilir ama insan sevdikleri için fedakarlıkta bulunabilir.
Yani onları arayıp gönüllerini hoş tutarak kendine ihanet etmiş sayılmazsın bence.
0
innerbliss
(03.01.15)
kandil kutlamanın senin inancınla bir alakası yok ki, ailenin inancıyla ilgili bir şey. yani sırf ateistsin diye atıyorum hıristiyan bir arkadaşının şükran günü'nü kutlamamazlık etmezsin değil mi? bu inceliktir. sen inandığın için değil, ailen inandığı için kandillerini kutlamalısın.
0
Niddleman
(03.01.15)
benim de kandille falan pek işim olmaz ama görünce sosyal medyadan kandil olduğunu hemen anneannemi falan ararım. çok sevinir her kandil bekler. bahaneyle konuşmuş oluyoruz.
0
merena
(03.01.15)
arkadaşlarınız ya da ailenizden birisi bak nasıl yakışmış mı yeni kazağım diye sorduğunda beğenmezseniz çok çirkinsin mi diyorsunuz? ben prensiplerimden taviz veremem çirkinse çirkindir mi diyorsunuz, yoksa sevdiğiniz arkadaşınızın morali düzelsin diye aaaa ne güzel bir ayakkabı yeni mi aldın mı diyorsunuz?

büyüklerinizi biraz hoş tutun işte. bu akşam kandiliniz kutlu olsun, dualarınız kabul olsun de. sonuçta zaten kandil farz, sünnet filan değil. geleneklerle alakalı. insanlar dua edip, mevlit dinleyip filan huzur buluyorlar.

ayrıca Hristiyan arkadaşlarına iyi noeller diyince Hristiyan mı oluyorsun mesela? ya da Noel ruhuna inanıyor mu oluyorsunuz?

@prhn +1 sığ olmayın. eğer aileniz iyi insanlarsa azcık hoş tutun, hatırlarını sorup, iki cümle ile de kutlayın.
0
mea maxima culpa
(03.01.15)
ara tabi ki, onlar inanıyorlar ve sen de zaten onlar sevinsin diye arayacaksın. bunda gocunacak, rahatsız olacak bir şey yok.
0
april12th
(03.01.15)
tamamdır.aradım. ufkumu açtınız,teşekkür ederim hepinize.
0
🌸iste o bendim
(03.01.15)
kandilin dinle ne alakası var tamamen kültür olayı
0
divit
(03.01.15)
Abi amerikada tek bir ateist çıkıpta ben ateistim ailemin noelini veya şükran günün kutlamalı mıyım diye sormuyordur eminim.

ülkenin dindarı ateisti komple bozuk.
0
efrasiyab87
(03.01.15)
kirma bosuna insanlari
2kelime hepi topu. Iyi kandiller. Bukadar
0
erty_ksk
(03.01.15)
Yahu soru soranı yargılanmayı ne çok seviyorsunuz arkadaş. Adamın kafası karışık sormuş işte. Bunun neresi saygısızlık neresi sığlık? Fikir almak istemiş, nedense "kutlamıyorum Size ne lan" demiş gibi davranılıyor anlamadım.

Kutla gitsin, gönülleri hoş olur. Bir bayramı/kandili kutlamak için inanmak da şart değil ki, incelik yapmış olursun.
0
doxanikee
(03.01.15)
23:30'da mı aradın?
0
mea maxima culpa
(03.01.15)
@mea maxima culpa evet.
0
🌸iste o bendim
(03.01.15)
sen dini günden söz ediyormuşsun ben kandil dağını düşünerek okudum. ne biçim bi algı olşmuşsa artık kafamda :p bugün kandil olduğunu da biliyorum üstelik.

aramakla iyi yapmışsın. nezakettir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.01.15)
teyzemi aramayı unuttum. aklımdaydı aslında. sonra geç oldu diye aramadım.

benim yerime de benim teyzemi arasaydın.
0
mea maxima culpa
(03.01.15)
Sen değil onlar inandığı için ara. Kaybetmezsin boşver. Gerekiyorsa rol yap. Baksana millet nasıl rol yapıyor 3 kuruş menfaat elde etmek için. Sen anana babana güzellik yapmak için yap.
0
Sellim
(03.01.15)
zaten "kandilimiz" değil, "kandiliniz" kutlu/mübarek olsun diyeceksiniz.
0
nereye bu gidis
(03.01.15)
(18)

Son zamanlarda duyuruda sıklaşan zirve ve ifşalar neyin habercisi?

basond
Eskiden bu kadar olmazdı canlandı mı sizce duyuru yoksa daha kötü/kalitesizleşti mi?Edit: Sorum yanlış anlaşılmasın bunlar sorun/problem demedim, sizce nedir ne değildir dedim.
Eskiden bu kadar olmazdı canlandı mı sizce duyuru yoksa daha kötü/kalitesizleşti mi?

Edit: Sorum yanlış anlaşılmasın bunlar sorun/problem demedim, sizce nedir ne değildir dedim.
0
basond
(02.01.15)
Başımıza taş yağacağının habercisi
0
amator filozof
(02.01.15)
Zamanla her istedigimizi yazip cizemeyecegiz gibi geliyor:)
0
delifaruk
(02.01.15)
zirvelerle kalitesizleşme bağlantısı kuramıyorum. ifşalar arada renk katıyor onları da abartılmadıkça hoş görüyorum.
kalite konusunda konuşamayacağım ama bir ara ne oluyor duyuruya diye veryansınım olmuştu.
0
uzunuzunilgi
(02.01.15)
canlanma habercisi bence. daha doğrusu pekişiyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.15)
duyurucular kızgınlık döneminde.
0
sir gawain
(02.01.15)
Sevgili bulmak, seks bulmak, ortam yapmak, dedikodu yapmak vs. vs.

Aslında zirveleri değil, duyuruyu da birçoğu bunun için kullanıyor.
0
hiko seijuro
(02.01.15)
Valla billaa zirvede kimseyle seks yapmadim.
0
delifaruk
(02.01.15)
daha fazla drama.
0
rygard
(02.01.15)
duyuru 2014'un basindan beri boka sarmis durumda kanimca. zirve(ler) konusunda bir sikinti oldugunu dusunmuyorum. karakter zaafi olan insanlarin cogaldigini, kaliteli insanlarin terk-i diyar eyledigini dusunuyorum. binaenaleyh, "kalitesizlesti" diyorum.
0
papillon7
(02.01.15)
Hormonlar keban barajına döndü :P şaka şaka, can sıkıntısı arttı, sosyalleşme azaldı bence :)
0
secilmis uye
(02.01.15)
zirveler konusunda kötü düşünmüyorum ama ifşalar rahatsız edici bence. çünkü aşırı gereksiz. özellikle de bazı yazarlar var ki her gün duyuru açmazsa, her gün saçma sapan bir soru sormazsa ölecek gibiler, şurada bile şu SİTEDE bile dikkat çekmek önemli bir şey onlar için. kalitesizleşti diyemeyiz belki ama itici olmaya başladı.
0
iste o kavunici balik
(02.01.15)
ifşalar oldum olası saçma geldi bana da zirvelerin nesi problem ki?

asıl seviyeyi düşürenler zirvelere katılmıyor zaten. 1-2 tane dingil her zirvede çıkıyor sonrasında zirveden de duyurudan da defolup gidiyolar.
0
seksen9
(02.01.15)
Zirvelerin bişeyi yok, isteyen her gün yapsın, istemeyen gitmez de bu ifşaların biraz boku çıktı. Nadir gelişen, samimi bir şeyken şimdi her canı sıkılan bir ifşa başlatma çabası içine giriyor; her hafta da başarılıyor ve ifşa esnasında kimse asıl sorulan sorulara cevap bulamıyor filan bu kısmı kötü. Bundan sonra yapılan ifşaların tek başlık altında toplanması taraftarıyım :p
0
pandispanya
(02.01.15)
@kavuniçi +100 bazen gereksiz ve saçma sapan soru/duyuru bende görüyorum. aynı kişilerden olduğuda oluyor. bu yüzden daha az vakit geçiriyorum bende. sıkıyor.
0
bruceandwayne
(02.01.15)
her an daha başka şeyler de dönebilir hazırlıklı olmak gerek
0
isadora
(02.01.15)
ifşalar evet kötü. ilk ifşa çok güzeldi ve farklıydı. sene içerisinde bir kere olabilir belki ama ayda 2 3 nedir yani. ekşiduyuru facebook grubu açsınlar bition'ın grubu var mesela. orda millet birbirini beğensin.

zirve ise normal. site ve kitle oturdukça sözlükte olduu gibi burada da zirveler hep düzenlensin..

hatta şu an öneri getiriyorum.

yeni bir kategori açılsın.

zirveler:
akşam taksimdeyim gelen var mı?
birlikte starbucksta ders çalışalımcılar
orada başlık açsın.

zirveler okey. bir tanesine gideceğim artık ben de kendimi tutamıyorum :D
0
disardayim
(02.01.15)
kıyametin.
0
merena
(02.01.15)
(7)

su adamin kol cevresi ne kadardir

Sarix
http://i.cdn.turner.com/nba/nba/nuggets/photos/ty_single.pngkollarim boyle gorunsun istiyorum da, su an 34.5 benimki.adamla boyumuz ayni, 181.
i.cdn.turner.com
kollarim boyle gorunsun istiyorum da, su an 34.5 benimki.
adamla boyumuz ayni, 181.
0
Sarix
(02.01.15)
bence rahat 40 vardır.
0
zlatanibrahimovic11
(02.01.15)
adamin yag orani dusuk. yani cevresi 40 cm olabilir ama boyle gorunmeyebilir senin kollar. ozetle rakamlara takilma. calisirsan olur.
0
entrapmen
(02.01.15)
basket topunun çapı 25 cm desek

kol topun 5/2 si kadar görünüyor. 10 cm çap desek senin kol daha geniş mi çıktı n'oldu şimdi.

ayni gibisiniz galiba.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.15)
39 falandır.
0
Tyler89
(02.01.15)
17 inc vardir.
0
sckxyss
(02.01.15)
adam bi kere nigger, yani gündüz feneri. sen neden onunla kıyaslıyorsun kendini ki? çevresini tuttursan rengini tutturamazsın.
0
namus ninjası
(02.01.15)
37 sıkmadan.
0
Cursed Chico
(02.01.15)
(14)

bundan 20 sene sonrası için ne alınıp saklanabilir?

thracian
mesela tasolarımı keşke atmasaydım diyorum. ya da futbolcu kartlarımı. cipslerden ya da sakızlardan çıkan çıkartmaları.şimdi ne alsam 20 sene sonra bunlar gibi çok nadir bulunan şeyler olabilir? alacağım şeylerin günlük ulaşılabilen şeyler olması lazım, çeyrek altın falan saklayamam :)
mesela tasolarımı keşke atmasaydım diyorum. ya da futbolcu kartlarımı. cipslerden ya da sakızlardan çıkan çıkartmaları.

şimdi ne alsam 20 sene sonra bunlar gibi çok nadir bulunan şeyler olabilir?

alacağım şeylerin günlük ulaşılabilen şeyler olması lazım, çeyrek altın falan saklayamam :)
0
thracian
(02.01.15)
gitar. ağacı bekledikçe değerlenir.
0
gozyakansakiz
(02.01.15)
elektronik olmaması lazım. mekanik bir şey olsun ve karmaşık bir şey olsun.

ya da kinder supriz şirinler koleksiyonu olabilir, hala var mı emin değilim
0
emfuzi
(02.01.15)
aslında amaç para kazanmak da değil, nostalji olsun diye :)
0
🌸thracian
(02.01.15)
tasolarım hala duruyor futbolcu kartlarım da öyle :) ama seri vs olarak değil ne yazık ki...
günümüz içinse kinder sürprizin şirinler 1 ve 2, sünger bob var :) bir de buz devri ama o tam değil :/
0
sen de git sen de unut
(02.01.15)
ben iddaa eklerimi saklıyorum eheh. hem kendim yazdığım için hem de 20 sene sonra bakmak için öyle. hoşuma gidiyor. mesela şimdi de elimde 80'lerden bir gazete olsa çerçeveletip duvara asarım. hoş. 2035'te de bu zamanın gazetesini, daha da eğlencelisi iddaa ekini okumak çok güzel olur benim için. daha doğrusu saklamak. ne okuycam aynı sayfayı sürekli.

bakalım o zaman gazete kalacak mı, tasarımları nasıl olacak, dil ne kadar değişmiş olacak, futbol takımları ne kadar değişmiş olacak, ne bileyim şimdi serie a'daki torino o zaman nerede olacak... ona bakmak için. saklıyorum.
0
der meister
(02.01.15)
ben de bir sürü şey vardı annem atmış.

tasolar vardı bir torba.
bilyeler vardı.
kinder koleksiyonum vardı.
bir sepet dolusu eski oyuncak vardı.
0
cemiyetin unlu simasi
(02.01.15)
ben mesela üniversite zamanında( Çanakkale de okudum ) bozcaada şarabı aldım hala da duruyor 4 sene oldu.Saklıyorum benim için önemli ve değerli. Sen de böyle kendin açından değerli olan bir şeyi saklayabilirsin.
0
verbanadüşlerimi
(02.01.15)
taso dedin, bir ton vardı, kayboldu hala yanıyorum :)

analog olan her şey olur, ne bileyim kasetler bile şimdiden antika oldu.
0
doxanikee
(02.01.15)
Çok çok uzun vadeli bir şeymiş :)
0
Cursed Chico
(02.01.15)
şimdiden al çalışır durumda ericcson a1018 falan. veya daktilo al. antika çakmak ibelo falan. üretimi durmuş şeyler bul işte. mobylette motosiklet olabilir. güzel bi bisiklet, mızıka, üretimi durdurulmuş kaliteli bir kalem (ince rotringleri bilen bilir), antika saat falan işte
0
icim urperiyor
(02.01.15)
dergi olabilir. ilgi alanına göre uykusuz vs...
0
drystedb efficacious
(02.01.15)
tekirdağ'da üretilen tekirdağ rakısı. söylentilere göre tekirdağ'da ki fabrika kapatılıp rakı üretimi nevşehir'e kaydırılacakmış.20 sene sonra da tekirdağ üretimli rakıların piyasası çok olur.
0
anti silence
(02.01.15)
Bisan marka dede bisikleti.

blog.bisikletcim.com
0
yirmisantim
(02.01.15)
ilgi alanın olan veya yaşamına giren şeyler olsa daha iyi olur bence. sonuçta kendin için saklayacaksın.
bende hababam sınıfının afişi var mesela, tee 76-77 yılından kalma. yatılı okul anısı olarak saklamıştım. 80 mb lık hard disk var, 35 inç 5,25 inç floppy disketlerim duruyor, müzik kasetlerim duruyor. 80 li yılların almanakları, 80 öncesi dergilerden bazıları duruyor.
çocukların tasoları da duruyor onları da atmadım. ilk frp izmircon afişi, doğankardeş dergileri, ilk defterleri resimlerinin çoğu ohoo bissürü şey daha atmadım, saklıyorum. evlenene çeyiz niyetine veriyorum :p
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.15)
(35)

mutluluklarım, mutsuzluklarım ve intihar

onekey
kendi hesabım değil, burda tanıdıklarım olduğu için kimseyi endişelendirmek istemediğimden burdan yazıyorum. ruh halimden dolayı karmaşık olabilir, zamanla düzeltirim belki.henüz yeni 26 oldum. kadınım. bugüne kadar benim yaşımda yaşamış normal bir insandan belki çok daha fazla deneyimim oldu bazı k
kendi hesabım değil, burda tanıdıklarım olduğu için kimseyi endişelendirmek istemediğimden burdan yazıyorum. ruh halimden dolayı karmaşık olabilir, zamanla düzeltirim belki.

henüz yeni 26 oldum. kadınım. bugüne kadar benim yaşımda yaşamış normal bir insandan belki çok daha fazla deneyimim oldu bazı konularda. kendimi geliştirmem, elde ettiğim fırsatlar, gezip-görüp yeni şeyler öğrenmem, yaptığım sosyal aktiviteler, spor vs hepsi dahil. istemeyerek istemediğim bir okulu bitirdikten sonra yine sonucunda istemediğim bir bölüm okudum, o bölüm sonrası 1 yıl yurtdışında bir asistanlık yaptım ve 24-25 yaşımın tam ortasına gelen hayatımın en güzel 1 yılını yaşadım. arkadaşlıklarım, hayattan aldığım haz, tekrar olamayacağım kadar elde ettiğim mutluluk.

bugüne kadar çok aşk acısı çektim. her seferinde ben terk edildim. hep ya bir başkası oldu ya da sevilmedim. son deneyimim benim bütün enerjimi, inancımı, her şeyimi aldı elimden. yaptığım asistanlığın sonuna doğru başladığım bir ilişki. ilk başta çok sevmedim ama araya mesafe girince ters tepti ve daha çok bağlandım. tam birlikte olabilmenin yolunu bulmuşken yaşadığımız dev hayal kırıklıkları beni ona hasta boyutunda bağlarken onu benden vazgeçirdi. sonuç olarak ben başardım, her şeyi bir kenara bırakıp deyim yerindeyse yeniden, sıfırdan bir hayata başladım onun olduğu ülkede, şehirde ama o benden çoktan vazgeçti. geçtiğimiz 1 ay boyunca aşağılandım, hakarete uğradım, bile bile hayal kırıklığına uğratıldım - gel görüşelim diyip son yarım saat kala ben vazgeçtim demesi mesela - ve bunlar beni artık içinde bulunduğum bu noktaya getirdi.

konu gönül işi değil, ama bu bahsettiğim gönül işi aslında bir aydınlanma yaşamamı sağladı belki de.

bahsettiğim gibi, bugüne kadar dolu dolu bir hayat yaşadım, mutluluklarım üzültülerimi hep gölgede bıraktı, hayattan hep zevk aldım. ama şimdi düşününce bir daha asla o kadar mutlu olamayacağımı görüyorum. yaşayabileceğim her şeyi yaşadım, tükettim belki de. zaten zamanla etrafımdaki bütün arkadaşlarımı yitirdim, kimseyle iletişimim kalmadı. yeni kurmaya çalıştığım arkadaşlıklar yüzeysellikten öteye gidemiyor, bir süre sonra onlar da yok oluyor. hobi edinsem, burda verdiğim hayatta kalma mücadelesinden dolayı ona da vaktim yok. kendime ayıracağım vaktim yok. o kişi için kalkıp buraya geldim, burda canımı dişime takıp yemek yemeye vaktim olmadan köle gibi çalışıyorum ama karşılığında hep acı çekiyorum. bu sadece aşk acısı değil, artık fiziksel olarak da kalbimin ve ciğerlerimin acıdığını hissediyorum. arada kendi kendime konuşuyorum, gecenin 3ünde sokağa çıkıp bir köşeye oturup sabaha kadar ağlıyorum. sokakta gördüğünüz o aklını yitirmiş kişilerin yaptığı her şeyi yapıyorum belki de.

neyse, düşününce gerçekten de ben bir daha geçmişteki gibi mutlu olamayacaksam, hep o mutluluğun özlemini çekeceksem, mutsuz bi hayat yaşayacaksam buna ne gerek var? şu an ne için yaşıyorum, sadece annem için, ailem için. eğer onlar olmasaydı aylardır aklımda olan bu düşünceyi çoktan gerçekleştirirdim ama annemi o kadar üzemem. bu yüzden ona yaşadığım hayatı hep farklı şekilde lanse ediyorum. hep çok mutlu, çok güzel bir ortamım olduğunu söylüyorum ama ben tek başımayım. ortamım yok, arkadaşım yok. hayattan zevk almayı geçtim, uyanık kaldığım her dakika aklımda hep bunlar, çektiğim acılar, bundan sonrasının nasıl olacağı, geleceği görmek istememem var.

bu duyuruyu niye yazdım bilmiyorum. az önce mehmet pişkin'in intiharıyla ilgili entryleri okudum, notlarını okudum, sonrasında buraya geldim.

hepinize mutlu yıllar.
0
onekey
(02.01.15)
Önce afrikadaki açlıktan kırılan çocukları düşün, sokakta yatanlari düşün.

Sonra montla sıç

Sonra da uyu
0
empedokles
(02.01.15)
Bak bacım insanlar bunlara intihar etmek isteselerdi şuan hiç birimiz yaşamıyor olurduk.

Siktir et yahu, at kafandan bu kadar basit, siktir et, bi de empodeklesin yazdıklarını düşün.
0
yatagants
(02.01.15)
Acını küçümsemiyorum yanlış anlama; Ancak kendim de ne zaman böyle düşünsem kendime ''insanların çocukları bile ölüyor ancak bi şekilde yaşamaya devam edebiliyorlar'' diyorum. Kimse ömrü boyunca mutsuz kalmıyor ki. Sen de kalmayacaksın. Belki uzun bi süre böyle hissedebilirsin, ama geçiyor elbet.

İntihar et ya da etme diyemem, hayat senin, bunlar hep senin tercihin. Ancak sebebi senin hayattan vazgeçmeni gerektircek kadar ağır değil inan. Kimse yaşamadan bilemez elbet. Ben de bilemem. Ben ki böyle şeyler yaşamadığım halde yaşamak istemiyorum. Ancak hayatın sana neler getireceğini bilemezsin. ''Bir daha asla mutlu olamam'' diye peşin hüküm vermemelisin.
0
shejia
(02.01.15)
yazman iyi olmuş.muhtemelen burada söylenecekler içini rahatlatmayacaktır uzun vadede. nacizane tavsiyem biraz iç dünyandan reel dünyaya dönmen. aşklar, ayrılıklar, hayatın bir yerden sonra anlamsız gelmesi, istediklerini vermemesi, derin düşüncelere dalman oldukça normal, belkide her insanın hayatında yaşayabileceği şeyler fakat bunlara çözüm olarak intiharı düşünmen pek doğru gibi gelmiyor bana.

arkadaş edinmekte zorluk çektiğin de belli keza bu depresif hallerinle daha da zor olabilir yeni arkadaş edinmek. tavsiyem kafanı tüm bunlardan uzaklaştıracak şeyler yapman. imkan dahilindeyse seyahat etmek ilaç gibi gelebilir.
0
Xx2HoT4uxX
(02.01.15)
Bir tanıdığımızın oğlu var. Iyi düzgün bir insan. Üniversite sınavını Kazandı güzel bir bölüm okuyacak.
Zeki bir çocuk ama en önemlisi karakteri güzel. Büyük ihtimal sevdiği bir hatunda vardır.

İşte bu arkadaş bir gün bayıldı.
Hastahaneye gittiler.
Beynimde tümör varmış ceviz kadar.
Ölecekmiş 6 ay civarı Ömrü var dedi doktor.
Bu 4 ay evveldi.

Çocuk yaklaşık 2 ay içinde ölecek.
Dert var dert var.
0
efrasiyab87
(02.01.15)
Bidaha mutlu olamicam ne yaa? Olacaksin tabi ki. Aa unutmicaksin o guzel gunleri ama onlarla yasamayi ogreneceksin. Dusunsene ne kadar sansli oldugunu! Kac insan yasamistir senin yasadigin hazlari. Aydinlaalnmak da cok guzel. E devam.
0
aeroflot
(02.01.15)
Sen,her ne kadar kalbin kırılmış olursa olsun,nasıl Can'ın yanıyorsa da..uyanabilligin her sabah bizim göremediğimiz kadar güzelsin. Aynı şehleri,benzerini ben de yaşıyoruz çoğumuzda. Mazeret degil ama. Şuan yatağımda bi kadın olsa da ona sarılıp uyuyabilsem keşke. Ölünür de tabii. Yaşarken bile. Ama hala ölmedin ve mümkün olduğu kadar ölme.yıllardır aynı kadını sevdim ben mesela,uğramadığım ihanet kalmadı. Sonra boşverdim. Yani diyeceğim o ki Şekerim. Ya gel bi sandalye Çek, ayda bu gece güzel uykular sana..
0
kokhucre
(02.01.15)
herşeyi anlarım. ama 25 yaşında olup herieyi gördüm geçirdim diye düşünmek aptallıktır, ergenliktir vsdir. bunu anlamam.

bak ben 27 yaşşındayım. 5 yaşında annemle babam ayrıldı. kız kardeşim de 3 yaşındaydı. kız kardeşimle diyalogum, sokakta yol soran bir insanla gireceğim diyalogdan daha samimi değil. beni babam büyüttü. üvey annem öz annemin yapmayacaklarını yaptı bana. hakkını öldeyemem. ama filmlerdeki kötü üvey annelikleri de yaptı yıllar geçtikçe farkettim bunları. 5 yaşımdan ilk üni deneyimim olan 18 yaşıma kadar babannem mi bakmadı, halam mı bakmadı, tekrar öz annemin yanına mı gitmedim... saçma sapan düzensiz bir hayat. ama babam hep başımdaydı. hayatımdaki tek adam. sokakta da kaldım. günlerce aç da yattım. ve daha anlatmamım lüzumu olmayan birçok iğrenç deneyim...

yaşadığım zorlukları asla "off benim yaşadıklarımı kimse yaşamamıştır" diye değerlendirmedim. böyle düşünmenin çok aptalca oldugunu farkettim yıllar önce. evet yaşadıklarım çok çok boktandı. yıllarıma mal oldu. 27 yaşındayım hala bir düzenim yok. okulu bitiremedim vs. daha bir sürü şey. ama bunlar benim dertlerim. bana büyük. senin dertlerin de sana büyük. senin yaşadıklarının, sende yarattığı tahribatı hiç kimse senden iyi anlayamaz, senin gibi hissedemez. ama bil ki ne hayatlar var, ne insanlar var.

bildiğim bir şey var. her insan hayatında mutlaka bir kez de olsa dibi görüyor. kimisi 25 inde görürür. kimisi 40 ında. kimisi 15 inde görür. 35 inde tekrar görür. benim tabirimle şu an sen de dibi görmüş bir insansın. ben de gördüm bir kere. inanılmaz bir çaresizlikti. etrafımda buna benzer bir sürü örnek var.

ilişkiler... daha önce burada yazmıştım. kız arkadaşım sebepsizce, daha doğrusu kendince mantıksız sebeplerden ayrıldı benden. ilk ciddi ve içten sevdiğim kişiydi. birçok şeyi onunla yaşadım. ayrıldıktan sonra bana öyle şeyler söylediki... parasızlığıma laf söylemesi falan basit kalır. erkekliğimle bile dalga geçti düşün artık :)

zaten yapalnız olan ben dımdızlak kaldım. hala ağlarım düşününce ama toparladım biraz.

hayatta bir amacın yok sanabilirsin ama hayattaki amacın hayattta kalmaktır. içgüdüsel olarak.

sen şu anda çok boktan bi durumdasın evet. diptesin. bir kişi için düzenin değiştirmişsin. başka bir yere yerleşmişsin vs. bak gerçekten çok boktan. ama intihar etmek nedir :) başına neler gelen kadınlar/kızlar tanıyorum. bu insanlar bile intihar etmediler. sen diptesin ve düşmüşsün. önce ayağa kalkacaksın. sonrada bir çıkış yolu arayacaksın. bir merdiven,bir ip bulacaksın kendine ve ufak ufak çıkmaya başlayacaksın. bu çıkış hemen olmayacak. aylar geçecek. zaman zaman önün yine tıkanacak. ama devam edeceksin. ve aylar geçtikçe normale döneceksin.

yukarı çıkana kadar geçen süre ise senin depresyonun olacak,bunalımların olacak,ağlaman zırlaman olacak. her bir basamakta azalarak devam edecek bunlar. yani acını yaşayarak yüzeye çıkacaksın.

aboov amma yazmışım ya. kim okuyacak bunu acaba :D okursun umarım :)
0
mahone
(02.01.15)
ozet gecseydin iyi olurdu
0
partizan
(02.01.15)
Bu günleri atlatırsanız bundan sonra bu derece sıkıntı yaşamazsınız diye tahmin ediyorum,bağışıklık kazanmış olacaksınız çünkü.. Bir de bir çok insan böyle şeyler yaşıyor, yalnız olmadığınızı düşünün rahatlatır belki..

Çözüm odaklı olmalısınız, şu anki sorunu nasıl çözerim diye düşünün. Benim başıma benzer şeyler ikinci sınıftayken gelmişti, açlıktan ölmeme rağmen yemek bile yiyemiyordum. Sonra kendimi derslere verdim baya baya inek oldum aynı zamanda boş vakitlerimde akıcı, zihni perl yormayan Romanlar okudum ve atlattım o süreci.siz de enerjinizi bir yere odaklayın kendinizi yorun. Yorgunluk çoğu zaman mutluluktur.
0
sen olmayan cocuk benim
(02.01.15)
ben böyle hissettiğim zamanlarda dünyanın ne kadar büyük olduğunu, ne kadar farklı insan ne kadar farklı dert olduğunu bana anımsatıcak şeyler yapıyorum.kamboçyayla ilgili bi belgesel izliyorum mesela, bereket tv'de arıcılıkla ilgili programa bakıyorum, esra eroldaki insanların dertlerini dinliyorum bana iyi geliyo.

ama sonuç olarak yalnızlık çok kötü.başka bi ülkedesin ve yalnızsın.bunu değiştirecek bişeyler yapsan aşk acısına takıntılı olmıycaksın bence.bide en önemlisi kendine değer vermek, o kadar vermek ki bütün dünya seni istemese yaşamayı istiyecek kadar sevmek kendini.
0
lampetia
(02.01.15)
kolay pes ediyorum diyosan öldür kendini. sen de kurtul senin derdini dinlemek zorunda kalanlar da kurtulsun. acı çekmişte bır bır bır.

yav he he. her şeyi adam gibi düşünmeden tartmadan karar alıyosun, işler istemediğin gibi de ay ben çok şey gördüm köle oldum ağlıyorum. bu eleman beni siklemezse ben naparım lan diye düşünseydin kuzum. çok mu pembeydi? köle gibi çalışıyorum, hobiyi kafam kaldırmaz, vaktim yok tırıvırı. sen acı çekmeyi hobi olarak almışsın kendine, böyle devam.

çünkü geri dönmek diye bi seçenek yok? o kadar yurt dışı tecrüben varmış, burda daha makul çalışma şartlarında daha düzgün bir şansı bulma ihtimalin zaten yok. arkadaş çevresi yüzeyselmiş de bilmem ne. ya ne de ego varmış amk hepinizde. bi' siz insansınız da, diğer insanlar diz boyundan öteye geçemiyor.

he yav he he. öldür kendini.
0
blackjackdavey
(02.01.15)
Oldum olası şu intihar içerikli yazıları yazanlara kıl oluyorum. Moda gibi bi sey oldu artık. Gerçekten yardıma ihtiyacı olanlar da var bence ve arada kaynıyor gidiyor ya da hiç ortaya cikmiyor bile. Hem Sözlükte hem de başka mecralarda böyle bu.

Derdin de dert değilmiş kusura bakma. Allah şaşırtmasın ve başka dert vermesin.
0
sansli pipi
(02.01.15)
Afedersiniz ama ben o mehmet pişkin in aq.Sende az çeki düzen ver kendine.Ezik ezik konuşma.İntihar etmeyi düşünmek bile çok büyük acizliktir.tek mutsuz olan sen değilsin.herkesin var derdi. Bir de aşk acısı falan serpiştirmişsin yazına.O da sana özel bi durum değil. Bazen s.ktir çekmeyi bilmek lazım.
0
nickimi yermisin
(02.01.15)
muhtemelen ağır bir depresyon geçiriyorsun. klasik olacak belki ama bi profesyonel yardım alsan iyi gelebilir.

yapabilecek durumdaysan, bırak herşeyi dön ailenin yanına. bi toparlanma süreci geçir, eski arkadşlarınla buluş, kafanı bi topla. kendini dinlemeyi de, kendine acımayı da bırak.

dert var, dert var demiş efrasiyab, doğru demiş. herkesin derdi kendine büyük, ben yaşadıklarımı anlatmayayım hiç. anlatamam da gerçi işte neyse. ama dediği şey de doğru da sen bunu görebilecek kafada değilsin sanki şu ara.

geçicek hepsi, biraz çaba ve destek lazım sadece.

ve tekrardan da mutlu olacaksın. aynısını bekleme, şey gibi düşün, lezzetli süper bi pasta yedin ve bi daha o pastadan yok. bu sefer de süper bi baklava gelecek önüne, pasta değil bu seferki ama baklava da nefis. bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi saçma mı oldu ama bulabildiğim en iyi örnek de bu oldu.
0
physcos physcos
(02.01.15)
kendine çok yüklenmişsin ve artık ruhun diyor ki: kurtar beni.
ne zaman gereğinden fazla fedakarlık etsek, ne zaman kalbimiz çok kırılsa vs. ruh hep aynı çığlığı atıyor: kurtar beni.
kendine vakit ayırmadığın sürece ruhunun o çığlığı dinmeyecek. haberin olsun.
ya canını kurtaracaksın ya da 'geçim' hayatını.
ya bulduğun boş vakitte mehmet pişkin'in entrylerini okuyacaksın ya da gerçek hayatında güzel kitaplar okuyacaksın. kendini mutlu edeceksin.
gerçekten herşey bir seçim.
mazo'ya bağlama lütfen. dolu dolu yaşamış olabilirsin ama hala yaşanmamışlıkların çok var. hala dünyanın gezilmemiş yerleri, hayatın alınmamış dersleri var. yaşamadığın mutluluklar adına şimdiden konuşmak yersiz ve çocukça.
şimdi kendini güzelce silkele, derin bir nefes al, nefesine odaklan, keep calm and carry on!
0
dessy
(02.01.15)
bir daha asla o kadar mutlu olamayacağını mı düşünüyorsun?
ben ise her yeni günün en az bir gün önceki kadar mutlu geçeceği garantisinin olduğunu düşünmüyorum.

25 yaşında bir insan olarak geleceğe bu denli net bir projeksiyon açmadan önce bir nefes al ve olaylara dışarıdan bak lütfen.
gelecekte seni mutlu edecek şey insanlar değil yine sensin. bu sebeple mutluluğu başkasından beklemek yerine kendi içinde ara derim. ha başkaları mutlulukları ile beraber yine de gelir hoş gelir. ama gittiklerinde geriye kalan şey onun mutsuzluğu olmaz.

sen sana yetersin ve hayat herşeyiyle güzel.
ve hiç kimse senin içindeki kudretten daha kudretli ve senden daha değerli değil.
0
velhasilkelam
(02.01.15)
Simdi hayatinda ihtimaller var. Bundan sonrasi daha guzel de olabilir, simdiki hayatini ozletecek kadar kotu de olabilir. Fakat intihar edersen, senin icin hicbir ihtimal kalmayacak. Hicbir sey icin sansin olmayacak. Mutlu olmak bir ihtimaldir. Bunu kendi elinden alacak misin yani?

Peki ardinda kalanlar? Onlara hissettirecegin acizlik duygusu? Hayatlari boyunca gorememisiz cektiklerini diye kendilerini suclayacaklar. Sirf sen ask hayatim istedigim gibi gitmiyor, arkadasim yok diyerek olme tercihinde bulunacaksin diye o insanlarin kalan hayatini mahvetmeye ne hakkin var?

Kendini oldurmeyi dusunecegine neden arkadas edinemedine, neden iliskilerinin yurumedigine yogunlas. Otur bir dusun. Kendine torpil gecmeden don bir bak kendine. Bu kadar olumsuzluk yasadiysan eger tek sorumlu karsina cikan insnalar olamaz. Belki daha kendini tanimadigin icin kendine gore olan insanlari fark edemiyorsun? Kendini tani ve kendine bir sans ver.

Bir de profesyonel destek al.
0
vesna
(02.01.15)
öncelikle kendini fiziksel korumaya al. bu dönem bir şekilde geçecek, bundan emin ol. sonraya bir şeyler kalmasın. immunks'e başla hemen. bu fiziksel sağlığına gelebilecek zararlardan korunmana yardımcı olur. bağışıklık sistemini kollar.

şimdi sorununa bakalım:

şu anda yaşadığın durumu şöyle düşün. spor yapınca kaslarımız ağrır biliyorsun. nereye yüklendiysek o bölge ağrır, normal hareketlerimizi yapamaz hale geliriz. sonra o ağrı geçer daha kuvvetlenmiş kaslarla devam ederiz. ağrıyı yapan liflerdeki mikro yırtılmalardır. vücut burada bir durum var bir şeyler oluyor çalışıyorum ben bu bölgeye fazla yüklenme der yani ağrı yapar. o ağrıyı hiç sevmeyiz nefret ederiz ama gereklidir işte. ağrı olmasa o bölgeye çalışmaya devam eder, mikro yırtıkların tedavisini beklemeden makroya çevirebiliriz demi.

işte sen de ağrını bu yönden sev, sana faydalı olacak. üstüne gitme, bekle yaralar iyileşsin. daha kuvvetli olacaksın.


edit: cevabımı editlemek zorunda kaldım. çünkü benden sonra yazan bir arkadaş (mea) benim de değindiğim bir kaç konuyu ele alıp gereksiz yere fazla yüklenmiş. benim amacım biraz başka yönden bakmanı sağlamaktı. üzüldüm açıkçası ve bazı kısımları çıkarmanın uygun olacağına karar verdim.

şu anda hassas bir dönemdesin. lütfen aklı selim önerilere kulak ver. hepimiz sıkıntılar yaşadık. yaşamayan yoktur. herkesin derdi sıkıntısı o anda kendine büyük geliyor. geçince bazen ne küçükmüş diyoruz bazen de iyi altından kalktım bunun deyip kendimize aferin çekiyoruz.

onekey, anladığım kadarıyla azimli bir yapın var. azim çok iyi bir özellik. en iyilerinden. azmini lehine çevir, azmet ve bu sıkıntıyı hemen hallediyorum artık beni üzmeyecek diye karar ver. karar verirsen yapacaksın biliyorsun.

bizi de habersiz bırakma olur mu? biz buradayız, hemen camın ardındayız.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.15)
Konusacak birini aradiginda bana mesaj atabilirsin.
0
damdanakan
(02.01.15)
Bacım benim yaş 43. Ben yaşamaya 35'imden sonra başladım, ondan öncesi izbe, karanlık, korku filmi.
Az bi sakin ol, bi ayakların yere bassın, kendine güven biraz. 26 ne yaa?
Ne biliyon bi daha mutlu olamayacağını? Elinde sözleşme falan mı var? Haa içimden bir ses öyle diyor diyorsan, eğer o seslere göre yaşasaydık ovvv, hepimiz ölmüştük çoktan.
Mutluluktan kusacak raddeye geldiğin günlerde hatırlarsın bu sözlerimi :)
0
bilinmez bilinmez
(02.01.15)
bu yazılanlar nasıl ciddi olur beynim almıyor. hep trollediğinizi düşünüyorum. kusura bakmayın.

45 yaşında birisi olarak ben de vücudumun değişik yerleri ile gülüyorum 26 yaşındayım, her şeyi yaşadım, çok deneyimim oldu. aşık oldum, aşk acısı çektim, en büyük aşkı ben yaşadım, bir daha böyle mutlu olamam falan filan.

arkadaşım şu yazdıklarını var ya sözlüğe "ergen" zihniyetinin tanımı olarak altın harflerle yazılabilir.

bir tane danyal denyoyla uyduruk bir aşk yaşamışsınız da ayrılmışsınız diye (kusura bakmayın ama öyle) yok intihar edecekmişsiniz, yok Mehmet pişköööön çok haklıymış filan.

kalbi, ciğerleri ağrıyormuş. el kadar çocukları ellerinin arasında hastalıktan, parasızlıktan, imkansızlıktan ölen anne babaların neresi ağrıyacak acaba? çünkü sen onlara ağrıyacak yer bırakmadın.

ortamım yok, arkadaşım yok. yoksa bul, buluştur, yap, yarat. hani sen 26 yaşında dağları devirmiş, yok efendim her bi şeyi yaşamış, tecrübelerin adamısın ya. sana bunlar vız gelip tırıs gitmesi lazım. ama yok sen Mehmet pişköön gibi kameranın karşısında şarabını içip caz dinleyip hava atmayı seversin.

kusura bakmayın ama intihar duyurusu açmazsa ilgisizlikten ölecek hastalığına yakalanmışsınız. ikinci önemli hastalığınız ergenlik.

Allah sizin layığınızı versin diyorum. ki biliyorum ki verecek. hayat öyle bir şey ki insanı yerden yere çarpıyor. özellikle en büyük konuştuğu, en güvendiği yerden, kınadığı, küçümsediği, alay ettiği şeylerden vuruyor. sen sonra o böbürlendiğin tecrübelerin sadece ergenliğin dorukları tecrübesi olduğunu görüyorsun.
0
mea maxima culpa
(02.01.15)
yuh.
herkesin yaşadığı kendine. bunun yaşla alakası yok ki. karşımızda 16 yaşında biri yok. 26 yaşında gayet artık kendini bilme yolunda olan biri var.
hissettiklerini yazmış. kaldı ki 16 yaşında olup intihar eden de çok var.
internet üzerinden neyin ilgisi?
olay yaşla alakalı olsaydı 45 yaşında biri olarak bu arkadaşımıza daha anaç, daha anlayışlı, daha duyarlı bir biçimde yaklaşırdınız.
lütfen hiçbirimiz başkalarının yaşadığı şeyleri kendi hayat tecrübelerimizle değerlendirmeliyim. 'yardım arayan' insanlara daha çok zarar vermiş oluruz. bu platformda yanlış hatırlamıyorsam yine aynı yaşta başka bir arkadaş intihar etmişti bikaç sene önce. kimsenin duyguları ve yaşadıklarını küçümsemek haddimiz değil.
0
dessy
(02.01.15)
@dessy hiç de anaç, şefkatli davranmak zorunda değiliz. bunlar şımarıklık. çok hafif yazdım ben.

şefkat gerekiyorsa kaç tane arkadaş şefkat göstermiş. onlara tutunsun.

insanlar neler çekiyor. kimse de bir yerlere çiğerim ağrıyor, böbreğim ağrıyor, benim aşkım en büyüktü, siz anlayamazsınız yazmıyor.

eğer çektiklerimizi, aşklarımızın büyüklüğünü, yediğimiz kazıkları büyüklüğünü, yaşadığımız depresyonun büyüklüğünü yazıp yarıştırsaydık inan siz şımarıklardan çok daha havalı hikayelerimiz olduğunu görürdünüz.
0
mea maxima culpa
(02.01.15)
siz derken?

illa acıyı ve mutlulukları büyüklüğe göre mi ölçer olduk? eğer öyle olduysa karar mercisi kime ait? veya bu dünyayı kurtaracak, yok edecek, dünya'da herşeyi görmüş geçirmiş olmak adına bir şeyler mi yapıldı da haberim yok?

elbette tepki kararı size ait. ama olayın yaşla ilgili olmadığını bir kez daha görmüş bulunduk.

zira 2 yaşında tecavüze uğramış bir çocuğun yaşayacağı şeyler ile 45 yaşında olmanıza rağmen sizin yaşadıklarınız arasında dağlar kadar büyük travmatikler var. büyüklük yaşta değil, insanları her haliyle kucaklayabilmekte. bazen öyle boktan şeyler hissediyoruz ki, internet ortamında hiç görmediğimiz insanların iyi sözlerine ihtiyaç duyuyoruz. bunu yapmak istemiyorsanız bari o kişinin daha boktan hissetmesine sebep olmayın. o yol çok daha kolay çünkü.
0
dessy
(02.01.15)
hayat tecrübesi olan olgun bir insan 26 yaşında her şeyi yaşadığını iddia etmez. yaşadığı aşkın en büyük aşk olduğunu, bir daha hiç mutlu olamayacağını iddia etmez. bir tane aşk yüzünden intihar etmekten söz etmez.

tecrübeli insan duyuruda yazılan uyduruk laflardan teselli aramaz. burada yazılanlar boş boş laflar.

kimse benim burada yazdığım iki satırla intihar edecek değil. abartmayalım lütfen. ben kimseye intihar etmesini söylemiyorum ki ayrıca. nereden çıkartıyorsunuz.

diyorum ki bunlar o kadar basit ve saçma dertler ki hepimiz yaşadık. gelip geçiyor. sokaklarda ağlamak filan çok klişe şeyler. hem de ne için? Ahmet terk etmiş, onunla görüşmek istememiş.

tecrübeli olgun insan hayata deli gibi tutunur, sürünerek ilerler, kendine Mehmet pişkin gibi partilerden sıkıldığı için intihar eden bir insanı değil de zorlukların içinde tırnakları ile kazıya kazıya bir şeyler başarmış insanları örnek alır.

bütün bunlardan senin 45 yaşında tecrüben yok asıl 26 yaşındaki adam tecrübeli diye bir çıkarım yapmanız çok komik oluyor.
0
mea maxima culpa
(02.01.15)
mea, aşık olduysan sen de aynı duyguları bir kadın olarak hissedip anlamış olman gerekiyor. aşkta acı olduğu zaman hep bir daha eskisi gibi olamayacağımızı, bir daha aşık olamayacağımızı düşünmez miyiz? senin dışavurum şeklinle, x kişisinin dışarıvurum şekli çok farklı olabilir. hepimiz farklıyız, farklı renklere sahibiz.

işte o yüzden sen 45 yaşına kadar gelebiliyorken 15 yaşında bile intihar edenler oluyor, görüyoruz neredeyse her gün haberlerde. hayat işte böyle bir şey. önemli olan düşene el uzatmasak bile onu anlayabilmek. anlayamıyorsak da susmak. susmak bazen güzel cevaptır, biliyorsun.

ben genel olarak senin cevaplarında hep bir aksilik, hep bir gerginlik görüyorum. bunu seni kötülemek amacıyla söylemiyorum. bunu hissettiğim için söylüyorum. kabul et, etme. fark etmez. ama düşene de bu şekilde vurmak madem 45 yaşındasınız, bence yakışmadı.

ki sen dediğin gibi bunlar gelip geçer mesajını vermiyorsun, şöyle diyorsun: "kusura bakmayın ama intihar duyurusu açmazsa ilgisizlikten ölecek hastalığına yakalanmışsınız. ikinci önemli hastalığınız ergenlik."

ben sadece senin yaşadığın hayat ile başka birinin yaşadığı şeyleri kendi deneyimlerle ölçmemen gerektiğini söylüyorum.

hayır, fikir vermek istiyorsun, bari arkadaşa bir iki öneri ver hayat tecrübenle, birileri faydalansın, yararını görsün. bak 'hayat aklini konusacak bir filozof uret' senden daha büyük, poposuyla güldüğünü iletmiş ama yine de uzun uzun önerilerini yazmış.

neyse, hayat senin. dediğim gibi istediğin tepkiyi vermekte elbette haklısın ama kimin acısı ve yaşanmışlıkları büyük, buna karar verecek merci sen değilsin.

he, dediğin gibi olgunlaşmamış birinden böylesine olgunlaşmamış bir içerik okuduysan da cevap vermeye tenezzül etmezsin olur biter.
0
dessy
(02.01.15)
ayrıca böyle arabesk edebiyat yapılacağına, internet üzerinde kavgalar yapılacağına yapılması gereken bir doktora gidip tedavi olmaktır. psikiyatri ve psikoloji bilimi bunun için var. farmakoloji bunun için var.
0
mea maxima culpa
(02.01.15)
gerçekten bu kadar laf salatası yeter. kimseye canım cicimli davranmak zorunda değilim.

kendi tecrübelerimi de yazıp kendimi acındırıp, haklı çıkartmak gibi bir amacım yok.

doktora gitmeyip, ilaç almayı erteleyip depresyonu yaşamayı seçme en kötü seçim. depresyonun derinliklerine kimse girmemeli. çünkü girer ve deneyimlerseniz sıkıntılı bir anınızda daha önceden kendi yarattığınız o sıkıntılı yere geri dönmeniz an meselesi.

kimseye ters davranmıyorum, genellikle pozitif ve yapıcı yazıyorum. ancak bu gibi durumlarda uzuuuuun uzuuuun açıklamalı açıklamalı yazdıktan sonra ay benim kalbim, ay benim aşk ağrım diye devam ediyor arkadaşlar. o zaman da böyle yazıyorum.

arada derede sert yazdığım bir yazıya rastlayıp da böyle yapmamalısın, çok ayıp, kaç yaşına gelmişsin, böyle davranmalısın diyenler de çok garip.

tek bildiğim bir şey bilmediğimdir demiş filozof aynen böyle hissediyorum. ancak kimseyi pohpohlamanın bir faydası olacağını sanmıyorum.

doktora gidin. gerekirse ilaç alın. ki gece yarısı sokaklarda ağlamalar filan sizin gerçekten ihtiyacınız var.

çok uzun uzun şefkatli şeyler yazılabilir. buna ne gerek var? kitapçılarda binlerce kişisel gelişim kitabı var. bunlarda çok güzel şeyler yazıyor. sokakta ağlayacağınız bunları alın okuyun. bin kat faydalıdır.
0
mea maxima culpa
(02.01.15)
Back to topic: Onekey, harika ama harika bir yaştasın. acılarınla, mutluluklarınla tadını çıkarmaya bak. ve büyüklük taslayanlara kulaklarını tıka. herkes elbette sana el uzatmayacak ama köstek olmak isteyenler de elbette çıkacaktır. işte sen onlara gözlerini kapayarak başla.

edit: krem peynir +1
0
dessy
(02.01.15)
"diyorum ki bunlar o kadar basit ve saçma dertler ki hepimiz yaşadık. gelip geçiyor. sokaklarda ağlamak filan çok klişe şeyler."

cevap verirken baya kararsız kaldım yahu.

yani başlık sahibi yukardaki cümleyi sağlıklı şekilde kendiliğinden kavrayamadığı için bu başlığı açmış zaten. ortada böyle bir sıkıntı var. senin, benim gibi düşünebilse zaten intiharı da aklından geçirmez. sorunu olayları bizim gibi algılayamıyor oluşu. bunu sağlamak adına da destek beklemiş sanki bu duyuruda. bu yüzden burada sarf edilecek her cümlenin, sana çok basit gelse dahi, kendisi için önemi var. yani ortada yaşla, tecrübeyle alakalı bir durum yok. kişinin yaşadıklarına kendince yüklediği anlamlardan dolayı girdiği boşluktan bahsetmemiz daha doğru olacaktır. seni bu kadar buhrana sürükleyen yaşadıklarından çok o yaşadıklarına yüklediğin anlam sonuçta. sen, ben ya da bir başkası yaşadıklarına yüklediği o farklı anlam neticesinde ayağa kalkıp hayatına kaldığı yerden devam edebiliyor. bunu beceremeyenler ise bir şekilde bu beceriye kavuşmak adına belli birtakım araçlara başvurabiliyor. mesela bunlardan biri: en.wikipedia.org

ancak diğer yandan, bu şekilde sert ve gerçekçi bir çıkış olumlu etki de yaratabilir aslında. beklemediği bir şeydir büyük ihtimalle sonuçta. dessy'nin yazdığı çoğu şeye katılsam da bu sert yaklaşımı köstek olarak da görmüyorum esasında. karşındakinin sorununu küçümsediğini ona en sert biçimde belirtmen olumlu etki yapamaz mı? soruyorum yani, bilmediğimden.
0
soso
(02.01.15)
söz hakkı doğdu, çekilin ben geldim :P

soso, çok haklısın. bence yapar. ama genelde o silkelemeyi, o tokadı yakınlarımızdan beklemez miyiz? tokat atarak silkelemek, o kişiye gerçekleri fark ettirmek farklı, yaşananları yaşa bağlayarak o kişiyi tanımadan bilmeden yargılamak ve o kişiye ergenlik yaftası yapıştırmak çok farklı. ben ikincisini kasti olmasa bile köstek olarak görüyorum.
0
dessy
(02.01.15)
bence dışardan, seni tanımayan, hatta ne yaşadığını da bilmeyen birisinin sırf olayları özetleyen birkaç cümleden yola çıkarak sorununla ilgili tespitler yapması senin olaya objektif yaklaşmanı da sağlayabilir. yani dışardan kendisini küçümseyen kişi onun sorunlarına herhangi bir anlam katmadan yaklaşıyor. hatta üzerine yaşını da ekleyip daha da çarpıcı hale getiriyor. bilmiyorum ki kararsız kaldım ben de. hep kararsızımdır zaten, bu da benim kötü bir huyum.
0
soso
(02.01.15)
şefkatli yazılara devam edelim bari:

1) kesinlikle ve kesinlikle Mehmet Pişkin'in videosunu ve hakkında yazılanları okumayın. neden çünkü (bkz: werther effect) denilen bir şey var. (bunu olaydan sonra defalarca yazdım. defalarca linkler verdim.

2) Mehmet pişkin den etkilenmek çok kolay. adam yakışıklı, sesi mikrofonik, toplumdaki bir çok norma göre başarılı, ağzı çok iyi laf yapıyor, iletişim alanında çalışıyor, tanıtım ve reklam, yani satış yapıyor. elindeki fikri satmanın profesyonel yollarının uzmanı. o intihar notu üzerinde kim bilir kaç aydır hatta yıllardır çalışıyor. o videonun başarılı olma sebepleri bunlar. aman aman çok dikkat.

3) ağır depresyonda iseniz beyin kimyanız değişiyor. ve beyninizde bazı fikirler sabitleniyor. bunlar sabahtan akşama otomatik dönüyor kafanızda. intihar etmeliyim sözü kafanıza takılmışsa çıkartamazsınız. ne kendinizin, ne de duyuru gibi ortamlardaki telkinlerin hiç bir faydası olmaz.

beyin kimyanızı düzeltmek için ilaçlar var. ancak ve ancak bu ilaçlar sizi iyileştirebilir. yoksa Mehmet pişkin gibi artık bu beyninizde dönen fikirleri durdurmak için intihar edersiniz.

4) depresyonu yaşa, dibine kadar yaşa dostum diyenleri kesinlikle dinleme. bunun kadar iğrenç bir şey yok. bazı şeyleri hiç yaşamamış olmak gerekiyor. o yaşanılan şeyler insanda çok derin izler bırakıyor. üzerinden yıllar geçse de herşey güllük gülistanlık olsa da o derin izler hep içinizi yakıyor.

işte kalp ağrısı, ciğer ağrısı o zaman hissediliyor. iyi şeyler yaşamak varken neden saçma sapan bir insan, bir iş, bir sıkıntı için ağır depresyonları yaşadım, yıllarımı çürüttüm diyor insan.

o yüzden bir an önce doktora gidin.

5) gittiğiniz doktor ilgisizse, sizinle uyumlu değilse, yardımını göremiyorsanız, ilaçların faydası yoksa, yan etkileri çoksa sakın tedaviyi bırakmayın. size uygun bir doktor ve ilaç bulana kadar devam edin.

ilaçlara gelince antidepresan ve antipsikotik ilaçlar 15-20 günde etki etmeye başlar. bu süre zarfında sabır etmeniz gerekir. ilaçların ilk 1-2 haftada bazı fiziksel etkileri de olabilir. bunlar geçecektir. sabredin.

6)her şey alışkanlıklarladır. insanoğlu ortalama 15-20 gün bir davranış üzerinde sabır-sebat gösterirse alışkanlık kazanır. neye alışmışsak onu isteriz. o yüzden herşeyin başlangıcı çok zordur. hayatınızı değiştirmek istiyorsanız ilk başlarda çok zor gelecektir. belki ilk günler ağlayarak başlayacaksınız bir işe. ancak alışacaksınız. alıştıktan sonra da eski hallerinizi unutacaksınız. sanki hep böyleymişsiniz gibi gelecek.

7) en son maddemiz iyimser olmayacak. bunlar da geçer, zaman herşeyin ilacıdır diye pohpohlamalar gelecek. ki ben de bir kısım yazdım. acı gerçek zaman her şeyin ilacı değil. geçiyor ama delip de geçiyor, yıkıp da geçiyor. izi kalıyor. amaç olabildiğince derinliklere dalmadan hasarsız atlatmak olmalı.

kırık kalp sendromu denilen bir şey var. aşk acısı vb durumların zamanla geçmediğini tespit etmiş doktorlar. (bilimsel kanıtı var yani)

o yüzden herşey geçecek, etraf çiçek böcek dolacak diye beklemeyin. ama mutluluğun ve aşkın çok çok daha değişik ve güzel tanımları olduğunu öğreneceksiniz, yaşayacaksınız, deneyimleyeceksiniz. ve gerçekten çoklukla gülüp geçeceksiniz bu günlerinize.
0
mea maxima culpa
(02.01.15)
ben de kararsızımdır hep, biz de böyle yaratılmışız, nabalım :) önemli olan zaten konuyu açan arkadaşa faydalı olabilecek şeyler yazabilmek. eksi veya artı. o da onekey'in kişiliği ile alakalı etkili olacak ya da olmayacaktır.
0
dessy
(02.01.15)
(5)

e^x in d/dt ile karşılaşmalarının neresi komik?

hayat aklini konusacak bir filozof uret
d/dt ne bilmiyorum, bilsem anlar mıydım o da belli değil de, dünden beri kafaya taktım bu fıkrayı anlayabilmek istiyorum. yardım eder misiniz?fıkra şöyle: bir gün e^x yolda yürüyormuş. bir bakmış ki karşıdan koşarak x^2 geliyor. "ne oldu?" diye sormuş."karşıdan diferansiyel diye birisi geliyor, ona
d/dt ne bilmiyorum, bilsem anlar mıydım o da belli değil de, dünden beri kafaya taktım bu fıkrayı anlayabilmek istiyorum. yardım eder misiniz?

fıkra şöyle:

bir gün e^x yolda yürüyormuş. bir bakmış ki karşıdan koşarak x^2 geliyor. "ne oldu?" diye sormuş.

"karşıdan diferansiyel diye birisi geliyor, ona yakalanırsam yok olurum!" demiş o da.

"tamam ahbap, panik yapma" demiş e^x. "bana bir şey yapamaz".

e^x de diferansiyel'i beklemiş. karşılaşınca göğsünü germiş. "ben e^x'im" demiş. karşıdan gelen de:

"merhaba. tanıştığımıza sevindim." demiş. "ben de d/dt'yim."
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.15)
kendisi ile karşılaşmış oluyor... e ^x in türevi yine kendisi. ben öyle anladım...
0
gotic
(02.01.15)
d/dt türev operatörü, bir denklemin t ye göre türevini alıyor. E^x in x e göre türevi yine e^x. O yüzden başta kafası rahat bana bir şey olmaz modunda, karşıdan geleni d/dx zannediyor. Sonra d/dt olduğunu görünce göt oluyor çünkü e^x in t ye göre türevi 0.

Bunları uzun uzun yazdım ya allah bildiği gibi yapsın beni.
0
yakuza123
(02.01.15)
Yakuza 123 Yazmış uzun uzun. D ye göre değil t ye göre Türev alıyor. E üzeri t olsaydı artistlenebilirdi. Şu an 0.

Bu arada e tam bir gerizekalı, yok olurum demesinden anlamalıydı.
0
Lim5
(02.01.15)
e'lerde genel olarak bulunan asiri ozguven bu kardesimizde de var. bi dur dinle, yok. olayi bi dusun, yok.
kime oy verdigini buradan anliyoruz.
0
bohr atom modeli
(02.01.15)
çok teşekkür ederim yakuza123, anladım şimdi :) hımmm! demek e^x in t ye göre türevi sıfırmış.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.15)
(18)

Kivi'den çıkan kırmızı örümcek

alihoca
Demin kivi soyarken içinden minicik, tırnak ucu küçüklüğünde kırmızımsı bir örümcek ya da böcek çıktı. şimdi tribe girdim afrikadan vs. gelen örümcek hikayelerinden.Isırmış olabilir mi kiviyi oldukça sıkı tutuyordum. Ne yapmalıyım?
Demin kivi soyarken içinden minicik, tırnak ucu küçüklüğünde kırmızımsı bir örümcek ya da böcek çıktı. şimdi tribe girdim afrikadan vs. gelen örümcek hikayelerinden.Isırmış olabilir mi kiviyi oldukça sıkı tutuyordum. Ne yapmalıyım?
0
alihoca
(02.01.15)
Emin misin kırmızı olduğuna?
Isırıkları hissedilmez onun ve zehirlidir.
0
kahve kokusu
(02.01.15)
yeme at kiviyi. ben bu kadar cimrinin bir araya toplandığı başka bir platform görmedim her gün aynı stk'sı geçmiş yiyim mi, açıkta kalmış böcekli yesem mi soruları. yemeyin kardeşim, at çöpe nedir yani. aç insanlardan vuranları da anlamıyorum; o kiviyi sen yemesen de baska bir fakir yemeyecek.
0
mula
(02.01.15)
Mini minnacık kırmızılı bir şeydi. @kahvekokusu

soruda kiviyi ısırmış olaiblir mi diye sormuş gibi olmuşta beni ısırdımı. bunu sorabileceğim filan bir yer var mı?
0
🌸alihoca
(02.01.15)
Bunun kolları daha kısası ise kuş biti olabilir. Dışarıda çok varlar. crushingwaves.files.wordpress.com
0
Lim5
(02.01.15)
yahu nolcak, ye gitsin.. bu kadar da pimpirikli olmayın.
0
reso aga
(02.01.15)
Örümceği kontrol altında tutun. Hastanede iken soracaklar
0
kahve kokusu
(02.01.15)
@kahvekokusu örümceği üfledim gitti? hastaneye mi gitmem lazım?

@lim5 benziyor ama aynısı mı emin olamadım
0
🌸alihoca
(02.01.15)
bence binayı karantinaya alın kjsdhf
0
reso aga
(02.01.15)
Kaşıntı var mı
0
kahve kokusu
(02.01.15)
yok @kahvekokusu
0
🌸alihoca
(02.01.15)
Kivi Artvin'de yetişiyor ne Afrikası mk
0
r_u_h
(02.01.15)
kivi zararlıları diye arat senin örümceğin resmini görebilirsin büyük olasılıkla. yani kırmızı örmcekler bitki zararlılarıdır, çoğu bitkide olur. ticari kaygı yaratırlar ancak insan sağlığına zararlı olan kırmızı örümcek olduğunu sanmıyorum. belki vardır da ben duymamışımdır açık kapısını bırakıp hemen ne yappmalıya geçeyim.

sebze meyvelerinizi biraz sirke eklediğiniz suda birkaç dakika bekletmek bitki zararlılarından ve yumurtalarından korunmanızı sağlar. keza sirke tüketmek de bağırsak florasına katkılarının yanı sıra bu tür zararlılara karşı da iyidir. (şifalı bitkiler kitabından fırlamış gibi cümle de kurdum ya, valla yaşlandın sen deseler diyecek laf bulamıcam bu gidişle..)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.01.15)
öldü
0
kahve kokusu
(02.01.15)
haber var mı
0
kosun lan mevzu var
(02.01.15)
bundan sonra kivi yiyemicem sanırım :s
0
secilmis uye
(02.01.15)
lim5 in verdiği görseldeki, kısa bacaklı olan böceklerdense, evet ısırdığı zaman çok ufak bir acı hissediliyor. ancak gerçekten çok az.

kırsalda büyüdüğüm için o böceklerle çok yakınlığım vardı. bir zararını görmedim. o kadar pimpirikli olmayın +1 ama sirkeli suyla yıkayın ya da karbonatlı ve tuzlu suda bekletin meyve sebze temizliği için.
0
dahinnotha
(02.01.15)
adam hala ortada yok
0
kosun lan mevzu var
(02.01.15)
yaşıyorum dostlar. kivi yiyin, yedirin.
0
🌸alihoca
(05.01.15)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.